<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
    <channel>
        <title>Gazete As, Güncel Tekirdağ Haberleri, Çorlu Haber, Tekirdağ Haber, Çerkezköy Haber</title>
        <link>https://www.gazeteas.com.tr/</link>
        <description>GazeteAs : Güncel Trakya haberleri, Çorlu&#039;da Haber, Çerkezköy&#039;de Haber, Tekirdağ&#039;da Haber, Kapaklı&#039;da Haber</description>
        <language>tr</language>
                                <item>
                <title>Stres Ve Onun Dili</title>
                <category>Büşra DELİKAN SEZER - Uzm.Klinik Psikolog</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/stres-ve-onun-dili-76</link>
                <author>busra-delikan@hotmail.com (Büşra DELİKAN SEZER - Uzm.Klinik Psikolog)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/stres-ve-onun-dili-76</guid>
                <description><![CDATA[Stres Ve Onun Dili]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Stres…</strong></p>

<p>Herkesin bildiği, duyduğu ve doğrudan tanık olduğu bir kelime…Birçok insan için kaçınılmaz bir duygu…Zaman zaman insanı çaresiz hissettiren, ama bazılarımız içinde yeni kararların ilk adımıdır aslında. Yetişemeyen işler, iş yoğunluğu, zamanı yönetememe, ilişki sorunları veya ekonomik zorluklar stresle mücadele etmemize sebep olabiliyor. Sebepler aynı veya benzerde olsa, herkesin ifade etme şekli başkadır. ‘Stres Dili’ de diyebiliriz. Stresinizi nasıl ifade edebiliyorsunuz? İfade şekliniz verdiğiniz tepkiyi orataya koyar. Farklı tepki farklı stres dilinden kaynaklanır. Stres Dili kavramı henüz literatüre girmemişte olsa Chantal Donnelly’e göre 5 farklı çeşidi vardır. Bunlar; İçe Patlayan, Dışa Patlayan, Düzelten, Uyuşan ve İnkar Eden. Peki bu dili bilmek neden önemlidir? Daha sağlıklı iletişim kurmanıza ve stresinizi yönetmenize yardımcı olabilmektedir. Ayrıca sorun yaratan davranışınızı değiştirmek ve düzeltmek açısından çok iyi bir fırsat olabilir. Hızlı bir şekilde çözüm olmasada motivasyonunuz, &nbsp;istekli olmanız birçok olumsuz durumun üstesinden gelmeniz için yardımcı olacaktır.&nbsp;</p>

<p>Uzm.Klinik Psk.Büşra Delikan Sezer</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 30 Nov 2024 20:23:25 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2023/11/busra-delikan-sezer-1700067683.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Mevcut Et Piyasası</title>
                <category>Furkan Biçer</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/mevcut-et-piyasasi-75</link>
                <author>info@asproduksiyon.com (Furkan Biçer)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/mevcut-et-piyasasi-75</guid>
                <description><![CDATA[Mevcut Et Piyasası]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Zorluklar ve Fırsatlar</strong></p>

<p>Gıda sektörünün en önemli parçalarından biri olan et piyasası, son dönemde çeşitli zorluklarla karşı karşıya. Artan maliyetler, değişen tüketici davranışları ve global ekonomik dalgalanmalar, bu sektörün dinamiklerini yeniden şekillendiriyor. Çorlu bölgesinde faaliyet gösteren bir kasap olarak, bu zorlukları ve fırsatları daha yakından değerlendirmek istiyorum.</p>

<p>Artan Maliyetler ve Tedarik Zinciri Sorunları</p>

<p>Son yıllarda et fiyatlarında gözle görülür bir artış yaşandı. Bunun en büyük sebeplerinden biri, yem fiyatlarının yükselmesi ve lojistik maliyetlerinin artması. Yem fiyatlarındaki artış, besicilerin maliyetlerini doğrudan etkiliyor ve bu durum et fiyatlarına yansıyor. Aynı zamanda, pandemi sonrası tedarik zincirinde yaşanan aksaklıklar da maliyetleri artıran bir diğer önemli faktör.</p>

<p>Tüketici Davranışlarındaki Değişim</p>

<p>Tüketici davranışlarında da önemli değişiklikler gözlemliyoruz. Sağlıklı beslenme trendi, bitkisel proteinlere olan talebi artırdı. Ancak, etin protein kaynağı olarak önemi halen büyük ve tüketiciler kaliteli ve sağlıklı et ürünlerine ulaşmak istiyor. Bu noktada, yerel üretim ve sürdürülebilir tarım yöntemleri öne çıkıyor. Çorlu’da, yerel üreticiler olarak bizler, tüketicilere kaliteli ve güvenilir et sunma konusunda büyük bir sorumluluk taşıyoruz.</p>

<p>Fırsatlar ve Yenilikçi Yaklaşımlar</p>

<p>Mevcut zorluklara rağmen, et piyasasında çeşitli fırsatlar da mevcut. Özellikle yerel ve organik ürünlere olan talep artışı, küçük ölçekli üreticiler için yeni kapılar açıyor. Ayrıca, dijitalleşme ile birlikte online satış kanallarının güçlenmesi, daha geniş bir müşteri kitlesine ulaşma imkanı sağlıyor. Biz de Özikiz Kasap olarak, online satış ve dijital pazarlama stratejilerimize ağırlık vererek, müşterilerimize daha iyi hizmet sunmayı hedefliyoruz.</p>

<p>Sonuç olarak, et piyasası dinamik ve değişken bir yapıya sahip. Artan maliyetler ve değişen tüketici davranışları, sektördeki tüm paydaşları yenilikçi çözümler üretmeye zorluyor. Yerel üreticiler olarak, kaliteli ve güvenilir et ürünlerini tüketicilerimize sunmak için çalışmaya devam edeceğiz. Çorlu bölgesindeki tüm tüketicilere, sağlıklı ve lezzetli et ürünleri sunma misyonumuzu sürdüreceğiz.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 30 Nov 2024 20:22:18 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2024/11/furkan-bicer-1732987550.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Aile İçinde Sağlıklı Sınırların Önemi</title>
                <category>Sultan Ateşoğlu - Aile Danışmanı</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/aile-icinde-saglikli-sinirlarin-onemi-74</link>
                <author>atesoglu.sultan59@gmail.com (Sultan Ateşoğlu - Aile Danışmanı)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/aile-icinde-saglikli-sinirlarin-onemi-74</guid>
                <description><![CDATA[Aile İçinde Sağlıklı Sınırların Önemi]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif">Aile içinde sağlıklı sınırlar koymak, ilişkilerin daha dengeli ve saygılı olmasını sağlar. Aile bireyleri arasındaki ilişki ne kadar samimi olursa olsun, herkesin kendi alanına, duygularına ve ihtiyaçlarına saygı duyulması esastır. Ancak, sınırlar konusunda net olunmadığında, hem ebeveynler hem de çocuklar için bu durum zamanla sorun yaratabilir. Sınırların belirsiz olduğu ailelerde bireyler birbirlerinin özel alanlarına ya da duygusal sınırlarına farkında olmadan müdahale edebilir. Bu, günlük hayatta küçük anlaşmazlıklara yol açabileceği gibi, uzun vadede ilişkilerin bozulmasına ve kişilerin birbirlerine karşı olumsuz duygular geliştirmesine neden olabilir.<br />
<br />
Sağlıklı sınırlar koymak, aile bireylerinin birbirlerine karşı duyduğu saygıyı pekiştirir ve ilişkilerin daha sağlam temeller üzerinde ilerlemesine yardımcı olur. Örneğin, bir çocuğun odasına girerken kapıyı çalmak ya da eşler arasında kişisel alanlara saygı göstermek, basit ama etkili sınır örnekleridir. Bu tür sınırlar, bireylerin kendilerini daha güvende ve değerli hissetmelerini sağlar. Ayrıca sınırlar, aile içinde özerkliği ve bireyselliği destekler. Her bireyin kendi kararlarını alabilmesi, kişisel sorumluluklarını üstlenebilmesi ve birey olarak kendini ifade edebilmesi, sağlıklı sınırlarla mümkündür. Çocuklar bu sayede bağımsız birer birey olarak gelişirken, ebeveynler de onlara destek olurken kendi sınırlarını koruyabilirler.<br />
<br />
Bir örnek vermek gerekirse, bir annenin evlenmiş olan kızının ya da oğlunun yeni kurduğu aileye saygı göstermesi, sınırların korunması açısından oldukça önemlidir. Evlenmiş çocuklar artık kendi ailelerini kurmuş, kendi düzenlerini oluşturmuşlardır. Bu noktada, ebeveynlerin genç çiftin evine sık sık haber vermeden gitmesi, onların günlük yaşantılarına müdahale etmesi ya da aldıkları kararlara sürekli yorum yapması, sınırların ihlal edilmesi anlamına gelir. Bu tür müdahaleler her ne kadar iyi niyetli olsa da, evli çocukların kendi alanlarını ve sorumluluklarını tam anlamıyla benimsemelerini zorlaştırabilir ve zamanla ilişkilerde gerginliğe neden olabilir. Oysa ki ebeveynlerin, çocuklarının yetişkinliklerine ve kurdukları aileye saygı göstermesi, hem genç çiftin kendi ilişkilerini güçlendirmesine olanak sağlar hem de ebeveynlerle olan bağın daha sağlıklı devam etmesine yardımcı olur. Sınırların net bir şekilde konulması, hem bağımsızlığı hem de karşılıklı saygıyı destekleyen önemli bir adımdır.<br />
<br />
Sınırların olmadığı ya da yeterince belirgin olmadığı ailelerde, çatışmalar daha sık yaşanabilir ve çözümü zor hale gelebilir. Bireyler birbirlerinin sınırlarını ihlal ettiklerinde, bu durum duygusal bir yük haline gelebilir ve ilişkide yıpratıcı etkiler yaratabilir. Oysa ki sağlıklı sınırlar, aile bireylerinin birbirlerinin duygusal ihtiyaçlarını daha iyi anlamalarını sağlar. Bu durum, ilişkilerde empatiyi güçlendirir ve sorunların daha yapıcı bir şekilde çözülmesine olanak tanır. Ayrıca, sınırların net olduğu ailelerde bireyler kendilerini daha iyi ifade edebilir, stresle daha kolay baş edebilir ve aile içinde güven duygusu artar.<br />
<br />
Aile içi ilişkilerde sınır koymak, kişisel alanların ve duygusal ihtiyaçların korunması için gereklidir. Aile bireyleri, birbirlerinin sınırlarına saygı gösterdiklerinde ilişkiler daha sağlıklı bir hal alır. Bu sayede herkes kendini değerli ve güvende hisseder.</span><br />
<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 29 Sep 2024 22:35:40 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2024/02/sultan-atesoglu-aile-danismani-1707228986.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yaşlılık: Sadece Bir Yaş Sınırlaması Değil, Bir Dönem</title>
                <category>Sultan Ateşoğlu - Aile Danışmanı</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/yaslilik-sadece-bir-yas-sinirlamasi-degil-bir-donem-73</link>
                <author>atesoglu.sultan59@gmail.com (Sultan Ateşoğlu - Aile Danışmanı)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/yaslilik-sadece-bir-yas-sinirlamasi-degil-bir-donem-73</guid>
                <description><![CDATA[Yaşlılık: Sadece Bir Yaş Sınırlaması Değil, Bir Dönem]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:12pt">Yaşlılık, yalnızca sayılara dayalı bir tanım değildir. Toplumda genellikle 60 veya 65 yaş üzerindekiler yaşlı olarak kabul edilse de, yaşlılık kavramı çok daha derin ve kapsamlıdır. Her bireyin yaşamı, farklı dönemlerden oluşur ve bu dönemler, kişinin deneyimleri, bilgelikleri ve yaşama bakış açılarıyla şekillenir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:12pt">Yaşlılık, bir yaşam evresi olarak, insanların geçmişte edindiği tecrübelerin birikimiyle belirlenir. Bazı insanlar, ruhsal ve fiziksel açıdan daha genç hissetmelerine rağmen, toplumda yaşlı olarak nitelendirilirler. Bu, yaşlılığın sadece bir yaş sınırlaması değil, aynı zamanda bir yaşam deneyimi olduğunu gösterir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:12pt">Her dönem, hayatımıza anlam katan farklı değerler ve bilgilerle doludur. Yaşlılarımız, sadece geçmişe tanıklık eden bireyler değil, aynı zamanda geleceği şekillendiren önemli figürlerdir. Onların yaşam serüvenleri, bizlere rehberlik ederken, toplumun kültürel ve sosyal zenginliğini de arttırmaktadır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:12pt">1 Ekim Yaşlılar Günü, yaşlılarımıza olan minnettarlığımızı ifade etmek için bir fırsat sunar. Onların geçmişe olan katkılarının yanı sıra, bugünün genç nesilleri için nasıl bir yol haritası oluşturduklarını unutmamalıyız. Yaşlılarımız, sadece deneyimleriyle değil, aynı zamanda geleceğe dair vizyonlarıyla da toplumu yönlendirmeye devam ediyorlar.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:12pt">Yaşlılık, sayılarla sınırlı bir kavram olmaktan öte, her bireyin kendi yaşam hikayesinin bir parçasıdır. Bu nedenle, yaşlılık dönemini kutlamak ve bu süreçte onlara destek olmak, bizim için bir sorumluluk olmalıdır. Onların deneyimlerinden öğrenmek, yaşamımıza değer katmakla kalmaz, aynı zamanda toplumsal bağlarımızı güçlendirir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:12pt">Sonuç olarak, yaşlılık sadece bir yaş sınırı değildir; geçmişten geleceğe uzanan bir köprüdür. Bu 1 Ekim’de, tüm yaşlılarımızı onurlandırırken, onların hayatımıza kattığı zenginlikleri hatırlayalım ve geleceği birlikte inşa etme sorumluluğunu paylaşalım.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:12pt">Sultan ATEŞOĞLU</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:12pt">Aile Danışmanı</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 29 Sep 2024 22:35:02 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2024/02/sultan-atesoglu-aile-danismani-1707228986.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çocuklarımızı Kötü Amaçlı Ellerden Korumak</title>
                <category>Sultan Ateşoğlu - Aile Danışmanı</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/cocuklarimizi-kotu-amacli-ellerden-korumak-72</link>
                <author>atesoglu.sultan59@gmail.com (Sultan Ateşoğlu - Aile Danışmanı)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/cocuklarimizi-kotu-amacli-ellerden-korumak-72</guid>
                <description><![CDATA[Çocuklarımızı Kötü Amaçlı Ellerden Korumak]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Aile İçi ve Dışında Farkındalık ve Önlemler</p>

<p>Ülkemizde çocuklara yönelik cinsel istismar, şiddet ve ihmal vakalarının görünürlüğü ve bilinirliği giderek artmakta. Eskiden toplumda daha az dillendirilen bu tür olaylar, medyanın ve sosyal medyanın etkisiyle daha fazla gün yüzüne çıkmaya başladı. Teknolojinin gelişmesi, bilgiye erişimin kolaylaşması ve toplumsal farkındalığın artması, bu olayların daha çok bilinmesine yol açtı. Artık insanlar çocuklara yönelik tehlikeleri daha net bir şekilde görebiliyor, bunun üzerine konuşabiliyor ve harekete geçebiliyorlar.</p>

<p>Çocuklarımızı bu tehlikelerden korumak için öncelikle güvene dayalı, açık bir iletişim kurmalıyız. Onlara bedenlerinin kendilerine ait olduğunu, kimsenin onları rahatsız edemeyeceğini öğretmeliyiz. Kötü dokunuşları ayırt edebilmeleri ve "hayır" diyebilme hakları olduğunu bilmeleri çok önemli.</p>

<p>Çocuğun ruh hali ve davranışlarındaki ani değişiklikler, bir sorunun habercisi olabilir. Aile içindeki bireyler de dahil olmak üzere, çocuğun kimlerle vakit geçirdiğini ve bu kişilere karşı hissettiklerini dikkatlice gözlemlemeliyiz.</p>

<p>Çocuklara mahremiyetin ne olduğunu öğretmek ve bedenlerinin sınırlarını bilmelerini sağlamak, onları tehlikelerden korumanın en etkili yollarından biridir. Çocuklar, bu bilinci kazandıkça olası tehlikeleri fark edebilir ve yardım isteyebilir.</p>

<p>Ayrıca, dijital dünyadaki tehlikeleri de göz ardı etmemeliyiz. Çocukların internet ve sosyal medya kullanımını kontrol ederek, online ortamda karşılaşabilecekleri riskleri önlemek için rehberlik etmeliyiz. Onlara güvenli internet kullanımı hakkında bilgi vermek çok önemlidir.</p>

<p>Farkındalık yaratmak adına, eğitici kitaplar, oyunlar ve programlar kullanarak çocukların kötü niyetli kişilerden nasıl korunacaklarını öğretmeliyiz. Bilinçli çocuklar, tehlike anında doğru tepkiyi verme şansına sahip olurlar.</p>

<p>Çocuğun içine kapanması, anksiyete, korku veya ani öfke patlamaları gibi davranış değişiklikleri şiddet ya da istismar durumuna işaret edebilir. Bu belirtileri ciddiye almalı ve profesyonel yardım almalıyız.</p>

<p>Vücudunda açıklanamayan morluklar, çizikler ya da cinsel bölgede şikayetler olması, dikkate alınması gereken ciddi bir işarettir. Böyle durumlarda hemen harekete geçmeli ve bir uzmandan yardım almalıyız.</p>

<p>Çocuğunuz herhangi bir rahatsızlık ya da kötü bir deneyimi anlattığında, mutlaka ciddiye alın. Çocuklar, genellikle korku ya da yanlış anlaşılma endişesiyle bu durumu gizlemek isteyebilir. Bu yüzden onların güvenini kazanarak her zaman açık ve anlayışlı olmalıyız.</p>

<p>Bir diğer önemli konu ise, ebeveynlerin ya da ebeveynlerden birinin çocuğun bakımını ihmal ettiğini fark ettiğimiz durumlarda ne yapmamız gerektiğidir. Eğer bir çocuğun bakımının ihmal edildiğini ya da çocuğun istismara açık bir durumda olduğunu görürsek, bu durumu sessizce izlememeliyiz. Hemen yetkili mercilere başvurarak, çocuğun güvenli bir şekilde korunması için gerekli adımların atılmasını sağlamalıyız. İhbar etmek ya da yardım istemek, o çocuğun hayatını kurtarabilir. Çocuklar, korunmaya en çok ihtiyaç duyan ve en savunmasız bireylerdir. Onların güvenliği ve sağlığı, hepimizin sorumluluğudur.</p>

<p>Çocuklarımızı hem aile içinde hem de toplumda karşılaşabilecekleri tehlikelerden korumak bizim sorumluluğumuzdur. Onların sağlıklı ve güvenli bir şekilde büyümeleri için farkındalığı artırmalı, iletişimi güçlendirmeli ve her zaman tetikte olmalıyız. Toplum olarak bu konuda duyarlı olup, çocuklarımızın geleceğini koruma görevimizi en iyi şekilde yerine getirmeliyiz.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 29 Sep 2024 22:33:18 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2024/02/sultan-atesoglu-aile-danismani-1707228986.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Koruyucu Aile Olmak: Bir Çocuğun Hayatında Umut Işığı Olmak</title>
                <category>Sultan Ateşoğlu - Aile Danışmanı</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/koruyucu-aile-olmak-bir-cocugun-hayatinda-umut-isigi-olmak-71</link>
                <author>atesoglu.sultan59@gmail.com (Sultan Ateşoğlu - Aile Danışmanı)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/koruyucu-aile-olmak-bir-cocugun-hayatinda-umut-isigi-olmak-71</guid>
                <description><![CDATA[Koruyucu Aile Olmak: Bir Çocuğun Hayatında Umut Işığı Olmak]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:12pt">Koruyucu aile olmak, çocukların hayatlarında köklü ve olumlu bir değişim yaratma fırsatıdır. Çocukların güvenli ve sevgi dolu bir ortamda büyümeleri, onların sağlıklı gelişimleri ve gelecekteki mutlulukları için kritik öneme sahiptir. Koruyucu aile olmanın anlamı ve getirdiği sorumluluklar, çocukların hayatında nasıl bir fark yarattığını anlamak için detaylı bir inceleme yapmak önemlidir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:12pt">Koruyucu aileler, sosyal hizmet kurumları tarafından, risk altında olan veya ailevi nedenlerle ev ortamından ayrılan çocukların geçici veya uzun vadeli olarak bakımını üstlenen ailelerdir. Koruyucu aileler, çocuklara güvenli, destekleyici ve sevgi dolu bir ortam sunarak onların fiziksel, duygusal ve psikolojik ihtiyaçlarını karşılar.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:12pt">Koruyucu aile olmanın önemi, birçok açıdan kendini gösterir. Güvenli bir ortam sağlamak, çocuklara tehlikeli veya yetersiz koşullardan korunma fırsatı verir. Bu güvenli ortam, çocukların kendilerini güvende hissetmelerini ve normal gelişim süreçlerini sürdürebilmelerini sağlar. Duygusal destek ve sevgi sunarak, çocukların kendilerini değerli ve önemli hissetmelerine yardımcı olur, özgüvenlerini artırır ve duygusal iyilik hallerini destekler. Eğitim ve sosyal gelişime katkıda bulunarak, çocukların öğrenim hayatlarını destekler, okul başarısını teşvik eder, sosyal becerilerini geliştirir ve kişisel yeteneklerini keşfetmelerine yardımcı olur.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:12pt">Koruyucu aileler, çocukların aile bağlarını ve ilişkilerini sürdürmelerine de yardımcı olabilirler. Bu destek, çocukların aileleriyle olan bağlarını güçlendirebilir veya bu bağların yeniden kurulmasına yardımcı olabilir. Ayrıca, koruyucu aileler toplumsal farkındalık yaratır ve sosyal sorumluluk bilincini artırır. Çocuklara yardım etmek ve onların hayatlarında pozitif bir değişim yaratmak, toplumsal dayanışmayı ve yardımlaşmayı teşvik eder.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:12pt">Koruyucu aile olmanın getirdiği bazı önemli sorumluluklar vardır. Duygusal destek ve anlayış sağlamak, çocukların yaşadıkları travmaları ve zorlukları anlamak, geçmiş deneyimlerine duyarlı olmak ve ihtiyaçlarına empatiyle yaklaşmak önemli bir sorumluluktur. İletişim ve iş birliği de kritik bir öneme sahiptir; koruyucu aileler sosyal çalışma görevlileri, biyolojik aile üyeleri ve diğer profesyonellerle etkili bir şekilde iletişim kurmalı ve iş birliği yapmalıdır. Bu, çocuğun en iyi şekilde desteklenmesini ve bakımının koordine edilmesini sağlar. Ayrıca, çocukların gelişimsel ihtiyaçlarını karşılamak ve onların eğitim, sağlık ve sosyal ihtiyaçlarına uygun çözümler sunmak da koruyucu ailelerin görevleri arasındadır. Kişisel ve ailevi sınırlar da korunmalı, çocukların kişisel sınırlarına ve gizliliklerine saygı gösterilmeli, aynı zamanda kendi ailelerinin sınırları da korunmalıdır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:12pt">Sonuç olarak, koruyucu aile olmak, çocukların hayatlarında önemli bir fark yaratma fırsatıdır. Güvenli bir ortam sağlama, duygusal destek ve eğitim yardımı sunma gibi sorumluluklar, koruyucu ailelerin çocukların hayatında köklü değişiklikler yapmasını sağlar. Bu rol, toplumsal dayanışma ve sosyal sorumluluğun bir parçasıdır ve çocuklara daha iyi bir gelecek sunma çabasında önemli bir adımdır. Koruyucu aileler, çocukların hayatlarında sevgi ve umut ışığı olurlar, onları destekleyerek sağlıklı ve mutlu bir gelişim süreci geçirmelerine katkıda bulunurlar.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:12pt">Koruyucu aile olarak bir çocuğun umudu olmak isterseniz, bulunduğunuz ilin Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğüne başvuru yapabilirsiniz.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 29 Sep 2024 22:32:17 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2024/02/sultan-atesoglu-aile-danismani-1707228986.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İlişkin Zehirli mi?</title>
                <category>Büşra DELİKAN SEZER - Uzm.Klinik Psikolog</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/iliskin-zehirli-mi-70</link>
                <author>busra-delikan@hotmail.com (Büşra DELİKAN SEZER - Uzm.Klinik Psikolog)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/iliskin-zehirli-mi-70</guid>
                <description><![CDATA[İlişkin Zehirli mi?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Birçok ilişki çok renkli yapılarıyla kendi dinamiğini oluşturmaktadır. Keşke ilişkileri böyle bir uyarı sistemi ile iyi veya kötü olarak ayırabilsek. Maalesef bu mümkün değil. Birçok insan zehirli bir ilişkide olduğunu fark etmesi biraz &nbsp;zor olabiliyor ve zaman alabiliyor. Eğer bazı önemli işaretleri yok saymazsak, bu tür bir ilişki içerisinde olduğumuzu fark edebiliriz. Zamanında uzaklaşabiliriz ve bu ilişkiyi sonlandıralirsiniz. Tabikide sadece romantik ilişkilerimizde değil, arkadaşlık veya akraba gibi diğer yakın ilişkilerimizde de tehlike sinyallerine dikkat etmekte fayda var.</p>

<p>Zehirli bir ilişki nedir? Kısacası size iyi gelmeyen, karşınızdaki kişiyle sürekli bir anlaşmazlık ve çatışma içerisinde olduğunuz tüm ilişkileri düşünebilirsiniz aslında. Çok sevdiğiniz birisi, böyle bir zorlu bir ilişkide olmasını ister miydiniz? &nbsp;Bu sorunun cevabı sizin için ‘hayır’ ise, aynı şekilde kendinizi de korumalısınız. Sizde olumsuz duygular bırakan, bu duyguların sizi yıprattığını hissettiğiniz, söyledikleri ve yaptıklarıyla zarar veren, ama yine de ilişkinizi bitirmiyorsanız kendinize verdiğiniz değer nedir? &nbsp;Burada sizi beslemeyen bir ilişki var. Bu zehirli ilişkilere karşı kendinizi korumanın zamanı geldi. Kendiniz için. Sınır koymak, hayır demek; bu kişiyi veya kişileri hayatınızdan çıkarmanızı sağlayacaktır. Size iyi gelecek insanlar, zaten sınırlarınıza saygı duyan, hayır cevabı verdiğinizde sizi sevmeye devam eden insanlardır. Elenmesi gerekenler sizi huzursuz edip, sınırlarınızı zorlamak isteyecek, hoşlarına gitmediğinde tepki gösterecek, &nbsp;ve zamanla hayatınızdan çıkıp gideceklerdir.<br />
Zehirli ilişkiler, her zaman zehirli bir şekilde başlamayabilir.&nbsp;</p>

<p>Her ilişkide zaman zaman inişler çıkışlar olabilir. Bu durum ilişkinin doğasında vardır. Benim bahsetmek istediğiö olumsuz yaşantıların, eleştirilerin, mutsuzlukların olumlu zamanlara ağır bastığı ilişkiler. Sürekli olarak kendinizi ağlamaklı, yalnız, mutsuz ve kırgınlıklar içinde bulduğunuz ilişkiler… Bu şekilde süren ilişkilerin ruhsal olduğu kadar bedensel olarak da &nbsp;zarar verdiği biliniyor.</p>

<p>Tüm bunlara rağmen, ilişkiye bir şans vermek mı vermek istiyorsunuz? ilişkiyi bu yönde tetikleyen nedenleri bulmaya çalışın. Eğer depresyon veya travma gibi tetikleyicilerin ilişkiyi olumsuz etkilediğini fark ettiyseniz ve üstesinden gelemediğinizi fark ettiyseniz psikoterapiden faydalanmayı deneyebilirsiniz. Sorunun kökü çözdüğünüzde, ilişkininizdeki davranışlark sayesinde dinamiği değişmesi olasıdır. Yine de eğer partnerinizin çabalamadığını görüyorsanız, bazen en doğru cevabın “Hoşça Kal” demek olduğunu unutmayın.</p>

<p>Uzm.Klinik Psk.Büşra DELİKAN SEZER</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 05 Aug 2024 20:56:10 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2023/11/busra-delikan-sezer-1700067683.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Tatil ve Psikoloji</title>
                <category>Büşra DELİKAN SEZER - Uzm.Klinik Psikolog</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/tatil-ve-psikoloji-69</link>
                <author>busra-delikan@hotmail.com (Büşra DELİKAN SEZER - Uzm.Klinik Psikolog)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/tatil-ve-psikoloji-69</guid>
                <description><![CDATA[Tatil ve Psikoloji]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Tatil yapmak, deniz, kum, güneş, eğlence hemen hemen herkesin kendisini keşfetmesi ve mutlu olmanın yanı sıra psikolojik olarak yenilenme hissi yaratır. Stres faktörünü azalttığı gibi birçok faydası olabiliyor.<br />
Günlük rutinlerden, iş hayatından ve zorlu zamanlardan uzaklaşmak yorgunluk durumunuzu bir süre geride bırakmak strese bağlı olarak ortaya çıkan kortizon seviyesinin düşmesine yardımcı olmaktadır.<br />
Yaratıcılığınıza katkı sağladığı gibi, farkındalık kazanmanıza, daha özgüvenli hissetmenizle sonuçlanabilir.&nbsp;<br />
Her tatil dönüşü kendinizi daha güçlü hissedip evinize döndükten sonra yaşayacağınız her türlü zorluğu daha kolay atlatabilceğinizi ve sorunları daha esnek ve kolay çözebilceğinizi hissetmenizi sağlayacaktır.</p>

<p>Bol güneşli ve mutlu günleriniz olsun…<br />
Uzm.Klinik Psk.Büşra Delikan Sezer</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 05 Aug 2024 20:55:08 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2023/11/busra-delikan-sezer-1700067683.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Boşanmaların Sebepleri, Bireyler Üzerindeki Etkisi ve Boşanmaya Karar Vermeden Önce Yapılabilecekler</title>
                <category>Sultan Ateşoğlu - Aile Danışmanı</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/bosanmalarin-sebepleri-bireyler-uzerindeki-etkisi-ve-bosanmaya-karar-vermeden-once-yapilabilecekler-68</link>
                <author>atesoglu.sultan59@gmail.com (Sultan Ateşoğlu - Aile Danışmanı)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/bosanmalarin-sebepleri-bireyler-uzerindeki-etkisi-ve-bosanmaya-karar-vermeden-once-yapilabilecekler-68</guid>
                <description><![CDATA[Boşanmaların Sebepleri, Bireyler Üzerindeki Etkisi ve Boşanmaya Karar Vermeden Önce Yapılabilecekler]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:12pt">Günümüzde boşanma oranları giderek artıyor ve pek çok insan bu süreci hayatlarının bir döneminde deneyimliyor. Boşanmanın nedenleri oldukça çeşitlidir. İletişim eksikliği, sadakatsizlik, maddi sorunlar, aile içi şiddet, cinsel uyumsuzluk ve farklı yaşam hedefleri bu nedenler arasında sayılabilir. Her evlilik kendi dinamiklerine sahiptir ve çiftler, yaşadıkları zorlukları aşmakta zorlandıklarında, boşanmayı bir çözüm olarak görebilirler.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:12pt">Boşanma, bireyler üzerinde derin ve kalıcı etkiler bırakabilir. Duygusal olarak büyük bir yük taşıyan bu süreç, depresyon, anksiyete, stres ve düşük özgüven gibi psikolojik sorunlara yol açabilir. Sosyal çevre değişebilir, ekonomik zorluklar yaşanabilir ve çocuklar için de duygusal travmalar ortaya çıkabilir. Her birey, boşanma sürecini farklı şekilde deneyimler ve etkileri de kişiden kişiye değişiklik gösterir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:12pt">Boşanma kararı almadan önce çiftlerin yapabileceği bazı şeyler var. İletişim, evlilikteki sorunların büyük bir kısmının kaynağıdır. Çiftlerin açık ve dürüst bir şekilde konuşarak birbirlerinin duygularını ve düşüncelerini anlamaya çalışması çok önemlidir. Bir aile terapisti veya evlilik danışmanından yardım almak, sorunların çözülmesine yardımcı olabilir. Uzmanlar, çiftlerin iletişim becerilerini geliştirmelerine ve sorunları daha sağlıklı bir şekilde ele almalarına destek sağlarlar. Ayrıca, yoğun iş hayatı ve günlük stresin içinde kaybolmadan, birbirinize zaman ayırmak da ilişkiyi güçlendirebilir. Ortak ilgi alanları ve hobiler edinmek, birlikte kaliteli zaman geçirmenize yardımcı olabilir. Evlilikteki sorunların anında çözülemeyeceğini kabul etmek ve sabırlı olmak da önemli adımlardan biridir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:12pt">Boşanma kararı alındığında ise dikkat edilmesi gereken bazı önemli adımlar bulunur. Boşanma davası açmak için bir avukattan yardım almak, hukuki süreçte haklarınızı korumak açısından faydalıdır. Bu süreçte duygusal destek almak da büyük önem taşır. Aile ve arkadaşlarınızdan destek almak veya bir terapistten yardım almak, süreci daha kolay atlatmanıza yardımcı olabilir. Eğer çocuklarınız varsa, onların duygusal ve psikolojik durumlarını göz önünde bulundurmalı ve onlara sevgi ve destek göstermelisiniz.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:12pt">Boşanma sonrasında yeni bir hayata başlamak, zorlu fakat aynı zamanda fırsatlarla dolu bir süreçtir. Kendinize yeniden keşfetmek ve yeni bir yaşam inşa etmek için zaman tanımalısınız. Yeni hobiler ve ilgi alanları edinmek, hayatınıza yeni bir perspektif katabilir. Sosyal çevrenizi güçlendirmek, eski arkadaşlıkları yeniden canlandırmak veya yeni insanlarla tanışmak, yalnızlık hissinden kurtulmanıza yardımcı olabilir. Hayatınıza yeni hedefler ve amaçlar belirlemek ise, boşanma sonrası motivasyonunuzu artırabilir ve yeni bir başlangıç yapmanızı sağlayabilir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:12pt">Sonuç olarak, boşanma zorlayıcı bir süreç olsa da doğru adımlar atıldığında hem bireyler hem de çocuklar için daha sağlıklı ve mutlu bir yaşamın kapılarını aralayabilir. Boşanma öncesinde iletişimi güçlendirmek ve profesyonel yardım almak, evliliği kurtarma şansını artırabilir. Boşanma kararı alındıktan sonra hukuki ve duygusal destek almak süreci daha yönetilebilir hale getirebilir. Boşanma sonrası yeni bir başlangıç yapmak ise, hayatınıza yeni bir yön vermenizi sağlayabilir. Unutmayın, her son, yeni bir başlangıcın habercisidir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:12pt">Sultan Ateşoğlu</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:12pt">Aile Danışmanı</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 05 Aug 2024 20:53:29 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2024/02/sultan-atesoglu-aile-danismani-1707228986.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Aldatmanın Psikolojisi: Aldatan ve Aldatılan Tarafların Duyguları ve Karar Aşamaları</title>
                <category>Sultan Ateşoğlu - Aile Danışmanı</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/aldatmanin-psikolojisi-aldatan-ve-aldatilan-taraflarin-duygulari-ve-karar-asamalari-67</link>
                <author>atesoglu.sultan59@gmail.com (Sultan Ateşoğlu - Aile Danışmanı)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/aldatmanin-psikolojisi-aldatan-ve-aldatilan-taraflarin-duygulari-ve-karar-asamalari-67</guid>
                <description><![CDATA[Aldatmanın Psikolojisi: Aldatan ve Aldatılan Tarafların Duyguları ve Karar Aşamaları]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif">Aldatma, ilişkilerde büyük yaralar açabilen karmaşık ve yıkıcı bir olaydır. Bu süreçte hem aldatanın hem de aldatılanın yaşadığı duygular, düşünceler ve ayrılık kararlarını etkileyen faktörler derinlemesine incelenmelidir. Aldatan kişinin eylemleri, her zaman partnerine olan sevgisinin eksikliğinden mi kaynaklanır? Aldatılan kişi, aldatıldığını öğrendiği anda ilişkiyi sonlandırmalı mıdır, yoksa durumu değerlendirmek için bir süreç mi gereklidir? Bu soruların yanıtları, aldatmanın karmaşıklığını anlamamıza yardımcı olabilir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif">Aldatan Kişinin Duyguları ve Düşünceleri</span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif">Aldatan kişi, genellikle karmaşık duygular ve içsel çatışmalar yaşar. Aldatmanın arkasında yatan nedenler, her zaman net ve basit değildir. Birçok durumda, aldatan kişi partnerini gerçekten sevmeye devam eder, ancak ilişkisinde tatmin edilemeyen bazı ihtiyaçlar veya kişisel sorunlar nedeniyle bu hataya düşebilir. Aldatma eylemi, bireyin kendine olan güvenini artırma çabası, duygusal boşlukları doldurma isteği ya da mevcut ilişkideki problemlerden kaçma arzusundan kaynaklanabilir. Aldatan kişi, eylemlerinin partnerine vereceği zararı önceden tam anlamıyla kavrayamayabilir ve pişmanlık, suçluluk gibi duygular yaşar.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif">Aldatılan Kişinin Duyguları ve Düşünceleri</span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif">Aldatıldığını öğrenen kişi, derin bir hayal kırıklığı, öfke, üzüntü ve güvensizlik yaşar. Bu duygular, aldatılan kişinin zihninde karmaşık düşünceleri ve karar alma sürecini tetikler. Aldatılmanın verdiği acıyla hemen ilişkiyi sonlandırma isteği doğabilir, ancak bu tür bir kararı verirken duygusal dalgalanmaların etkisi altında olmamak önemlidir. Aldatılan kişi, partnerinin neden aldattığını anlamaya çalışmalı ve ilişkiyi bitirme kararı verirken, bu eylemin arkasındaki nedenleri ve partnerinin pişmanlık düzeyini dikkate almalıdır.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif">Ayrılık Kararı Verme Süreci</span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif">Aldatılma durumunda ayrılık kararı vermek, karmaşık ve zorlu bir süreçtir. Bu kararı verirken, aldatılan kişinin dikkat etmesi gereken bazı önemli noktalar vardır:</span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif">1. Duygusal Durumun Değerlendirilmesi: İlk şok ve öfke geçtikten sonra, duygusal durumu sakin bir şekilde değerlendirmek önemlidir. Hızlı ve ani kararlar yerine, duyguların yatışmasını beklemek sağlıklı olabilir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif">2. İlişkinin Geçmişi ve Geleceği: İlişkinin geçmişteki sağlamlığı ve geleceğe dair beklentiler göz önünde bulundurulmalıdır. Aldatmadan önce ilişki ne kadar güçlüydü ve bu ilişkiyi yeniden inşa etme isteği var mı?</span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif">3. Partnerin Davranışları: Aldatan kişinin pişmanlık düzeyi, aldatmayı itiraf etme şekli ve durumu düzeltme çabaları değerlendirilmelidir. Partnerin samimi bir şekilde özür dilemesi ve ilişkiyi onarmak için çaba göstermesi, karar sürecini etkileyebilir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif">4. Profesyonel Destek: Çift terapisi ya da bireysel terapi, duygusal iyileşme ve sağlıklı karar alma sürecinde önemli bir destek sağlayabilir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif">Aldatan Kişinin Yapması Gerekenler</span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif">Aldatan kişi, eylemlerinin sorumluluğunu üstlenmeli ve partnerine karşı dürüst olmalıdır. İşte aldatan kişinin yapması gerekenler:</span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif">1. Dürüstlük ve Açıklık: Partnerine karşı dürüst olmak ve aldatmanın nedenlerini açıkça ifade etmek önemlidir. Aldatma eyleminin arkasındaki nedenleri paylaşmak, partnerin durumu anlamasına yardımcı olabilir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif">2. Özür Dilemek ve Pişmanlık: Samimi bir şekilde özür dilemek ve pişmanlık göstermek, güvenin yeniden inşa edilmesi için ilk adımdır.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif">3.Davranışları Değiştirmek: Gelecekte benzer hataların tekrarlanmaması için davranışlarını gözden geçirmek ve gerekli değişiklikleri yapmak gereklidir. Bu süreçte profesyonel destek almak faydalı olabilir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif">4. Çaba Göstermek: İlişkiyi onarmak için sürekli çaba göstermek ve partnerine destek olmak, güvenin yeniden kazanılmasında önemli bir rol oynar.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif">Sonuç olarak;</span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif">Aldatma, ilişkilerde derin yaralar açabilen ve her iki taraf için de karmaşık duygusal süreçler doğuran bir olaydır. Aldatan kişinin eylemleri her zaman partnerine olan sevgisinin eksikliğinden kaynaklanmaz, ancak bu durum ilişkiyi ciddi şekilde sarsabilir. Aldatılan kişi, ilişkiyi sonlandırma veya devam ettirme kararını verirken duygusal durumu, partnerin davranışları ve ilişkinin geleceğine dair beklentileri dikkatlice değerlendirmelidir. Her iki tarafın da dürüstlük, açık iletişim ve profesyonel destekle hareket etmesi, duygusal iyileşmeyi ve ilişkinin yeniden inşasını mümkün kılabilir.</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 05 Aug 2024 20:52:45 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2024/02/sultan-atesoglu-aile-danismani-1707228986.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çiftler Arasındaki Beklentiler: Dile Getirilmeyen Sözler</title>
                <category>Sultan Ateşoğlu - Aile Danışmanı</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/ciftler-arasindaki-beklentiler-dile-getirilmeyen-sozler-66</link>
                <author>atesoglu.sultan59@gmail.com (Sultan Ateşoğlu - Aile Danışmanı)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/ciftler-arasindaki-beklentiler-dile-getirilmeyen-sozler-66</guid>
                <description><![CDATA[Çiftler Arasındaki Beklentiler: Dile Getirilmeyen Sözler]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif">İlişkilerde beklentiler kaçınılmazdır. Her birey, bir ilişkiye girerken karşı taraftan belirli davranışlar, tutumlar ve değerler bekler. Ancak, bu beklentiler çoğu zaman dile getirilmez, üstü kapalı kalır ve anlaşılmayı bekler. İşte bu noktada sorunlar başlar.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif">Birçok çift, beklentilerini açıkça ifade etmekte zorlanır. Beklentilerin dile getirilmemesi, zamanla hayal kırıklıklarına ve anlaşmazlıklara yol açabilir. Örneğin, Ayşe ve Mehmet’in hikayesine bakalım. Ayşe, Mehmet’ten daha fazla ilgi ve şefkat beklerken, Mehmet ise bu beklentiden habersizdir ve kariyerine odaklanmıştır. Ayşe, Mehmet’in düşüncelerini okumasını beklerken, Mehmet ise Ayşe’nin ihtiyaçlarını anlamakta zorlanır. Bu durum, çift arasında büyüyen bir boşluğa neden olur.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif">Bu tür durumların önüne geçmek için iletişim şarttır. Beklentilerin açıkça dile getirilmesi, çiftler arasındaki anlayışı artırır ve olası anlaşmazlıkları en aza indirir. Ayşe, Mehmet’e duygularını ve ihtiyaçlarını açıkça ifade ettiğinde, Mehmet de bu beklentilere karşılık vermek için adımlar atabilir. Belki de her hafta sonu birlikte vakit geçirmek ya da küçük sürprizler yapmak, Ayşe’nin beklentilerini karşılayabilir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif">Ancak, beklentilerin dile getirilmesi kadar, bu beklentilerin gerçekleşmemesi durumunda nasıl başa çıkılacağı da önemlidir. Beklentiler her zaman karşılanmayabilir ve bu, ilişkinin sona ermesi gerektiği anlamına gelmez. Burada önemli olan, çiftlerin birbirine anlayışla yaklaşması ve esneklik göstermesidir. Beklentiler gerçekleşmediğinde, çiftlerin bu durumu bir öğrenme fırsatı olarak görmesi ve ilişkilerini daha da güçlendirecek adımlar atması gerekir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif">Örneğin, Ahmet ve Zeynep’in hikayesi de bu duruma iyi bir örnektir. Ahmet, Zeynep’in her zaman destekleyici ve anlayışlı olmasını beklerken, Zeynep iş stresi nedeniyle bu beklentiyi karşılayamaz. Ahmet, Zeynep’in bu durumu açıklamasıyla durumu anlar ve destekleyici olmayı öğrenir. Bu süreçte, Ahmet ve Zeynep, birbirlerinin beklentilerini daha iyi anlayarak ilişkilerini daha güçlü hale getirirler.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif">Sonuç olarak, çiftler arasındaki beklentiler, dile getirildiğinde ve karşılıklı anlayışla yaklaşıldığında, ilişkiyi güçlendiren bir unsur olabilir. Beklentilerin dile getirilmesi, gerçekleşmesi veya gerçekleşmemesi, çiftlerin birbirlerine duyduğu sevgi ve saygıyla başa çıkabilecekleri bir süreçtir. İletişimin gücüne inanmak ve beklentileri açıkça ifade etmek, sağlıklı ve mutlu bir ilişkinin anahtarıdır.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif">Her beklenti gerçekçi olmayabilir. Gerçekçi ve ulaşılabilir her beklentinizin gerçekleşmesi ve mutluluğunuz için size eşlik eden bireylere yer verin hayatınızda. Öyle ya gerçekleşmese bile gerçekleşmesi için elinden geleni belki de fazlasını yapmıştır. İşte tam da o çaba aşamasında doğru kapıda olup olmadığınızı anlarsınız. </span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif">Bakmayın beklentisiz sevin sözlerine. Onlar sevgide de cimri olanlardır. </span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif">Sevgiler dolusu kalpler ile beklentilerimiz gerçek ols</span><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif">un</span><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif">.</span></p>

<p style="text-align:justify">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 05 Aug 2024 20:51:16 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2024/02/sultan-atesoglu-aile-danismani-1707228986.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ailede Doğum Sırasının Bireyler Üzerindeki Etkisi</title>
                <category>Sultan Ateşoğlu - Aile Danışmanı</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/ailede-dogum-sirasinin-bireyler-uzerindeki-etkisi-65</link>
                <author>atesoglu.sultan59@gmail.com (Sultan Ateşoğlu - Aile Danışmanı)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/ailede-dogum-sirasinin-bireyler-uzerindeki-etkisi-65</guid>
                <description><![CDATA[Ailede Doğum Sırasının Bireyler Üzerindeki Etkisi]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ailede doğum sırası, bireylerin kişilik gelişimi ve aile içindeki ilişkiler üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. İlk çocuk, ikinci çocuk, üçüncü çocuk olmak gibi farklı konumlar, her bireyin aile içindeki rolünü ve ilişkilerini şekillendirir. Bu yazıda, doğum sırasının nasıl etkiler yarattığını ve bu etkilerin örneklerle nasıl görülebileceğini inceleyeceğiz.</p>

<p>İlk çocuk genellikle ailedeki "öncü" rolünü üstlenir. Bu çocuklar, anne ve babalarının ilk deneyimlerini yaşadıkları çocuklar oldukları için genellikle daha fazla ilgi ve dikkat görürler. Örneğin, Ahmet ailesinin ilk çocuğu olarak, ebeveynlerinin yoğun ilgisi ve yüksek beklentileriyle büyümüştür. Bu durum, Ahmet'in sorumluluk sahibi, liderlik yetenekleri güçlü ve başarı odaklı bir birey olmasına katkıda bulunmuştur. Ancak, bu yoğun ilgi ve beklentiler zaman zaman Ahmet üzerinde baskı yaratmış ve mükemmeliyetçilik eğilimleri geliştirmesine neden olmuştur.</p>

<p>İkinci çocuklar, genellikle dengeleyici bir rol oynarlar. Ailedeki dinamikler ve ebeveynlerin tecrübeleri, ikinci çocukla birlikte değişir. İlk çocuk üzerindeki baskılar ve beklentiler, ikinci çocukta daha hafif olabilir. Örneğin, Zeynep ailesinin ikinci çocuğu olarak, daha bağımsız ve yaratıcı bir şekilde yetişmiştir. Anne ve babası, Zeynep'in kişisel alanına daha fazla saygı göstermiş ve onun kendini ifade etmesine olanak tanımıştır. Ancak, Zeynep zaman zaman abisinin gölgesinde kalma duygusuyla başa çıkmak zorunda kalmıştır.</p>

<p>Üçüncü çocuk ve sonrasında doğan çocuklar, genellikle ailedeki en rahat pozisyona sahiptirler. Ebeveynler, bu çocuklarla daha deneyimli ve rahat bir şekilde ilgilenirler. Örneğin, Mehmet ailesinin üçüncü çocuğu olarak, daha özgüvenli ve uyumlu bir birey olmuştur. Ailenin en küçüğü olarak, Mehmet'e daha fazla hoşgörü ve esneklik gösterilmiştir. Bu durum, onun daha neşeli ve rahat bir kişiliğe sahip olmasına katkıda bulunmuştur. Ancak, Mehmet zaman zaman büyük kardeşlerinin başarılarını yakalama konusunda baskı hissedebilmiştir.</p>

<p>Aile içindeki dengeleri etkileyen bir diğer önemli faktör de ebeveynlerin tutumlarıdır. Ebeveynlerin her çocuğa eşit ve adil davranmaları, her bir çocuğun kendini değerli hissetmesini sağlar. Aynı zamanda, ebeveynlerin her çocuğun bireysel ihtiyaçlarını ve kişilik özelliklerini göz önünde bulundurarak hareket etmeleri, aile içindeki huzur ve dengeyi korur. Örneğin, anne ve baba, Ahmet'in sorumluluk duygusunu teşvik ederken, Zeynep'in yaratıcılığını desteklemiş ve Mehmet'in özgüvenini geliştirmesine yardımcı olmuştur.</p>

<p>Sonuç olarak, çocukların doğum sırası, aile içindeki ilişkileri ve bireylerin kişilik gelişimini önemli ölçüde etkiler. İlk çocuklar genellikle daha sorumlu ve liderlik yetenekleri güçlü olurken, ikinci çocuklar daha bağımsız ve yaratıcı olabilirler. Üçüncü çocuklar ise genellikle daha özgüvenli ve uyumlu bireyler olarak yetişirler. Ebeveynlerin, her çocuğun bireysel ihtiyaçlarını karşılayarak ve eşit ilgi göstererek, aile içindeki dengeyi sağlamaları büyük önem taşır. Bu şekilde, her birey kendini değerli ve sevgi dolu bir ortamda yetişmiş hisseder ve sağlıklı ilişkiler kurar.</p>

<p>Adalet, sadece bir erdem değil, aynı zamanda sevgidir.</p>

<p>Sevgi ile kalın.</p>

<p>Sultan Ateşoğlu</p>

<p>Aile Danışmanı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 12 Jun 2024 00:19:09 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2024/02/sultan-atesoglu-aile-danismani-1707228986.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Aldatılmak-Sakın Affetme</title>
                <category>Büşra DELİKAN SEZER - Uzm.Klinik Psikolog</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/aldatilmak-sakin-affetme-64</link>
                <author>busra-delikan@hotmail.com (Büşra DELİKAN SEZER - Uzm.Klinik Psikolog)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/aldatilmak-sakin-affetme-64</guid>
                <description><![CDATA[Aldatılmak-Sakın Affetme]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>‘’Aldatıyorsan neden birliktesin? Neden ilişkine &nbsp;devam ediyorsun? Neden ilişkini bitir miyorsun?’‘ &nbsp;Aldatan kişiye sorulan sorular bunlar….Neden aldatan sorunları çözmek yerine bunu yapar veya daha doğrusu neden yüzleşmekten kaçınır?&nbsp;<br />
Kurulan bağı koparmak istemiyor olması, toplum/aile baskısı, yetersizlık duygusu, gelenekler, varsa çocukları düşünmesi, psikolojik sorunlar, veya kaybetme korkusu hatta cesaretsizlik bazı sebeplerden birkaçı.&nbsp;<br />
Aldatma nedir peki? Sadece cinsellik değil, ilginizin başka birine kayması durumudur.&nbsp;<br />
Peki kişi neden aldatmayı seçer? Kişinin cinsel veya duygusal yönden tatmin olamayan ve bu yolu seçmesidir ve genelliklede yeni heyecan arayışına geçmesiyle başlar. Kişi geçmişinden gelen değersizlik duygusuyla yüzleşmekten kaçtığı bir yoldur aslında.&nbsp;<br />
Yürümeyen bir ilişkinin onurlu bir bitirme eylemi olmalıdır, tıpkı ilişkinin başlama noktadında olduğu gibi. Çoğu aldatılan kişide travma sonrası stres bozukluğu görülmektedir. Kişide yüklenen anlam ne kadar fazla ise bıraktığı iz okadar çok olur.&nbsp;<br />
Unutmayın ki aldatma bir hata değildir, bir seçimdir! Asla affetmeyin!</p>

<p>Güven dolu, sadık ilişkiler kurmanız dileğiyle…<br />
Sevgiyle Kalın…<br />
Uzm.Klinik Psk.Büşra Delikan Sezer</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 12 Jun 2024 00:18:18 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2023/11/busra-delikan-sezer-1700067683.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hayvanları Sevelim</title>
                <category>Büşra DELİKAN SEZER - Uzm.Klinik Psikolog</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/hayvanlari-sevelim-63</link>
                <author>busra-delikan@hotmail.com (Büşra DELİKAN SEZER - Uzm.Klinik Psikolog)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/hayvanlari-sevelim-63</guid>
                <description><![CDATA[Hayvanları Sevelim]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Zor zamanlar ne demek? Zorluk dediğimiz sadece insanlar için mi geçerli? Evcil ve sokak hayvanları, onlar için neler yapabiliriz? Alınacak önlemler oldukça önemlidir. Hayvanları sevmek, beslemek ne kadar güzel bir duygu….Bir hayvanı sahiplenmek bizlerin bağışıklık sistemini güçlendirdiği gibi stresi azalttığına dair birçok bilimsel kaynak mevcuttur. Yapılan araştırmalara göre, kendimize dikkat ettiğimiz kadar onlarında sağlığını korumak için dikkatimizi arttırmaktayız. Peki sokak hayvanları için neler yapabiliriz? Herkes evlerinin önüne bir kap su ve yiyecek koyarak onların aç kalmasını engelleyebilceğimizin farkında ve bilincindeyiz. Onları sahiplenebiliriz, onlara bir sıcak yuva sunabiliriz. Gerekli bakımı, kontrolü, sağlık sürecini veteriner yardımıyla sürdürebilir ve birçok endişelerinizi de giderebilirsiniz. Kuşlar için cam kenarlarına ekmek kırıntıları koyabilir, onlarında değişen bu dünya düzeninde hayatta kalmasına yardımcı olabilirsiniz aslında. Bunları yapamıyorsak eğer, onları severekte büyük bir adım atabilirsiniz. Sevgi göstermek kendiniz kadar onlarında hayatlarını uzatır. Şunu lütfen unutmayın, yaşayan her canlıya yapılan merhamet en önemli erdemdir aslında.</p>

<p>Sevgiyle Kalın…</p>

<p>Uzm.Klinik Psikolog Büşra DELİKAN SEZER</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 12 Jun 2024 00:17:33 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2023/11/busra-delikan-sezer-1700067683.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Gayrimenkul alırken dikkat edilmesi gereken hususlar</title>
                <category>Birgül Özdemir</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/gayrimenkul-alirken-dikkat-edilmesi-gereken-hususlar-62</link>
                <author>birgulo@remaxlavanda.com.tr (Birgül Özdemir)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/gayrimenkul-alirken-dikkat-edilmesi-gereken-hususlar-62</guid>
                <description><![CDATA[Gayrimenkul alırken dikkat edilmesi gereken hususlar]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Merhaba Sevgili Okurlar,<br />
Bu hafta size Gayrimenkul alırken dikkat edilmesi gereken hususlardan bahsetmek istiyorum .</p>

<p>1. Bütçe ve Finansman&nbsp;<br />
İlk adım olarak, bütçenizi belirleyin ve finansman seçeneklerini gözden geçirin. Kredi kullanacaksanız, bankalardan faiz oranları ve geri ödeme koşulları hakkında bilgi alın.</p>

<p>2. Lokasyon&nbsp;<br />
Gayrimenkulün konumu çok önemlidir. Altyapı, ulaşım, okul, hastane gibi sosyal imkanlara yakınlığı değerlendirilmeli. Ayrıca, bölgenin gelecekteki gelişim potansiyelini de göz önünde bulundurun.</p>

<p>3. Gayrimenkulün Durumu Almayı düşündüğünüz gayrimenkulün fiziki durumu, yaşadığı tadilatlar, yapı malzemeleri ve genel bakımı hakkında detaylı bilgi alın. Gerekirse bir uzmanla birlikte inceleme yapın.</p>

<p>4. Tapu ve İmar Durumu&nbsp;<br />
Tapu kaydını kontrol edin. Gayrimenkulün üzerinde herhangi bir ipotek, haciz veya benzeri bir kısıtlama olup olmadığını araştırın. Ayrıca imar durumunu ve yapı ruhsatlarını kontrol edin.</p>

<p>5. Emlak Vergileri ve Aidatlar&nbsp;<br />
Gayrimenkulün bağlı bulunduğu belediyeden emlak vergisi durumunu ve site aidatlarını öğrenin. Bu giderler gelecekteki mali planlamanızı etkileyebilir.</p>

<p>6. Piyasa Araştırması&nbsp;<br />
Aynı bölgedeki benzer gayrimenkullerin fiyatlarını araştırın. Bu, almayı düşündüğünüz gayrimenkulün fiyatının piyasa koşullarına uygun olup olmadığını anlamanıza yardımcı olur.</p>

<p>7. Gelişmişlik ve Yatırım Potansiyeli<br />
Bölgenin gelişmişlik düzeyini ve gelecekteki yatırım potansiyelini değerlendirin. Altyapı projeleri, ulaşım projeleri gibi faktörler bölgenin değerini artırabilir.</p>

<p>8. Hukuki Durum<br />
Bir avukata danışarak tüm hukuki süreçleri ve belgeleri kontrol ettirin. Özellikle mülkün tapusunun geçerliliği ve üzerinde herhangi bir hukuki sorun olup olmadığı önemlidir.</p>

<p>9. Kiracı Durumu<br />
Eğer gayrimenkulde kiracı varsa, kira sözleşmesini ve kiracının durumunu kontrol edin. Kira gelirleri ve tahliye süreçleri hakkında bilgi sahibi olun.</p>

<p>10. Sosyal Çevre ve Güvenlik<br />
Bölgenin sosyal çevresini ve güvenlik durumunu araştırın. Güvenli bir bölgede olması, günlük yaşamınızı daha huzurlu ve rahat hale getirecektir.</p>

<p>Bu hususlara dikkat ederek, gayrimenkul yatırımınızın daha sağlıklı ve karlı olmasını sağlayabilirsiniz.<br />
Sevgi ve Saygılarımla<br />
Profesyonel Gayrimenkul Danışmanı<br />
BİRGÜL ÖZDEMİR</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 12 Jun 2024 00:16:12 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2024/02/birgul-ozdemir-1707229910.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ebeveynlik Zor Mu? Keyifli Hale Getir.</title>
                <category>Sultan Ateşoğlu - Aile Danışmanı</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/ebeveynlik-zor-mu-keyifli-hale-getir-61</link>
                <author>atesoglu.sultan59@gmail.com (Sultan Ateşoğlu - Aile Danışmanı)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/ebeveynlik-zor-mu-keyifli-hale-getir-61</guid>
                <description><![CDATA[Ebeveynlik Zor Mu? Keyifli Hale Getir.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Çocuk sahibi olmak, birçok çift için hayatta önemli bir dönüm noktasıdır. Bir çocuğun dünyaya gelmesi, aileye anlam ve mutluluk katarken, beraberinde yeni sorumluluklar ve zorluklar da getirir. Ebeveynlik sürecinde karşılaşılan zorluklar, doğru yaklaşımlar ve çözümlerle daha keyifli hale getirilebilir.</p>

<p>Örneğin, kardeşim ve eşi bebek sahibi olmayı çok istediler ve kısa aralıklarla iki kız çocukları oldu. Büyük kızları üç, küçük kızları ise bir buçuk yaşında. Aralarındaki yaş farkının az olması nedeniyle, eşi çocuklarla tek başına ilgilenmekte ve aynı anda ev işlerini tamamlamakta zorlanmakta. Kardeşim ise işten eve yorgun gelmekte ve hareket etmeyi pek sevmemekte. Üstelik, büyük kızlarının her istediğini yaparak, ağladığında hemen isteklerini yerine getirerek, ona bu şekilde davranmayı öğrettiler. Şimdi de sürekli talepkârlığından ve istediği olmadığında ağlamasından şikâyet ediyorlar. Bu durum, çift arasında zaman zaman anlaşmazlıklara yol açmakta ve evdeki huzuru etkilemektedir.</p>

<p>Ebeveynlik, çocukların sadece fiziksel ihtiyaçlarını karşılamakla kalmaz, aynı zamanda onların duygusal ve psikolojik gelişimini de destekler. Anne ve babaların çocuklarına eşit derecede zaman ayırması ve sorumluluk alması, çocukların sağlıklı bir şekilde büyümeleri için kritik öneme sahiptir. Babaların çocuklarıyla geçirdiği kaliteli zaman, çocukların duygusal bağlarını güçlendirir ve güven duygusunu pekiştirir. Bu süreçte, ebeveynler arasındaki iş birliği ve karşılıklı destek, aile içindeki dengeyi sağlamada anahtar rol oynar.</p>

<p>Hareketli çocuklarla başa çıkmak için, anne ve babaların sabırlı ve tutarlı olmaları gerekmektedir. Çocukların enerjilerini olumlu yönde kanalize etmek için, onlarla birlikte aktif oyunlar oynamak etkili bir yöntemdir. Örneğin, parkta oynamak, bisiklete binmek, evde yapboz yapmak veya basit el sanatları projeleri yapmak hem eğlenceli hem de öğretici olabilir. Bu aktiviteler, çocukların dikkatini çeker ve enerjilerini atmalarına yardımcı olur. Aynı zamanda, babaların çocuklarla daha fazla vakit geçirmesi, onların enerjilerini olumlu yönde kullanmalarına yardımcı olur ve annelerine dinlenme fırsatı verir.</p>

<p>Kardeşimin durumunda, eşler arasındaki sorumluluk paylaşımı daha da belirgin hale gelir. Çocuğun bakımı ve ev işlerinin paylaşımı, sadece annenin değil, babanın da aktif katılımını gerektirir. Kardeşimin, çocuk bakımına ve ev işlerine katkıda bulunması, eşinin üzerindeki yükü hafifletir ve ona da kendine zaman ayırma fırsatı verir. Bu durum, çiftler arasındaki bağı kuvvetlendirir ve ev içindeki huzuru arttırır. Eşlerin birbirine karşı empatiyle yaklaşması, karşılıklı anlayış ve sabırla hareket etmesi, aile içindeki sorunların çözümünde önemli bir rol oynar.</p>

<p>Anne ve baba birlikte, çocuklarıyla kaliteli zaman geçirebilir. Örneğin, ailece yapılan yürüyüşler, evde birlikte kitap okuma saatleri veya basit el sanatları projeleri çocukların gelişimine katkı sağlar ve aile içindeki bağı güçlendirir. Bu tür aktiviteler, çocukların dikkatini çekerek onların sürekli taleplerde bulunmalarının önüne geçebilir ve disiplinli bir şekilde büyümelerine yardımcı olabilir.</p>

<p>Çocukların farklı yaş dönemlerinde yaşadıkları krizler ve bu krizlerle baş etme yolları, ebeveynler için önemli bir konu olarak karşımıza çıkar. Bebeklik döneminde, uyku düzeni ve beslenme gibi temel ihtiyaçların karşılanması, ebeveynler için yorucu olabilir. Bu dönemde anne ve babanın iş birliği yaparak, gece uyanmalarında nöbetleşe sorumluluk almaları önemlidir. Böylece, her iki ebeveyn de dinlenme fırsatı bulur ve daha sağlıklı bir şekilde çocuklarına bakabilir.</p>

<p>Okul öncesi dönemde, çocukların enerjisi ve merakı artar. Kardeşimin büyük kızının sürekli talepkâr olmasının ve ağladığında isteklerini elde etmesinin önüne geçmek için disiplinli ama sevgi dolu bir yaklaşım gereklidir. Ebeveynlerin tutarlı disiplin uygulamaları ve çocuklarına net sınırlar koymaları, çocukların güven duygusunu pekiştirir ve isteklerinin her zaman anında karşılanamayacağını öğrenmelerine yardımcı olur.</p>

<p>Ergenlik dönemi hem çocuklar hem de ebeveynler için zorlu bir süreç olabilir. Bu dönemde çocuklar, kimlik arayışı ve bağımsızlık mücadelesi verirken, ebeveynlerin de sabırlı ve anlayışlı olmaları gerekir. Ebeveynlerin, çocuklarının bu dönemde yaşadıkları duygusal dalgalanmaları anlayışla karşılamaları ve onları desteklemeleri önemlidir. Aynı zamanda, çiftler arasındaki iletişim ve destek, bu dönemde yaşanan zorluklarla başa çıkmada kritik bir rol oynar.</p>

<p>Sonuç olarak, çocuk sahibi olmak, büyük bir mutluluk ve anlam getirse de beraberinde çeşitli zorlukları da getirir. Ebeveynlerin, çocuklarının fiziksel, duygusal ve psikolojik ihtiyaçlarını karşılamaları ve birbirlerine destek olmaları, aile içindeki dengeyi sağlamada ve çocukların sağlıklı bir şekilde büyümelerinde anahtar rol oynar. Bu süreçte, eşlerin birbirine karşı anlayışlı ve empatik olması, sorunların üstesinden gelmede ve aile içindeki huzuru korumada önemli bir faktördür. Kardeşimin ve eşinin durumu, bu konuların ne kadar önemli olduğunu bir kez daha göstermektedir. Babaların aktif olarak çocuk bakımına katılması, aile içindeki dengeyi sağlayarak hem anneye hem de çocuklara fayda sağlar.</p>

<p>Kardeşime ve bizim için çok değerli olan eşine Sevgilerimle?</p>

<p>Sultan ATEŞOĞLU</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 12 Jun 2024 00:14:08 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2024/02/sultan-atesoglu-aile-danismani-1707228986.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Eskiden Anormal Şimdi Normal </title>
                <category>Büşra DELİKAN SEZER - Uzm.Klinik Psikolog</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/eskiden-anormal-simdi-normal-60</link>
                <author>busra-delikan@hotmail.com (Büşra DELİKAN SEZER - Uzm.Klinik Psikolog)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/eskiden-anormal-simdi-normal-60</guid>
                <description><![CDATA[Eskiden Anormal Şimdi Normal ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Beklediğiniz gün geldi mi? Artık bugünümüze geldik diye seviniyor muyuz? Biz neler yaşadıkki sürecin bizi olgunlaştırıp olgunlaştırmadığının analizini yapmadan, hiç bir şey olmamış gibi hayata karışmak ve devam etmek ne kadar doğru? Almamız gereken müdahalelerin bitmediği ve ikinci bir dalganın geleceğine dair duyumlarımız mevcut. Bu kadar hızlı ve beklenmedik bir şekilde normale dönen hayatımızın ‘anormal’ olduğu aşikâr. Peki, bu neyin şikayeti ozaman, Olması gereken her şey çok mu hızlı? Hayatımızı normale döndüren; hastalığın bitmiş olması değil, dünyanın ekonomik anlamda olumsuz etkilenmesi… Risk hâlen bir risktir ve bu yüzden risk olduğu sürece önlem almamız devam etmemiz bir zorunluluk.<br />
‘Çok Sıkıldım’ kelimesi kullanıldığında hiçbir şey olmamış gibi davranışlar artış gösterirken, çöküşlerin hatırlanması, o kelimenin anlamı ne kadar boş olduğunu vurgulamaktadır. “Sıkıl ki üret, sıkıl ki mevcut durumun konforundan çık, sıkıl ki bir şeylerin değişmesi gerektiğini fark et!” Bilinçli davranışlar her zaman konforlu hissettirir. Her insanın bireysel sorumlulukları olmalı. Her insan uyulması gereken kurallara uymak zorundadır. Şunu unutmayalım ki, empati yapalım ve kaybedecek çok şeyi olan insanları düşünelim…<br />
Davranışı sergilemeden önce düşünmek ve öyle karar vermek, tartmak için atılan adımın olgunluğudur…<br />
Hayat paylaştıkça güzeldir algısını benimsemek ve kişisel gelişimin bir parçasıdır.&nbsp;<br />
Son olarak kendine sormanı istediğim<br />
şu ki psikolojik dayanıklılığını güçlü kılmak için kendin için neler yaptın? Kendini fark et ve büyümene izin ver…..</p>

<p>Normallerin bize zarar vermeyeceği ümidiyle…<br />
Sevgiyle kalın</p>

<p>Uzm.Klinik Psikolog Büşra DELİKAN SEZER</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 28 May 2024 20:37:25 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2023/11/busra-delikan-sezer-1700067683.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>HEM VAR HEM YOK</title>
                <category>Gülşah Engin -  Yönetici</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/hem-var-hem-yok-59</link>
                <author>gulsahe_1980@hotmail.com (Gülşah Engin -  Yönetici)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/hem-var-hem-yok-59</guid>
                <description><![CDATA[HEM VAR HEM YOK]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Yine sarı taksi kapıda; üstüm başım kusmuk kokuyor. Bir de derinliklerden gelen o koku.</p>

<p>Bütün hastanelere gidildi yok; kokunun çaresi.</p>

<p>Odadaki perdeleri artık kimse açmaya yeltenmiyor, güneşle gelen bulantı hissi.</p>

<p>Yemekler karma karışık, hala... 39 kilo 20 yaş için korkutucu.</p>

<p>Babam eve gelmek istemiyor, annem mutfağa girmek istemiyor.</p>

<p>Hepimiz can çekişiyoruz bu evde, benden başka kokuyu duyan yok şimdilik.</p>

<p>Kalp atım hızıma, bulantıma iyi gelen ilaç yok hala.</p>

<p>Artık odamda hep bir vantilatör açık koku yine de burada.</p>

<p>İşte yine başlıyor annem akşam yemeği hazırlığına kokunun içinde bir de soğan ve baharat kokusu. Bu odadan çıkamayacak diye ağlıyordu dün akşam telefonda.</p>

<p>Okul bittiğinde hayatımın da bitmiş olabileceği kimsenin aklına gelmezdi, benim bile.</p>

<p>En son gittiğimiz kadın değişime ayak uyduramıyor dedi hem köyde hem de okuldan ayrılmak uyum sağlanamaz bir şey yaratmış bünyemde.</p>

<p>Sadece duruyorum gün 24 saatten uzun ilaçları için uyumam için yemem lazım önüme gelen yemek bulamaç gibi.</p>

<p>Kokuyor her yer, o koku bugün suyu da esir aldı. Kimseye söyleyemedim henüz suyun koktuğunu.</p>

<p>Doktor, ticari taksi, hastane ve ev her yerde o Koku. Kaçıncı gün karalık ve endişede saymıyorum artık. Çarşafları artık beyaz sabunla yıkıyorlar beni de. Kuyunun dibinde ölmüş bir kartal var yan yana yatıyoruz.</p>

<p>Çıkaracaksan neden yiyoruz, öleceksek neden yaşıyoruz ağlayacaksak neden gülüyoruz. Hiç cevabını bilmediğim belki de hiç merak etmediğim sorular.</p>

<p>İğneye giderken bu sabah ambulansta açtım gözümü koku artık şehri sarmış güneş gözlerimi kör ediyor.</p>

<p>O koku hastane koridorunda yanımda eve gelişimiz sarı takside, babamın arabası kapının önünde kapatmış dükkânı gelmiş yine.</p>

<p>Babam ne oldu diyor.</p>

<p>Hiç diyor annem aynı şeyler.</p>

<p>Yastığımdan böcekler mi çıkacak?</p>

<p>Odama yılanlar mı girecek?</p>

<p>Fareler mi kemirecek?</p>

<p>Dümdüz oldu her şey, yine beni görmeye gelenler oluyor ama ben onlara bakamıyorum.</p>

<p>Hepsinden başka bir koku çıkıyor,gözlerimden içime giriyor.</p>

<p>Korku hissimde geçti bulantım ve koku tüm bedenimi esir aldı.</p>

<p>İstemek, mutlu olmak ya da ölmek nasıl hisler unutuldu. Şaşırıyorum yoldan gelen seslere ne hale getirdiler beni. Sevdiğim bir türkü bile yok kulağımda. Boşuna gittim o Allah’ın dağındaki okula ne oldu hüsran bir nefes geldi geri. Diplomamın yanında bir koku verildi.</p>

<p>Yanmış evinde, anne babasının küllerini toplayan çocuğun ayağında çorabı ile oturması. Mutfakta unutulmuş patatesten tüm evi saran kurt sürüsü, ölmüş koyun leşinin yanında doğum yapan yalnız kadın. Volkanın içine attığı kargaları kutlayan çiftçinin zafer çığlıkları. Çölde ayağından başlanmış susuz ve aç köpek.</p>

<p>Isıtanda, soğutanda, olduranda, öldüren aynı.</p>

<p>Koku derinleşiyor artık tenimde. Saçlarımdaki beyazlardan annemle babamın öldüğünü hatırlıyorum. Onlar acaba kokudan mı ölmüştü, yoksa benim kokmamdan mı?</p>

<p>Bir öykü…..</p>

<p>Gülşah ENGİN</p>

<p>Çorlu/2024</p>

<p><br />
&nbsp;</p>

<p><br />
&nbsp;</p>

<p><br />
&nbsp;</p>

<p><br />
&nbsp;</p>

<p><br />
&nbsp;</p>

<p><br />
&nbsp;</p>

<p><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 28 May 2024 20:35:07 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2023/11/gulsah-engin-1700324049.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bağlanma Şeklimiz</title>
                <category>Sultan Ateşoğlu - Aile Danışmanı</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/baglanma-seklimiz-58</link>
                <author>atesoglu.sultan59@gmail.com (Sultan Ateşoğlu - Aile Danışmanı)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/baglanma-seklimiz-58</guid>
                <description><![CDATA[Bağlanma Şeklimiz]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">“<span style="font-family:Times New Roman,Times,serif">Ben kaygılı bağlanma tipine sahibim”, “ben güvensiz bağlanma tipine sahibim” …. </span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif">Bu cümleleri belki kurdunuz belki de başkalarını bu cümleleri söylerken duydunuz. Kendini keşfetmiş olmanın verdiği güven ile çaresizlik karışımı bir halde. Bu cümleleri kuranlara sormak istediğim şey “Yani. Şimdi ne olacak?” oluyor. Çünkü kendini tanımlama hallerinde bir sorun olduğu belli, öğrendiği bu yeni bilgi ile ne yapmayı düşünüyor. Öyleymişim deyip kalmak, beklemek ve sahiplenme duygusu ile hareket etmek ne kadar doğru? Bu hayatını nasıl etkiledi de bu bilgiye ulaşmak için gerekli araştırmaları yaptın? Yaptın, peki şimdi bu “sorunu” çözecek misin yoksa kabul edip devam mı edeceksin?</span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif">Bugün bu bağlanma tiplerinden kısaca bahsetmek isterim ama sonunda da önerilerle.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif">Birine güven duymak, bağ kurmak ne kadar zor son zamanlarda. Bu güveni ne zaman kaybediyoruz? Sadece son yaşadığımız olaylar mı buna neden oluyor yoksa geçmiş deneyimler mi? Peki size daha anne karnında temelleri atılıyor desem. Rahme düştüğümüz andan itibaren hayata dair sinyalleri annemizin tüm yaşam belirtileri (kalp atışı gibi) sayesinde almaya başlıyoruz. Doğum gerçekleştiği andan itibaren bize bakım verenin bizimle kurduğu ilişki biçimi de bunun devamını sağlamaktadır. Bakım sağlayanın ses tonu, temas biçimi, ihtiyaç duyduğun anda yanında olup olmadığı… </span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif">Güvenli bağlanma nasıl gerçekleşir? Anne mutlu ise, kaygıları yok veya olsa da baş edebilir düzeyde ise, gerekli desteği çevresinden alabiliyorsa, maddi manevi kaynakları sağlam ise bebeği ile kuracağı ilişki de bir o kadar güven dolu olacaktır. İşler iyi gitmediğinde, herhangi bir sorun durumunda annenin bebeği ile kuracağı temas bebeği de yatıştırır. Annenin gidebileceğini ama döneceğini de bilmesi bebeğin güven hissini perçinler. “Her şey yoluna girecek, seni bırakmayacağım, buradayım” sözleri biz yetişkinler için ne kadar gerekli ise ve sevdiğimiz tarafından söylendiğinde içimizde oluşan o hissi nasıl huzurlu buluyorsak bir bebek için de aynı şey geçerlidir. </span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif">Güvensiz bağlanma annenin ya da bakım verenin mutsuz oluşu ile bağlantılıdır. Depresif ve karamsar duygulara sahip, nasıl baş edebileceğini bilmez ve dokunuşları belli belirsizdir. Bebeğine bakarken kaygılıdır, bazen öfkelidir, öfkeli olduğu için kendini suçlar haldedir. O anda yaşanan her duygu inanın bebeğe de geçmektedir. Şefkat yoktur bakım verende ve dünyanın güvenilir olmadığının temelleri de atılmıştır. Gidenler gelmeyeceğini, dünyanın güvensiz olduğunu anlayan bebeğin bu durumu yetişkinliğe kadar sürebilir. Yetişkinlikte bu kişiler yalnız kalmak istemezler, yalnız kalmamak için ellerinden geleni yapar. Gerçek kendiliği acı vermeye başladığı için sahte bir kendilik geliştirmeye başlar. Bazen bu durum öyle bir hal alır ki kişi kendi gerçekliğinde izole bir şekilde yaşama başlar.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif">Peki bu durumu değiştiremez miyiz? Biz insanoğlu geliştirdiğimiz bilincimiz ile genetiğimizin üzerine çıkabilen varlıklarız. Bu ne demek? Genetik olarak getirdiğin her ne ise sen üzerinde çalışırsan onu değiştirebilirsin. Bilgi vardır, elindedir ama onu kullanmayı bilmezsen hiçbir işe yaramaz. Bu nedenle kendinizle ilgili bir gerçekliği fark ettiğiniz anda ne yapabilirimi de araştırın lütfen. Artık uzmanlara ulaşma konusunda bir zorluğumuz bulunmamakta, hayatın imkanlarını doğru şekilde kullandığınızda bir tıkla karşınızdalar gidemeseniz de. Bu nedenle önce yetişkin olduğunuzu kabul edip, içinizde yaralanmış olan çocuğun elinden tutup ona güveni yeniden inşa edebileceğinizi göstermeniz sonraki genler için elzemdir. Hayatınızdaki her şeyi olduğu gibi kabul ettiniz mi? Peki güvensiz olmayı ya da kaygılı olmayı neden kabul edeceksiniz ki. Hastayım ve bunu kabul ediyorum, tedavi de olmayacağım dediğimi düşünün. Ne dersiniz? Aynı şey ruh sağlığınız için de geçerli. </span></p>

<p style="text-align:justify">“<span style="font-family:Times New Roman,Times,serif">Tecrübeye sahiptik, ama anlamı kaçırmıştık ve anlamaya yaklaşmak, tecrübeyi yeniden inşa eder. Farklı şekilde…” T.S. Eliot</span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif">Sevgiyle ve güvenle kalın…</span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif">Sultan ATEŞOĞLU</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 28 May 2024 20:32:45 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2024/02/sultan-atesoglu-aile-danismani-1707228986.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Tarım Sigortaları: Çiftçilerin Güvencesi</title>
                <category>R.Gamze Onay Üntürk - Sigortacı</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/tarim-sigortalari-ciftcilerin-guvencesi-57</link>
                <author>axagamze@hotmail.com (R.Gamze Onay Üntürk - Sigortacı)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/tarim-sigortalari-ciftcilerin-guvencesi-57</guid>
                <description><![CDATA[Tarım Sigortaları: Çiftçilerin Güvencesi]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Tarım, insanlık tarihinin en temel faaliyetlerinden biri olmuştur. Ancak tarımsal üretim süreçlerini etkileyen çeşitli riskler, çiftçilerin gelirlerini ve geçim kaynaklarını tehdit etmektedir. İklim değişikliği, doğal afetler, hastalıklar ve pazar fiyatlarındaki dalgalanmalar gibi faktörler, tarım sektöründe belirsizlikleri artırmaktadır. İşte bu belirsizliklerle mücadele etmek ve çiftçilerin kayıplarını en aza indirmek için tarım sigortaları önemli bir araç olarak karşımıza çıkmaktadır.</p>

<p>Tarım sigortaları, çiftçilere tarımsal faaliyetlerini güvence altına alma imkanı sunar. Bu sigortalar, tarımsal ürünlerin üretim aşamasında ortaya çıkabilecek risklere karşı koruma sağlar. Özellikle doğal afetler, kuraklık, sel, dolu, fırtına gibi olaylar nedeniyle oluşabilecek zararları karşılamak amacıyla tasarlanmıştır. Ayrıca, tarım sigortaları, hastalık ve zararlılarla mücadele, hasat kayıpları, nakliye sırasında oluşabilecek zararlar gibi pek çok riske karşı da çiftçileri korur.</p>

<p>Tarım sigortalarının çiftçilere sağladığı faydaların başında risklerin dağıtılması gelir. Bir çiftçi, tarım sigortasıyla ürünlerini koruma altına aldığında, oluşabilecek zararların tamamını tek başına karşılamak zorunda kalmaz. Böylece, beklenmedik durumlarda finansal açıdan daha güvende olur ve üretim faaliyetlerine devam edebilir. Ayrıca, tarım sigortaları çiftçilere planlama ve yatırım yapma konusunda daha fazla güven sağlar. Çünkü riskler azaltıldığında, çiftçiler geleceklerini daha net bir şekilde planlayabilirler.</p>

<p>Ülkemizde tarım sigortaları, Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM) aracılığıyla yürütülmektedir. TARSİM, çiftçilere geniş kapsamlı tarım sigortası ürünleri sunarak tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini desteklemektedir. Ayrıca devlet destekleri ve teşviklerle bu sigortaların yaygınlaştırılması hedeflenmektedir. Ancak, tarım sigortalarının daha da etkin hale getirilmesi ve çiftçilere daha fazla fayda sağlaması için çeşitli önlemler alınması gerekmektedir. Bunlar arasında primlerin makul düzeyde tutulması, sigorta kapsamının genişletilmesi ve çiftçilere daha iyi eğitim ve bilgilendirme sağlanması önemli adımlardır.</p>

<p>Sonuç olarak, tarım sigortaları çiftçilerin önemli bir güvencesidir ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşır. Doğal afetler ve diğer riskler karşısında çiftçilerin korunması, sadece onların değil, toplumun genel refahı açısından da hayati bir öneme sahiptir. Bu nedenle, tarım sigortalarının yaygınlaştırılması ve etkin bir şekilde kullanılması için gerekli adımların atılması büyük önem taşımaktadır.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 09 May 2024 10:52:15 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2023/10/rgamze-onay-unturk-1698309481.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>23 Nisan: Türkiye\&#039;nin Diriliş ve Çocuk Bayramı</title>
                <category>Damla Bul - Yönetici</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/23-nisan-turkiyenin-dirilis-ve-cocuk-bayrami-56</link>
                <author>damlamette@gmail.com (Damla Bul - Yönetici)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/23-nisan-turkiyenin-dirilis-ve-cocuk-bayrami-56</guid>
                <description><![CDATA[23 Nisan: Türkiye\'nin Diriliş ve Çocuk Bayramı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:12pt"><span style="color:#0d0d0d"><span style="font-family:Segoe UI,serif">Mustafa Kemal Atatürk liderliğinde 23 Nisan 1920'de Ankara'da açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi, Türk halkının kendi iradesiyle yeni bir devletin temellerini atmıştı. TBMM, 23 Nisan 1921'de aldığı kararla, yeni kurulan Türk devletinin ilk bayramı olan 23 Nisan'ı "Milli Bayram" olarak ilan etti. Bu bayram, Türk ulusunun kendi yönetiminde söz sahibi olmasının simgesi olarak kutlanmaya başlandı. Başlangıçta "Hakimiyet-i Milliye Bayramı" olarak adlandırılan bu özel gün, daha sonra çocuklara keyifli bir gün yaşatmak ve Himaye-i Etfal Cemiyeti'ne kaynak yaratmak amacıyla 1927'den itibaren "Çocuk Bayramı" olarak da kutlanmaya başlandı. 1981 yılından bu yana ise adı "Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı" olarak değişti ve son halini aldı.O günden bu güne coşkuyla, gururla kutladığımız bu güzel bayramda çocuklarımıza yarınlarımıza sıkıca sarılmalıyız.</span></span></span></span></span></p>

<p><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:12pt"><span style="color:#0d0d0d"><span style="font-family:Segoe UI,serif">Ayrıca, bu özel günde çocukları yetiştiren ebeveynlere ve öğretmenlere de önemli bir sorumluluk düşmektedir. Onlar, çocukların milli bilincini uyandırmada ve geliştirmede kilit bir rol oynamaktadırlar. Çocuklarımızın milli değerleri, tarihimizi ve kültürümüzü öğrenmelerini sağlamak, onların kimliklerini güçlendirmek ve geleceğe daha güvenle bakmalarını sağlamak adına ebeveynler ve öğretmenler olarak büyük sorumluluklarımız var.</span></span></span></span></span></p>

<p><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:12pt"><span style="color:#0d0d0d"><span style="font-family:Segoe UI,serif">Çocuklarımızı, milli bayramlarımızın anlamını kavramaları ve bu değerleri yaşatmaları için teşvik etmeliyiz. Onlara tarihimizi, milli mücadelemizi ve milli kahramanlarımızı anlatmalı, milli bilinci ve vatan sevgisini aşılamalıyız. Onlara, Türkiye'nin değerlerine sahip çıkmaları gerektiğini öğretmeliyiz.</span></span></span></span></span></p>

<p><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:12pt"><span style="color:#0d0d0d"><span style="font-family:Segoe UI,serif">Eğitimciler olarak, sadece akademik bilgiyi değil, aynı zamanda milli bilinci ve vatan sevgisini de aktarmalıyız. Çocuklarımızın milli değerlerimize bağlı, vatanına ve milletine sadık bireyler olarak yetişmelerine yardımcı olmalıyız.</span></span></span></span></span></p>

<p><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:12pt"><span style="color:#0d0d0d"><span style="font-family:Segoe UI,serif">Mustafa Kemal Atatürk'ün çocuklar için söylediği şu sözü de unutmamak gerekir: "Geleceğin güvencesi, bugünkü çocukların iyi yetiştirilmiş, sağlam karakterli bireyler olmalarına bağlıdır." Bu bilinçle, çocuklarımıza güvenli bir gelecek sunabilmek adına üzerimize düşen görevleri yerine getirmeliyiz.</span></span></span></span></span></p>

<p><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:12pt"><span style="color:#0d0d0d"><span style="font-family:Segoe UI,serif">Toprağa ekilen tohum misali, Cumhuriyet'in meyvesini verdiği bu kutlu günü bizlere armağan eden başta ulu önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bir milletin varoluş mücadelesinde emeği geçen kahraman Türk halkına sonsuz minnetle...</span></span></span></span></span></p>

<p><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 09 May 2024 10:50:44 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2023/10/damla-bul-1698309936.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İlişkilerde Değişimin Önemi</title>
                <category>Sultan Ateşoğlu - Aile Danışmanı</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/iliskilerde-degisimin-onemi-55</link>
                <author>atesoglu.sultan59@gmail.com (Sultan Ateşoğlu - Aile Danışmanı)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/iliskilerde-degisimin-onemi-55</guid>
                <description><![CDATA[İlişkilerde Değişimin Önemi]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>"İnsan ilişkileri her koşulda aynı şekilde ilerlemeyebilir mi?" sorusunu düşünürken, bugün katıldığım panelde bir panelistin "aynı suda iki defa yıkanılmaz" şeklindeki sözlerini duyunca bu sorunun cevabını daha net görmeye başladım. Panelist, bir kişi ile kurulan bir iletişimin, farklı bir zamanda aynı araç veya ortamda tekrar kurulduğunda aynı şekilde olamayacağını ve değişimin kaçınılmaz olduğunu vurguladı.</p>

<p>Bu ifadenin doğruluğunu düşündüğümde, sabah telefonda konuştuğum kişi ile akşam tekrar konuştuğumda, farklı bir ruh hali ve duygu durumunda olabileceğimi fark ettim. Bu durum, birkaç saatlik süreçte yaşadığım deneyimlerin beni etkilemesinden kaynaklanabilir. Bu kadar kısa bir zaman diliminde bile değişim yaşanıyorsa, bir ilişkinin başlangıcından evlilik aşamasına ve sonraki aşamalara kadar geçirdiği süreçte yaşanan değişimleri anlamaya başlamak önemlidir.</p>

<p>Evlilik öncesi dönemde çiftler, birbirleriyle uyum sağlayıp sağlayamayacaklarını ve birlikte yaşlanma arzularını anlamak için vakit geçirirler. Farklı etkileşimler ve deneyimler, çiftlerin uyumlarını test eder. Bazen bir eş, sevdiği kişi için değişimi kabul eder ya da uyum sağlar. Kabul etmek ve uyum sağlamak farklıdır; biri bir durumu olduğu gibi kabul ederken, diğeri ise duruma aktif bir şekilde uyum sağlar. Çiftler, bu dönemde birbirlerini anlamak ve geleceğe yönelik beklentilerini şekillendirmek için çeşitli sınavlardan geçerler. Tüm bu süreçlerden sonra, eğer çiftler aradıkları uyumu bulabilirlerse, evlilik gibi yeni bir döneme adım atarlar.</p>

<p>Evlilik sürecinde çiftler, zamanla değişen koşullara ve beklentilere uyum sağlamak zorunda kalabilir. Bu süreçte, farklılıklar ve çatışmalar kaçınılmaz olabilir. Çatışmaların kaynakları arasında dış etkenler, çocuklar, iş süreçleri ve beklentiler gibi faktörler yer alabilir. Çiftler arasında "sen çok değiştin" gibi ifadelerin kullanılması, değişimle başa çıkmada zorluk yaşandığını ve memnuniyetsizlik olduğunu gösterebilir.</p>

<p>Günümüzde, çiftlerin karşılaştığı zorluklardan biri, kadının çalışmaya başlaması ve ekonomik özgürlüğünü kazanmasıdır. Bu durum, evlilik dinamiklerini etkileyebilir. Kadının iş hayatına girmesi ve para kazanmaya başlaması, çevresinin değişmesine neden olabilir. Ancak, erkek eşin bu durumu önemsememesi veya kadının başarısını desteklememesi, ilişkide çatışmalara yol açabilir. Örneğin, kadının işte elde ettiği başarıları küçümsemek veya onun iş yükünü görmezden gelmek, eşin moralini bozabilir ve ilişkide gerilimlere neden olabilir.</p>

<p>Çiftlerin zaman zaman unuttuğu şey, değişimin kaçınılmaz olduğudur. Her bir birey, kendi yaşam tecrübeleri ve deneyimleriyle değişir ve gelişir. Bu nedenle, ilişkilerde sabit bir durum beklentisi gerçekçi değildir. Çiftlerin birbirlerine karşı empati, hoşgörü ve açık bir iletişimle yaklaşmaları gerekmektedir.</p>

<p>Değişimin doğal bir süreç olduğunu kabul etmek, ilişkilerin sağlıklı bir şekilde büyümesini ve gelişmesini sağlar. Çiftler, değişimi bir tehdit yerine bir fırsat olarak görmelidir. Böylece, ilişkilerinde karşılaştıkları zorluklarla başa çıkabilir ve uyum sağlayarak daha güçlü ve anlamlı bir ilişki inşa edebilirler. Bu bakış açısı, çiftlerin birbirlerini daha iyi anlamalarına ve birlikte daha mutlu bir hayat sürmelerine katkı sağlar.</p>

<p>Unutmayın, değişimi bir fırsat olarak gördüğünüzde, ilişkiniz daha anlamlı ve mutlu bir hale gelecektir.</p>

<p>Sevgi ile kalın.</p>

<p>Sultan ATEŞOĞLU</p>

<p>Aile Danışmanı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 09 May 2024 10:48:03 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2024/02/sultan-atesoglu-aile-danismani-1707228986.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Belirsizliklerle Kavga Etme</title>
                <category>Büşra DELİKAN SEZER - Uzm.Klinik Psikolog</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/belirsizliklerle-kavga-etme-54</link>
                <author>busra-delikan@hotmail.com (Büşra DELİKAN SEZER - Uzm.Klinik Psikolog)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/belirsizliklerle-kavga-etme-54</guid>
                <description><![CDATA[Belirsizliklerle Kavga Etme]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Hayat belirsizliklerle dolu bir sonsuzluğa yolculuk gibidir. Belirsizlik ise bazen büyük bir kavgadan ibarettir. Bilinmeyen bir beklentinin &nbsp;kapısını çalar gibi hissettirir. Zaman zaman bu kavga çaresizlik hissiyle birlikte gelir. Bu belirsizlikle yaşamak, bu kavgayı çözmeye çalışmak kişinin içsel gücünü keşfetmeye yardımcı olur.&nbsp;<br />
Beklenmedik durumlar, net olmayan ve sürekli varsayımlar içeren düşünceler zorlu süreçler yaşatabiliyor insana. Belirsizliği bir düşman olarak değil hayatın bir parçası olarak kabul etmek gerekir. Değişim ve büyüme fırsatını tanıma açısından bir yoldur aslında. Belirsizlikle baş etmek için hayatı planlı yaşamak gerekir. Bazı zamanlar kişi bunu tek başına yapamayabilir ve profesyonel bir destek hayatına oldukça sağlıklı bir yön vermektedir. Belirsizliğin size endişe ve kaygı yaratmaması için farkındalık kazanmak, pratik yollar seçmek, ‘şimdi ve burada’ yaşamak, olumsuz düşüncelerden uzak kalmak yararlı olacaktır. Değişebilen planlara hazır olmayı bilmek, esnek bir düşünce yapısına sahip olmak kişinin dayanıklığını arttırmaktadır.</p>

<p>Belirsizliklerinizin az olduğu bir hayat dilerim…<br />
Uzm Klinik Psk.Büşra Delikan Sezer</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 09 May 2024 10:47:29 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2023/11/busra-delikan-sezer-1700067683.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kiralama işlemlerinde nasıl İlerler ? Profesyonel destek almak neden önemli ?</title>
                <category>Birgül Özdemir</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/kiralama-islemlerinde-nasil-ilerler-profesyonel-destek-almak-neden-onemli-53</link>
                <author>birgulo@remaxlavanda.com.tr (Birgül Özdemir)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/kiralama-islemlerinde-nasil-ilerler-profesyonel-destek-almak-neden-onemli-53</guid>
                <description><![CDATA[Kiralama işlemlerinde nasıl İlerler ? Profesyonel destek almak neden önemli ?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Merhaba Sevgili Okurlar,<br />
Bu hafta size Kiralama işlemlerinde nasıl bir yol izliyoruz ? Bu sürçte profesyonel destek almak neden önemli ? &nbsp;biraz bunlardan bahsetmek istitorum.</p>

<p>Gayrimenkul Arama ve Filtreleme: Bizler , kiralamak istediğiniz gayrimenkulün kriterlerini belirlemenize &nbsp;yardımcı olur ve bu kriterlere uygun olanları filtreleriz. Böylece ihtiyaçlarınıza en uygun olanları seçmenize yardımcı oluruz:<br />
Gayrimenkul Gösterimi: &nbsp;seçtiğiniz gayrimenkulleri size gösterir ve detaylı bir şekilde tanıtır. Kiralamak istediğiniz gayrimenkulü yerinde görmeniz ve değerlendirmeniz için size yardımcı oluruz.<br />
Kira Sözleşmesi Hazırlama: Kiralamaya karar verdiğinizde, danışmanlar olarak kira sözleşmesini hazırlarız. Bu sözleşme, kira koşullarını, kiracının ve kiraya verenin haklarını ve sorumluluklarını detaylı bir şekilde belirtir.<br />
Kiracı Değerlendirmesi: kiracıların geçmiş kira ödemelerini, referanslarını ve finansal durumlarını değerlendirir. Bu sayede güvenilir kiracıların seçilmesine yardımcı oluruz.<br />
Depozito ve Kira Bedeli Yönetimi: &nbsp;kira sözleşmesinde &nbsp;belirtilen depozito ve kira bedelinin düzenli olarak tahsil edilmesini ve yönetilmesini sağlarız.<br />
Kiralama Süreci Yönetimi: Kiralama sürecinin her aşamasında, danışmanlar olarak sizinle iletişim halinde kalır ve gerekli olan tüm adımları yönetir. Kiralama sürecinin sorunsuz bir şekilde tamamlanmasını sağlarlarız.<br />
Hukuki Destek: Kiralama sürecinde herhangi bir hukuki sorun yaşandığında, emlak şirketi size hukuki destek sağlar ve ihtiyaç duyduğunuzda avukatlarla iletişime geçmenize yardımcı olur.<br />
Bizler Remax Lavanda &nbsp;ailesi olarak , kiralama sürecinizi baştan sona kadar yöneterek size güvenilir ve profesyonel bir hizmet sunmaktan onur duyarız.<br />
Sevgi ve Saygılarımla<br />
Profesyonel Gayrimenkul Danışmanı<br />
BİRGÜL ÖZDEMİR</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 09 May 2024 10:46:12 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2024/02/birgul-ozdemir-1707229910.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yok Sayma Altına Kalırsın</title>
                <category>Büşra DELİKAN SEZER - Uzm.Klinik Psikolog</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/yok-sayma-altina-kalirsin-52</link>
                <author>busra-delikan@hotmail.com (Büşra DELİKAN SEZER - Uzm.Klinik Psikolog)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/yok-sayma-altina-kalirsin-52</guid>
                <description><![CDATA[Yok Sayma Altına Kalırsın]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Hayatımızda yaşanan birçok yaşanmışlığı göz ardı ettiğimiz gibi, duygularımızı da çoğu zaman göz ardı edebiliyoruz. Ama bilinmiyor ki zaman zaman duygular, zor zamanlarda bize uzatılan yardım eli gibidir aslında. Sen hayır dediğin an evet diyen, tamam dediğinde olmaz diyen iç ses ve bir karar alırken bir türlü içinize sinmeyen o huzursuzluk hissi, karmaşık durumlarda neler olduğunu fark etme açısından çoğunlukla bize en kestirme yolu sunar. Ama bu sesi duysan bile dinlemekte bazen zorlanırsın ve hatta bilerek görmezden geldiğin zaman olur. Bunun gibi durumların ortaya çıkmasının psikolojik sebepleri vardır.</p>

<p>Kişisel hayatımızda yaşadığımız olaylar, durumlar sonucunda ortaya çıkan problemler, sorunları görünür kılmakta zorlanmaktan kaynaklı olabiliyor. Biraz daha teorik bahsedecek olursam, bu duruma freudyen psikolojide bastırma savunma mekanizması adı verilir. Peki bastırma savunma mekanizması nedir? Kişinin rahatsız edici bulduğu duygu, düşünce ve anıları bilinç dışına itmesi demektir. Kişi olaylarla arasına bu savunma mekanizması aracılığıyla mesafe koyar ki ona rahatsızlık veren &nbsp;her neyse kendisine daha az etki etsin. Bu davranış, kişinin ruh sağlığını korumak için farkında olmadan sergilediği bir davranıştır ve kısa vadede bir rahatlama sağlasa da uzun vadede duygusal sağlığa zarar vermektedir.&nbsp;<br />
Bu durum kişide kaygı, stres ve bunalım gibi semptomlara yol açtığı kanıtlanmıştır. Bazı kişilerde psikosomatik belirti dediğimiz boyun ağrısı, bel ağrısı, migren, gibi fiziksel belirtiler de ortaya çıkabilir. Elbette ki yaşadığımız rahatsız edici deneyimlerle gerçekleştiği an yüzleşmek, çözmek ve devam etmek gibi bir şey değildir. Herkesin sorunlarla başa çıkma yöntemi farklıdır. &nbsp;Bazı kişilerin yüzleşmek, kabul etmek uzun zaman alır. Bahsedilen psikolojik ve fizyolojik semptomlar, tükenmişlik hissi &nbsp;gibi kişiye bir şeylerin yolunda gitmediğiyle ilgili verilen uyarıdır aslında. İnsan bedeni ve zihni, bastırma mekanizması gibi davranışlarla bilinç dışına ittiğimiz şeyleri de kaydediyor aslında. Bunu bilen zihin, üzerini örttüğümüz şeylerin altında kalmaya başladığımızda çıkış yolu bulmak için bu uyarıyı veriyor. Bazen bir durumla yüzleşmemek, yüzleşmekten daha çok can acıtabiliyor ve kendimizi korumaya çalışırken daha çok zarar verebiliyoruz. Kabullenmekte zorlandığımız bir olayla, duyguyla veya geçmişimizle yüzleşmeye başlamak bastırılan duyguları hissetmemize izin verecektir ve bastırılan duyguları hissetmeye izin verdiğimizde geçmişimizden kurtulmaya başlayabiliriz.&nbsp;<br />
&nbsp;Sevgiyle Kalın<br />
Uzm.Klinik Psikolog Büşra DELİKAN SEZER</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 19 Apr 2024 21:45:52 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2023/11/busra-delikan-sezer-1700067683.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Denizde Güvenliği Sağlamak: Yat Sigortaları</title>
                <category>R.Gamze Onay Üntürk - Sigortacı</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/denizde-guvenligi-saglamak-yat-sigortalari-51</link>
                <author>axagamze@hotmail.com (R.Gamze Onay Üntürk - Sigortacı)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/denizde-guvenligi-saglamak-yat-sigortalari-51</guid>
                <description><![CDATA[Denizde Güvenliği Sağlamak: Yat Sigortaları]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Deniz tutkunlarının vazgeçilmezi olan yatlar, keyifli deniz yolculuklarının yanı sıra çeşitli risklere de maruz kalabilirler. Bu nedenle yat sahipleri için yat sigortaları büyük önem taşır. Yat sigortaları, olası zararları ve riskleri minimize etmek ve yat sahiplerini maddi açıdan korumak için geliştirilmiş önemli bir güvenlik önlemidir.</p>

<p>Yat sigortaları, genellikle şu temel başlıklar altında kapsam sağlar:</p>

<p>1. Kapsamlı Kaza Sigortası: Yatınızın deniz kazaları, çarpışmalar, yangın, hırsızlık, batma gibi beklenmedik durumlar karşısında maddi zararları kapsar.</p>

<p>2. Sorumluluk Sigortası (Third Party Liability): Yatınızın başkalarının kişisel yaralanmalarına veya mülkiyet hasarına neden olması durumunda oluşabilecek hukuki sorumluluğunuzu teminat altına alır.</p>

<p>3. Yol Yardım Hizmetleri: Yatınızın denizde veya karada yaşayabileceği teknik arızalar ve acil durumlar için yol yardımı hizmetleri sunar.</p>

<p>4. Kapsam Dışı Sigortalar: Özel eşyalarınızın (örneğin, teknolojik cihazlar, mücevherler) veya özel ekipmanların sigortalanması gibi özel ihtiyaçlarınız için ek kapsamlar da sağlanabilir.</p>

<p>Yat sigortası seçerken dikkate almanız gereken bazı önemli noktalar şunlardır:</p>

<p>Yatın Değeri: Yatınızın piyasa değeri, sigorta primini belirlemede önemli bir faktördür. Yatınızın doğru değerlendirilmesi, uygun sigorta kapsamını seçmenize yardımcı olacaktır.</p>

<p>Kapsam Detayları: Sigorta poliçenizin detaylarını dikkatlice inceleyin. Hangi durumların kapsam dışında olduğunu ve ne tür zararların karşılanacağını net bir şekilde anlayın.</p>

<p>Ödeme Koşulları: Prim ödeme süreçleri ve hasar durumunda tazminat ödeme koşulları hakkında bilgi edinin. Özellikle acil durumlarda nasıl bir süreç izleneceğini önceden bilmek önemlidir.</p>

<p>Sigorta Şirketi Seçimi: Güvenilir ve deneyimli bir sigorta şirketiyle çalışmak, yat sigortanızın etkinliği ve hızlı işleyişi açısından önemlidir.</p>

<p>Unutmayın, yat sigortası sadece yatınızı korumakla kalmaz, aynı zamanda denizdeki seyahatlerinizde huzur ve güvenlik sağlar. Denizde geçireceğiniz keyifli zamanların tadını çıkarırken, olası risklere karşı da hazırlıklı olmanın önemini unutmayın.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 19 Apr 2024 21:43:04 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2023/10/rgamze-onay-unturk-1698309481.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İşletmenizi Güvence Altına Alın</title>
                <category>R.Gamze Onay Üntürk - Sigortacı</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/isletmenizi-guvence-altina-alin-50</link>
                <author>axagamze@hotmail.com (R.Gamze Onay Üntürk - Sigortacı)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/isletmenizi-guvence-altina-alin-50</guid>
                <description><![CDATA[İşletmenizi Güvence Altına Alın]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İş dünyası, birçok belirsizlikle dolu bir alan. Girişimciler için başarıya giden yolda birçok zorlukla karşılaşmak kaçınılmazdır. İşletmelerin bu belirsizliklere karşı korunması, sürdürülebilir bir başarı için önemlidir. İşte bu noktada, iş yeri sigortaları hayati bir rol oynar.</p>

<p>İş yeri sigortaları, işletmelerin olası risklere karşı mali koruma sağlayan önemli bir araçtır. İş kazaları, doğal afetler, hırsızlık gibi beklenmedik olaylar işletmeleri olumsuz etkileyebilir. İş yeri sigortaları, bu tür durumlarda işletmenin finansal stabilitesini korumak ve yeniden ayağa kalkmasına yardımcı olmak amacıyla tasarlanmıştır.</p>

<p>Bu sigortalar genellikle işletmenin mülkiyetini, çalışanlarını ve müşterilerini kapsar. İş yerinde meydana gelebilecek yangın, su baskını gibi olaylara karşı mülkiyet sigortası işletmeyi korurken, çalışanlar için sağlık sigortası ve iş kazası sigortası iş güvenliği açısından önemlidir. Ayrıca, müşterilere zarar verme riskine karşı sorumluluk sigortası da işletmelerin sıkça tercih ettiği bir poliçedir.</p>

<p>İş yeri sigortalarının bir diğer avantajı da işletmeye olan güveni artırmasıdır. Müşteriler, bir işletmenin güvence altında olduğunu bilmek isteyeceklerdir. Ayrıca, çalışanlar da kendilerini güvende hissederse daha verimli çalışabilirler.</p>

<p>Ancak, iş yeri sigortası seçerken dikkatlice değerlendirme yapmak önemlidir. Her işletmenin ihtiyaçları farklıdır ve doğru sigorta poliçesini seçmek, işletmenin özel koşullarını göz önünde bulundurmayı gerektirir. Profesyonel sigorta danışmanlarıyla çalışmak, işletmelerin ihtiyaçlarına uygun en iyi poliçeyi seçmelerine yardımcı olabilir.</p>

<p>Sonuç olarak, iş yeri sigortaları işletmelerin geleceğini güvence altına almanın önemli bir adımıdır. Olası risklere karşı hazırlıklı olmak, iş dünyasında uzun vadeli başarıya giden yolda önemli bir avantaj sağlar. Unutmayalım ki, güvende olmak her işletme için bir zorunluluktur.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 24 Mar 2024 14:45:16 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2023/10/rgamze-onay-unturk-1698309481.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kadınlar ve Erkekler: İletişimde Zihin Okuma Tuzağı</title>
                <category>Sultan Ateşoğlu - Aile Danışmanı</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/kadinlar-ve-erkekler-iletisimde-zihin-okuma-tuzagi-49</link>
                <author>atesoglu.sultan59@gmail.com (Sultan Ateşoğlu - Aile Danışmanı)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/kadinlar-ve-erkekler-iletisimde-zihin-okuma-tuzagi-49</guid>
                <description><![CDATA[Kadınlar ve Erkekler: İletişimde Zihin Okuma Tuzağı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Yakın zamanda tanıdığım bir çift arasında geçen bir iletişim örneğinden bahsetmek istiyorum. Malum, çok yakın zaman önce sevgililer günüydü ve çiftimiz birbirlerine hediyeler alacaktı. Her ikisi de hızlıca ilk akıllarına geleni aldı. Ancak, erkeğin beklentisi ile kadının beklentisi farklıydı, ama birbirlerine bu beklentilerini söylemediler. Ardından, erkeğin doğum günü geldi ve kız arkadaşı ona kullanması için gözlük aldı, erkeğin bir arkadaşının da tavsiyesi ile. Kadının doğum günü geldiğinde ise erkek ne alacağını bilmiyordu ve düşünüyordu. Kadın ne istediğini açıkça söylemeyi tercih etti bir cesaretle. Erkek, "Beni çok rahatlattın, ne alacağım diye düşünüyordum" dedi ve hediye alındı. Kadın alınan hediyeyi bir arkadaşına söylediğinde, "Yani sen söyledin, o düşünmedi" dedi. Kadın beklediği cevabı almıştı arkadaşından çünkü biliyordu ki birçok kadın zihninin okunmasını ister. Ama o bunu yapmadı ve sonunda çok mutlu oldu.</p>

<p style="text-align:justify">İlişkilerde yapılan en büyük hata aslında zihin okuma. Peki, nedir bu "zihin okuma"? Bu kavram, partnerlerin birbirinin düşüncelerini ve duygularını anlamasını ya da tahmin etmesini ifade eder. Bu, çoğu zaman bir partnerin diğerinin isteklerini veya ihtiyaçlarını tahmin etmesini beklemek anlamına gelir. Ancak, gerçekte bu beklenti ne kadar gerçekçidir?</p>

<p style="text-align:justify">Çok farklı duygular, düşünce biçimleri, talepler hatta deneyimler saklı iken her bireyin içinde bir başkasından bunu beklemek biraz fazla değil mi? Yıllardır birbirini tanıdığını söyleyen çiftler bile bazı zamanlarda partnerinin yaptığı bir harekete ya da söylediği bir söze şaşırdığını ifade etmez mi? Eğer her seferinde partnerimizden atacağımız her adımı tahmin etmesini ve ona göre davranmasını beklersek, bu o kişi için çok zorlayıcı olmaz mı? Aynısını yaşadığınızı düşünün lütfen. Bir süre sonra yorulmaz mısınız? Zihin okumaya çalışmaktan zihniniz, sonra da ilişkiniz yorulur ve kaçınılmaz tartışmalar başlayabilir.</p>

<p style="text-align:justify">Bu tuzağa düşmeyelim lütfen. İlişkilerde en önemli şey açık iletişimdir. Sanırım bir de erkek zihni ile kadın zihni arasındaki farklılıkları kabul etmek ile işe başlamak gerekiyor. Örneğin, genellikle kadınlar daha duygusal ve detay odaklı bir iletişim tarzına sahipken, erkekler daha çözüm odaklı, kısa ve net bir iletişim tarzı benimserler. Kadınlar genellikle duygularını ve düşüncelerini daha açık bir şekilde ifade ederken, erkekler daha az duygusal ifade edebilirler. Kadınlar genellikle daha duygusal olarak kabul edilirken, erkekler daha sakin ve soğukkanlı olarak algılanır. Kadınlar genellikle duygusal ipuçlarına daha hassas olabilirken, erkekler bu tür sinyalleri daha az fark edebilirler. Erkekler genellikle problemleri çözmeye odaklanırken, kadınlar genellikle problemleri paylaşmaya ve empati göstermeye odaklanır. Erkekler genellikle doğrudan çözüm önerileri sunarken, kadınlar genellikle daha destekleyici bir rol alırlar. Kadınlar genellikle daha duygusal olarak bağlılık gösterirken, erkekler daha bağımsız davranışlar sergileyebilirler. Kadınlar genellikle ilişkilerde daha fazla duygusal bağlılık ararlarken, erkekler genellikle özgürlüklerine ve kişisel alanlarına daha fazla önem verirler. Ama bu örnekler elbette kişiden kişiye de değişiklik gösterebilir.</p>

<p style="text-align:justify">Bir ilişkide kalmak istiyorsak, partnerimizi tanımaya çalışmak, tanıyabildiğimiz yönlerine göre hareket etmek, kendimizi tanıtmayı ihmal etmemek gerekir. İlişkilerin en başında herkes gizemli bir şekilde birbirini tanıma oyununa girer ve bu çok da keyifli gibi gelebilir. Ancak, bu süreçte, açık iletişim ve anlayışın güçlü bir temel oluşturduğunu unutmamalıyız. Herkesin farklı bir dünya olduğunu ve zihin okumanın zorlayıcı ve hatta haksız beklentilere yol açabileceğini kabul etmek, ilişkilerimizi daha sağlam ve tatmin edici hale getirebilir. Sonuç olarak, partnerler arasında anlayış ve empatiyle dolu bir iletişim, ilişkilerin başarısını destekleyen en önemli unsurlardan biridir.</p>

<p style="text-align:justify">Sevgiyle Kalın…</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 24 Mar 2024 14:42:23 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2024/02/sultan-atesoglu-aile-danismani-1707228986.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü</title>
                <category>Damla Bul - Yönetici</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/canakkale-zaferi-ve-sehitleri-anma-gunu-48</link>
                <author>damlamette@gmail.com (Damla Bul - Yönetici)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/canakkale-zaferi-ve-sehitleri-anma-gunu-48</guid>
                <description><![CDATA[Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın bu toprak, bir devrin battığı yerdir. Efsanevi bir direnişin, kahramanlık destanının yazıldığı yer. Bu topraklar, bir milletin varoluş mücadelesinin en önemli simgesi olan Çanakkale'dir.</p>

<p>Çanakkale Savaşı, Türk tarihinin olduğu kadar dünya tarihinin de bir mihenk taşıdır. İngiltere önderliğinde tüm dünyadaki işgalci emperyalist güçlere Türk'ün gücünü göstermiştir. Kahraman Türk Orduları, "Çanakkale Geçilmez" demiş ve düşman ordularını def etmeyi başarmıştır.</p>

<p>Osmanlı Devleti, eski şahlanışını yakalamak için girdiği 1. Dünya Savaşı'nda ne yazık ki istediği gibi bir sonuç elde edemedi. İtilaf devletleri, Osmanlı Devleti'ni hedef alarak Çanakkale'ye sayısız mühimmat ve asker yığmayı planladılar. Amaçları, Çanakkale ve İstanbul Boğazları'nı ele geçirerek Rusya'ya yardım etmek ve Osmanlı'yı tarih sahnesinden silmekti.</p>

<p>1915'te İtilaf Devletleri, Çanakkale Boğazı'na saldırarak topa tuttular. Ancak, Türk askerinin ve komutanlarının kararlılığı ve stratejik hamleleri, düşmanı durdurdu ve büyük darbeler vurdu. Denizlerde elde edilen başarılar, karadaki mücadeleyi de etkiledi ve Kahraman Türk Ordusu, Çanakkale'de tarih yazdı.</p>

<p>Bu zafer, Mustafa Kemal'in de vatan severliğinin simgesidir. O, Çanakkale'de gösterdiği üstün stratejik zeka ve liderlikle düşmanı bozguna uğratmış ve Türk milletine umut vermiştir. Çanakkale, Mustafa Kemal'in askeri dehasını ve vatanseverliğini gösterdiği bir dönüm noktasıdır.</p>

<p>Türk askeri, donanım ve malzeme eksikliğine rağmen, vatan sevgisi ve azmiyle üstesinden gelmiştir. Birçok asker, savaş alanında yiğitçe mücadele ederken, arkalarında sevdikleri ve aileleri bırakmışlardı. Ancak vatanları için her türlü fedakarlığı yapmaktan çekinmediler.</p>

<p>Bugün, Çanakkale Zaferi'nin 109. yılını kutlarken, şehitlerimizi saygı ve minnetle anıyoruz. Onlar, vatan için canlarını seve seve feda eden kahramanlar olarak tarihe geçtiler. Atamıza, onbeşlilere, analarının kınalı kuzularına, tıbbiyelilere, liselilere, kadın-erkek, genç-yaşlı demeden tüm şehitlerimize rahmet olsun. Ruhları şad olsun.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 24 Mar 2024 14:41:46 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2023/10/damla-bul-1698309936.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ÇANAKKALE</title>
                <category>Gülşah Engin -  Yönetici</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/canakkale-47</link>
                <author>gulsahe_1980@hotmail.com (Gülşah Engin -  Yönetici)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/canakkale-47</guid>
                <description><![CDATA[ÇANAKKALE]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">18 Mart 1915 tarihin en b</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">ü</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">y</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">ü</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">k donanmalarına karşı kazanılmış bir zaferdir.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Mermilerin sicim gibi yağdığı bir savaş meydanıdır.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">İki merminin havada </span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">ç</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">arpışıp ,mermilerin birbirini vurduğu cephedir.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Bu savaş tarihin akışını değiştimiştir.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Seyid Onbaşının 276 kiloluk top mermisini sırtında taşıdığı destandır.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Mustafa Kemal'in 'Ben size taarruzu değil </span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">ö</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">lmeyi emrediyorum' dediği bir inan</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">ç</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">tır.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">T</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">ü</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">rkiye'nin tarihi a</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">ç</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">ısından da </span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">ö</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">nemlidir bu savaş, buradaki komutanların bazıları&nbsp; daha sonra Kurtuluş savaşı'nda da savaştı;ardından da modern T</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">ü</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">rkiyenin kurulmasında başrol</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">ü</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif"> oynadı.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">'</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Ü</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">z</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">ü</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">m hoşafı ,yarım ekmek ,yağlı buğday </span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">ç</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">orbası ' bunların aynı anda değildi ayrı ayrı </span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">ö</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">ğ</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">ü</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">n yada g</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">ü</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">n olduğunu d</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">ü</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">ş</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">ü</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">n</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">ü</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">n savaş meydanında .</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Bu yazdıklarım okullarda hepimize </span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">ö</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">ğretilenlerdi .</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Ç</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">anakkale destanın birde kulaktan kulağa anlatılan hikayeleri var o y</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">ö</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">rede tarihi bir gezi yaptığınızda </span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">ö</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">n</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">ü</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">n</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">ü</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">ze </span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">ç</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">ıkacaktır bu hikayeler.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Okula başlamadan daha </span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Ç</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">anakkale Savaşını, destanı tekrar tekrar dinlemiştik.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Okul hayatımda ilk gittiğim okul gezisi </span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Ç</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">anakkale'ye idi ve daha </span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">ö</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">nce hi</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">ç</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif"> gitmemiştim.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Etkisinden uzun s</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">ü</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">re </span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">ç</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">ıkamamıştım sanki anlatılanları oraya gidince g</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">ö</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">z</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">ü</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">mde canlandırmış ve inanmakta zorlanmıştım.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Biz o </span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">ç</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">ocuk aklımızla dinlediğimiz heryeri g</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">ö</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">rmenin heyecanı i</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">ç</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">inde dolaştık oraları.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">O g</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">ü</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">nleri ve yaşananları anlamaya </span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">ç</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">alışarak dolaştık bir s</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">ü</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">r</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">ü</span></span> <span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">ö</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">ğrenci.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">18 Mart </span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Ç</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">anakkale Zaferi </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Aziz şehitlerimizi Rahmet ve Ş</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">ü</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">kranla anıyoruz .</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Size layık olabilmek en b</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">ü</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">y</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">ü</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">k gayemiz .</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Saygılarımla </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">G</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">ü</span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">lşah ENGİN </span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 24 Mar 2024 14:40:55 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2023/11/gulsah-engin-1700324049.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Eyvah Panik!</title>
                <category>Büşra DELİKAN SEZER - Uzm.Klinik Psikolog</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/eyvah-panik-46</link>
                <author>busra-delikan@hotmail.com (Büşra DELİKAN SEZER - Uzm.Klinik Psikolog)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/eyvah-panik-46</guid>
                <description><![CDATA[Eyvah Panik!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Müsadenizle bugün panik atak hakkında yazmak istedim. Neden mi? Panik atak &nbsp;konusunda yapılan konuşmalar ve artış dikkatimi çektiği için bugün bu konuya yer vermek istiyorum. ‘’Kalbim hızlı atıyor! Boğuluyorum! Kalp krizi geçiriyorum!” gibi korkutucu cümleler bunlar değil mi?&nbsp;<br />
Nedir bu Panik Atak? Beklenmedik zamanlarda ortaya çıkıyor ve büyük bir korku halinde sıkıntılı zamanlar, dakikalar, günler geçirmenize sebep olan bir nöbet. 10-20 belki 30 dakikanızı alan ve kendiliğinden geçen bir süre. Bu geçirilen süre uzun vadede insan zihnini epey yıpratıyor. Kişiden kişiye farklılık gösteren bazı belirtiler şunlardır; korku, ezici ve korkunç duygular, kontrol kaybı, mide bulantısı, baş dönmesi, artan nabız hızı, göğüs sıkışması, nefes darlığı ve zor nefes alma, vücut sıcaklığında değişimler…<br />
Bu belirtilerin sonucu ciddi bir zihinsel yorgunlukla birlikte ruhsal sorunları beraberinde getirmektedir. Kalıcı bir iyileşme sağlamak için muhakkak bir psikolojik &nbsp;destek alınması gerekmektedir. Panik ataklarınız hayat kalitenizi olumsuz yönde etkiliyor ve şiddetli ise profesyonel yardım için terapiye başlamak mental sağlığınız için oldukça önemlidir.</p>

<p>Uzm.Klinik Psk.Büşra Delikan Sezer</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 24 Mar 2024 14:40:02 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2023/11/busra-delikan-sezer-1700067683.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çorlu’da Yatırım Fırsatları ve Potansiyel</title>
                <category>Birgül Özdemir</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/corluda-yatirim-firsatlari-ve-potansiyel-45</link>
                <author>birgulo@remaxlavanda.com.tr (Birgül Özdemir)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/corluda-yatirim-firsatlari-ve-potansiyel-45</guid>
                <description><![CDATA[Çorlu’da Yatırım Fırsatları ve Potansiyel]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Çorlu, Tekirdağ ilinin en büyük ilçelerinden biridir ve yatırımcılar için cazip fırsatlar sunmaktadır. İşte Çorlu’da yatırım yapmanın bazı nedenleri:</p>

<p>Stratejik Konum:</p>

<p>Çorlu, İstanbul’a yakın bir konumda bulunmaktadır. Bu, lojistik açıdan avantajlıdır ve İstanbul’a kolay erişim sağlar.</p>

<p>Tekirdağ Limanı, Çorlu’ya yakındır ve denizyolu taşımacılığı için önemli bir merkezdir.</p>

<p>Sanayi ve Üretim:</p>

<p>Çorlu, sanayi ve üretim sektöründe büyümekte olan bir ilçedir.</p>

<p>Özellikle tekstil, otomotiv, gıda, kimya ve lojistik gibi sektörlerde yatırım yapmak için uygun bir ortam sunar.</p>

<p>Ekonomik Büyüme:</p>

<p>Çorlu, son yıllarda hızla büyüyen bir ekonomiye sahiptir.</p>

<p>Yatırım yapmak, bu büyümenin bir parçası olmanızı sağlar.</p>

<p>Altyapı ve Ulaşım</p>

<p>Çorlu, gelişmiş bir altyapıya ve ulaşım ağına sahiptir. Karayolu ve demiryolu bağlantılarıyla İstanbul'a ve diğer büyük şehirlere kolay erişim sağlar. Bununla birlikte, Çorlu Havalimanı'nın da bölgenin ulaşım potansiyelini artırdığı göz ardı edilmemelidir.</p>

<p>Yatırım Teşvikleri:</p>

<p>Türkiye genelinde olduğu gibi Çorlu’da da yatırımcılara teşvikler sunulmaktadır.</p>

<p>Ekonomi Bakanlığı’nın Yatırım Teşvik Sistemine göz atabilirsiniz Çorlu, yatırımcılar için büyüme potansiyeli taşıyan bir bölgedir. Sanayi ve ticaret alanında faaliyet gösteren işletmeler için ideal bir yer olan Çorlu, aynı zamanda çevre dostu ve sürdürülebilir yatırımlara da olanak sağlamaktadır. İyi bir araştırma ve doğru strateji ile burada yatırım yapmak, gelecekteki başarı için önemli bir adım olabilir.<br />
Profesyonel Gayrimenkul Danışmanı<br />
Birgül Özdemir</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 08 Mar 2024 22:24:29 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2024/02/birgul-ozdemir-1707229910.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kimseyle Kıyaslama</title>
                <category>Büşra DELİKAN SEZER - Uzm.Klinik Psikolog</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/kimseyle-kiyaslama-44</link>
                <author>busra-delikan@hotmail.com (Büşra DELİKAN SEZER - Uzm.Klinik Psikolog)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/kimseyle-kiyaslama-44</guid>
                <description><![CDATA[Kimseyle Kıyaslama]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İnsanlar neden sürekli kıyaslama yapar? Anne çocuğunu başkalarıyla, çalışanlar diğer çalışanlarla, çiftler diğer çiftlerle sürekli kıyaslama yapar. Maruz mu bırakılıyoruz yoksa maruz mu ediyoruz kendimizi? Bu durum zaman zaman karmaşık duygulara yol açabiliyor.<br />
Kıyaslama kelimesi yerine mukayese de diyebiliriz. Türk Dil Kurumu bu tanımı yapmaktadır. Bu tanımı düşünürsek eğer, kişi özgün olma konusunda sekteye uğratan bir eylem olduğunu görmekteyiz.&nbsp;</p>

<p>Maslow Teorisindeki ilk ihtiyacımız fizyolojik ihtiyaçlarımız olduğunu biliyoruz. Yani bizlerin yaşamını devam ettiren ihtiyaçlarımızdır aslında. Ondan sonra güvenlik ihtiyacı gelmektedir. Ailede, toplumda, ortamda güvende olmak isteriz ve bu teoriye göre üçüncü ihtiyaç alanımız ise ait olma ve sevgi ihtiyacımız gelmektedir. İlişki kurmak, kabul görmek, ait olmak gibi ihtiyaçlardır.&nbsp;</p>

<p>Mesela çocuk, aile içinde başkalarıyla davranışları, başarısı ya da dış görünüşü ile karşılaştırıldığında ait olma ihtiyacını giderememiş oluyor. Ya da çalışan bir kişi; işyerinde kıyaslama ile karşılaştığında düşük motivasyon ile işine devam etmeye başlıyor ve yine ait olma ihtiyacı karşılanmamış oluyor. Sevgi ve ait olma duygusu kıyaslamayla yaralı bir kişi, kendi performansını etkin kullanmak konusunda da sıkıntılı olmaya başlıyor.&nbsp;<br />
Peki neden insanlar kıyaslama yapar? Temelinde değersizlik duygusu yatıyor. Bu duygu da öfke krizleri ile ortaya çıkabiliyor.&nbsp;<br />
Sıkça karşılaştığımız bu sorunu toplumumuzda ‘kendimizi kendimiz’ olarak kabul etme yetimizi geliştirerek olumlu yönde değiştirebiliriz diye düşünüyorum.</p>

<p>Sevgilerle<br />
Uzm.Klinik Psk.Büşra DELİKAN SEZER</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 08 Mar 2024 22:23:39 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2023/11/busra-delikan-sezer-1700067683.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hayır demekte zorlanan ama hayır demesi gereken herkese hepimize, öz saygımıza ithafen ...</title>
                <category>Damla Bul - Yönetici</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/hayir-demekte-zorlanan-ama-hayir-demesi-gereken-herkese-hepimize-oz-saygimiza-ithafen-43</link>
                <author>damlamette@gmail.com (Damla Bul - Yönetici)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/hayir-demekte-zorlanan-ama-hayir-demesi-gereken-herkese-hepimize-oz-saygimiza-ithafen-43</guid>
                <description><![CDATA[Hayır demekte zorlanan ama hayır demesi gereken herkese hepimize, öz saygımıza ithafen ...]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Aslında birçok kişiye göre hayır demenin zor kısmı; gücünü göstermek ile ilişkimizi korumak arasındaki yaşanan gerilimdir. Bu gerilim duygusu aslında kişide sıkışmışlık hissi yaratır. Hayır demek yerine, sineye çekmek, saldırmak ve sakınmak yöntemlerini sıklıkla kullanırız. Bu durumda da her şeye evet dediğimizde kendi istek ve duygularımızı ortaya koymak yerine çevrimizdekilerin istedikleri gibi davranmaya başlıyoruz. Onların bizim adımıza seçim yapmasına izin veriyor halde buluruz kendimizi. Çoğu zaman da kendi isteklerimizi erteliyor ya da görmezden geliyoruz. Kendi istek ve duygularımızdan bastırıldığında da maalesef aslında bu öfkeyi en yakınlarımızda bulunan kimselere yansıtıveriyoruz.</p>

<p>Peki nasıl hayır diyebiliriz?</p>

<p>Kendi duygularımızı uygun bir şekilde iletirsek, cevabımız olumsuz bile olsa karşımızdaki kişiyi incitmeyecektir. Suçlamadan, sadece kendi istek ve duygularınızı ifade ederek hayır diyebiliriz.</p>

<p>Pozitif hayır burada işleri çözecektir. Pozitif hayırda kilit nokta saygıdır. Ve tüm kapıları açar.Böylece, kişisel dayanıklılık ve gelişimimizi desteklemiş oluruz.</p>

<p>Unutmayalım ki hayır da hayır vardır…</p>

<p>Daha çok sevilmek, sayılmak, huzur ortamında yaşamak, çatışmadan uzak kalmak uğruna kaçırdığımız sınırlarımız hapishanemize dönüşmesin. Bir gün bizi biz olmaktan vazgeçirebilecek bir seçimle yüz yüze kalabilir evet demek zorunda kalabiliriz. Bu gibi durumların tüm yaşantımızı etkilemesine izin vermeyelim, yaşam bahçemizin bahçıvanı olalım, çiçeklerimiz solmasın. Hem hayır demek, nezaketsizlik değildir.</p>

<p>Özgürleşelim, hayır diyelim…</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 08 Mar 2024 22:22:47 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2023/10/damla-bul-1698309936.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Mesleki Sorumluluk Sigortaları: Güvence Altında Kalın</title>
                <category>R.Gamze Onay Üntürk - Sigortacı</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/mesleki-sorumluluk-sigortalari-guvence-altinda-kalin-42</link>
                <author>axagamze@hotmail.com (R.Gamze Onay Üntürk - Sigortacı)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/mesleki-sorumluluk-sigortalari-guvence-altinda-kalin-42</guid>
                <description><![CDATA[Mesleki Sorumluluk Sigortaları: Güvence Altında Kalın]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzde iş dünyası giderek karmaşık hale geliyor ve işletmeler bir dizi riskle karşı karşıya kalıyor. Bu risklerin başında, hatalar veya ihmaller nedeniyle ortaya çıkabilecek mali zararlar geliyor. İşte bu noktada, mesleki sorumluluk sigortaları işletmelere büyük bir güvence sağlıyor.</p>

<p>Mesleki sorumluluk sigortası, bir işletmenin veya profesyonelin, sunduğu hizmetler veya ürünler nedeniyle müşterilerine veya üçüncü taraflara verebileceği zararlar karşısında koruma sağlar. Bu sigorta, hukuki masrafların yanı sıra tazminat ödemelerini de içerebilir. Özellikle danışmanlık, mühendislik, tıp, hukuk gibi mesleklerde faaliyet gösterenler için hayati bir öneme sahiptir.</p>

<p>Mesleki sorumluluk sigortaları, işletmelerin itibarlarını korumak için kritik bir rol oynar. Bir hata veya ihmalden kaynaklanan bir mali zarar durumunda, bu sigorta işletmelerin finansal açıdan güvende olmasını sağlar. Ayrıca, müşteriler için de bir güven unsurudur; işletmelerin profesyonel standartlara uygun hareket ettiğini gösterir.</p>

<p>Özellikle küçük işletmeler ve serbest meslek sahipleri için, bir hata veya ihmal durumunda ortaya çıkabilecek maliyetler tahmin edilenden çok daha yüksek olabilir. Mesleki sorumluluk sigortası, bu tür durumların finansal yükünü hafifletir ve işletmelerin uzun vadeli sürdürülebilirliğini sağlar.</p>

<p>Ancak, mesleki sorumluluk sigortalarının tam kapsamını anlamak ve en uygun poliçeyi seçmek önemlidir. Sigorta şirketleri arasında fiyatlar, kapsamlar ve koşullar farklılık gösterebilir. İşletmelerin ihtiyaçlarını ve risklerini dikkate alarak, doğru sigorta planını belirlemek kritiktir.</p>

<p>Sonuç olarak, mesleki sorumluluk sigortaları, işletmelerin ve profesyonellerin karşılaşabileceği risklere karşı önemli bir güvenlik ağı sağlar. Bu sigortalar, işletmelerin sürdürülebilirliğini sağlarken, müşterilerin de korunmasını garanti altına alır. İşletmelerin bu önemli sigorta türünü göz ardı etmemesi ve doğru poliçeyi seçmesi kritik öneme sahiptir.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 08 Mar 2024 22:22:29 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2023/10/rgamze-onay-unturk-1698309481.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KADIN</title>
                <category>Gülşah Engin -  Yönetici</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/kadin-41</link>
                <author>gulsahe_1980@hotmail.com (Gülşah Engin -  Yönetici)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/kadin-41</guid>
                <description><![CDATA[KADIN]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>ABD’in New York kentinde, bir dokuma fabrikasında kadınlar daha iyi koşullarda çalışmak için greve başladı. Polisin devreye girmesiyle olaylar büyüdü ve işçilerin kilitlendiği fabrikada çıkan yangında 129 kadın hayatını kaybetti. İstedikleri ise; eşit işe eşit ücret ve doğum izniydi.1800’lerde bu başkaldırının ana merkezi kadınlardı. Bir anma günü olan 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü birçok kadın için zincirlerin kırılma hikayesidir.</p>

<p>Türkiye’de yıl 1926 Medeni Yasa’nın kabulüyle birlikte çağdaş haklardan yararlanan kadınlarımız, 1930 yılında belediye seçimleri sonrasında da 1934 yılında millet vekilliği seçme ve seçilme hakkını elde etmiştir.</p>

<p>Bugün benim de hala tekstil sektöründe çalışıyor, kadın -erkek haklarının eşit olduğuna tanıklık ediyor olmam sebebiyle ;1800’lü yıllarda yaşayan o kadınlara teşekkür etmem gerekli.</p>

<p>Her insan eşittir ilkesiyle çalışıyoruz, bu konuda şanslılardan biriyim. Bir kadın olarak hak ettiğim her seviyede çalıştım. Kadın olmam hiçbir zaman iş hayatındaki kariyerimde bir engel olmadı.</p>

<p>İş hayatımdaki basamakları çıkarken de hep destek gördüm. Her bir bölümde mutlaka çok başarılı kadın ya da kadınlar var. Müdür, şef, direktör, bölüm sorumlusu, süpervizör pozisyonlarında kadınlar mutlaka var. Yirmi dört yıldır çalıştığım tekstil sektöründe hep oldular.</p>

<p>Ben bugün geri dönüp baktığımda kadınlara önem ve kıymet veren bir fabrikada çalışıyorum bu yirmi dört yıldır böyle.</p>

<p>Çalışma hayatında kadın erkek yoktur ,çalışan vardır.</p>

<p>Kadınların ailede, toplumda, iş hayatında, kanunlarda, mahkemelerde, seçimlerde ve nüfus sayımlarında yer alması tarihle farklı ülkelerde farklı zamandadır.</p>

<p>Mustafa Kemal Atatürk’ün kadınları her alanda çalışmak için yetiştirme çabası da paha biçilemez.</p>

<p>Türk edebiyatının ve İslam coğrafyasının ilk kadın romancısı Fatma Aliye Topuz’dur.1895-1906 yılları arasında yayımlanan kadın dergisi “Hanımlara Mahsus”ta ve dönem dergilerinde ‘Bir Hanım ‘imzası ile yazılarını kaleme aldı. Yazar Topuz, evliliğinin ilk 10 yılında eşinden gizli kitap okumuş eşinin tutumu değiştikten sonra tercümeler yapmaya başlamıştır.</p>

<p>Bu hayat hikâyesi de gösteriyor ki kadın çok uzun yıllar bir şey yapabilmek için bir erkeğin onayına ihtiyaç duymuş. Kimi zaman bir eş, bir baba ya da erkek kardeş kadın adına karar vermiş ya da izin vermiş.</p>

<p>Cumhuriyet tarihinin ilk kadın yüksek mimarı ve İstanbul Güzel Sanatlar Akademisinin ilk kadın mezunlarından Münevver Belen Gözeler, devletin birçok kademelerinde çalışmıştır ve 1935 yılı PTT binaları onun mimarı projelerindendir. Onun da hayatında birçok projede birlikte çalıştığı ve yakın arkadaşı olan Leman Tomsu en büyük destekçisidir.</p>

<p>İlk kadın avukat: Süreyya Ağaoğlu</p>

<p>İlk kadın arkeolog: Jale İnan</p>

<p>İlk kadın doktor: Safiye Ali</p>

<p>İlk kadın diplomat: Adile Ayda</p>

<p>İlk kadın tiyatro oyuncusu: Afife Jale</p>

<p>İlk kadın gazeteci: Selma Rıza</p>

<p>Bu liste uzayıp gitmekte kadınların olmadığı hiçbir meslek kalmadı günümüzde.</p>

<p>Hepimizin hayatını bir kadın başlattı bir kadın karnımızı doyurdu ilk önce.</p>

<p>Tuvaletimizi yapmayı öğretti, ayakkabımızı bağlamayı belki de.</p>

<p>İş hayatında idarecimiz, evde sırdaşımız ya da ablamız hep aynı kadın oldu.</p>

<p>İlk arkadaşımız belki bir kadındı, belki ilk öğretmenimiz bir kadındı.</p>

<p>İş hayatında anne rolünü sürdüren bir kadın dokundu belki hayatımıza.</p>

<p>En ihtiyaç duyduğumuzda sıcacık bir omuz oldu belki de kadın.</p>

<p>Adına ne derseniz deyin kadın her yere yakışan her işi başarıyla yürüten ayrıcalıklı bir insan.</p>

<p>Hayatımdaki tüm kadınlara teşekkür ederim bana dokundukları için ve tabii ki benim için değerli olan erkekleri doğurdukları için.</p>

<p>Bu gazetede yazmamı sağlayan bir kadın, gazetenin sahibi bir erkek ama onu doğuran bir kadın.</p>

<p>Kadın erkek değil, insan olarak görmeye başladığımızda her şey rayına oturmuş gidiyor olacak. Sevgi her şeyi çözer.</p>

<p>Benim kadar şanslı iş hayatınız olsun diliyorum.</p>

<p>8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günümüz Kutlu Olsun.</p>

<p><br />
&nbsp;</p>

<p>Gülşah KEZER ENGİN</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 08 Mar 2024 22:20:36 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2023/11/gulsah-engin-1700324049.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü</title>
                <category>Sultan Ateşoğlu - Aile Danışmanı</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/8-mart-dunya-emekci-kadinlar-gunu-40</link>
                <author>atesoglu.sultan59@gmail.com (Sultan Ateşoğlu - Aile Danışmanı)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/8-mart-dunya-emekci-kadinlar-gunu-40</guid>
                <description><![CDATA[8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif">Doğduğun aileyi, anne babanı, doğduğun ülkeyi veya bölgeyi seçme şansın yok. Bildiğin tek şey, bir kadının rahminde başladı yolculuğun ve aynı kadının seni dünyaya getirme mücadelesini, koşullarını bilmeden de vakti geldiğinde doğumun gerçekleşti. Aynı kadın seni hayatta tutabilmek için var gücüyle çabaladı, yemedi yedirdi, içmedi içirdi, belki de kendi yaşamında ona sunulmayan tüm imkânları sana sunmak veya kendisinin yaşadığı kötü deneyimleri senin yaşamaman için çeşitli fedakârlıklar yaptı.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif">Bizim ülkemizde olduğu gibi başka ülkelerde de o kadının doğumunu gerçekleştirdiği insan yavrusunun cinsiyeti önem arz ediyordu. Elbette şimdilerde bu biraz daha aşılmış olsa da bu var olan bir durumdu. Dünyaya gelen insan yavrusu erkek ise başka bir etki, kız ise başka bir etki olurdu. Kız çocuk olduğu öğrenildiğinde kadının hastanede tek bırakıldığı, evde desteksiz bırakıldığı, yüzüne karşı hakaretler edildiği dönemler çok da uzak sayılmaz. Ama erkek ise davullar, zurnalar ile kutlama yapılırdı.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif">Doğumu gerçekleştiren kadının derdi 9 ay karnında taşıdığı ve her şeyden hatta bazen kendinden sakındığı yavrusunu sağ salim dünyaya getirmek iken çevresinin derdi fazladan uzvunun olup olmayacağı idi. Erkek adamın erkek çocuğu olur sözü ile devam eden gelenekler… Bunu en çok yapan da kadınlar değil miydi? Kayınvalideler gelinine soyunu devam ettiremeyeceği için hakaret eder, aşağılardı. Kendisi erkek çocuk dünyaya getirmiş, gücü vardı, gelini güçlensin diye değil ama o soyun devam etmesi ve erkek çocuğunun gücünü kanıtlamak idi derdi belki de. Kendisinin de bir kadın olduğunu unutarak ve başka bir kadından geldiğini de unutarak. Ne acı…</span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif">Erkek ve kadın olarak birbirine o kadar bağımlı olan canlılardan birinin varlığının diğerinden üstün tutulmasını aklım ve kalbim kabul etmedi. Elbette yazılabilecek çok şey var ama burası o köşe değil. Kadının mücadelesi doğduğu ailede başladı işte böylece. Ailede yaşanan bu hor görme alışkanlığı maalesef ki toplumsal hayatta, iş hayatında, siyasette de kendini gösterdi. Çalışma hayatına katılan 129 işçinin çalışma koşullarını protesto etmek amacıyla yapmış olduğu grev sonucunda aynı fabrikada çıkan yangın ile hayatlarını kaybetmesi kadınları yıldırmadı, mücadelenin daha da güçlü olarak devam etmesinin gerektirdiğini gösterdi. Bir ülkede başlayan bu başkaldırış birçok ülkeye yayıldı ve tüm kadınlar “Biz Varız” demeye başladılar. Yıllar sonra bu günün özel bir gün ilan edilmesi ile meşruiyet kazandı.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif">8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü ülkemizde de çeşitli etkinliklerle kutlanmaya devam etmekte olup kadının yeri, önemi hakkında farkındalık kazandıran konferanslar yapılmaktadır. Kadının varlığının değerini bu etkinliklerle insanlara anlatmaya çalışıyor olmak benim için hala düşündürücüdür. Hatta bazen o etkinliklere katılan insanların konuşmalar esnasında akıllarından geçeni duyabilmek isterim. Bazıları sadece görünmek için gelmiştir ve “Ne anlatıyor bunlar, bizim annelerimiz kadın değil miydi? Evde oturur, babamın ayaklarını yıkar, arada tokadını yerdi. Ne var yani”, bazıları eşlerinin elinden tutup “ben han, o hanım, ikimiz bir olmazsak nasıl bir hal içinde oluruz, en değerlim”, kimisi “kadının sırtından sopayı, karnından sıpayı eksik etmeyeceksin. Baksana şunlara sürmüş sürüştürmüş gelmişler, ayıp” diyebilirler mi?</span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif">Kadının değdiği her yer güzelleşir diyoruz. Peki, bu sadece söz de mi kalıyor? Kadınların sadece bir ev içindeki düzeni sağlamakta mı becerikli olduğunu sanıyorsunuz. Kadın önce bir eve, bir aileye, çocuğa, eşine verir düzeni, fırsat verildiğinde de topluma, çalıştığı iş yerine, ilçesine, ülkesine…. Kadınlarımız erkek egemen bir toplumda var olma savaşını “erkek gibi kadın” iltifatlarından sıyrılarak yapmaya çalışmaktadır. Ne erkekler kadınlaşsın ne de kadınlar erkekleşsin. Farklılıklarımızı biliyoruz savaşımız bunları yok saymakla ilgili değil. Derdimiz güç savaşı vermek de değil. Varlığın kabul edilmesi ile ilgili. Dünya düzeninin tek bir cinsin egemenliğinde olmasına karşıyız sadece.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif">Biz birlikte çok güzeliz. Bunu kabul ettiğimizde ve buna göre davrandığımızda bizden sonra yetişecek olan topluma da İNSAN olmanın değerlerini anlatabiliriz. Aksi halde sözler uçup giden toz taneleridir. Birlikte, daha eşit, daha adil bir dünya için çalışmaya devam edelim.</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 08 Mar 2024 22:20:09 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2024/02/sultan-atesoglu-aile-danismani-1707228986.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Özel Sağlık Sigortaları</title>
                <category>R.Gamze Onay Üntürk - Sigortacı</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/ozel-saglik-sigortalari-39</link>
                <author>axagamze@hotmail.com (R.Gamze Onay Üntürk - Sigortacı)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/ozel-saglik-sigortalari-39</guid>
                <description><![CDATA[Özel Sağlık Sigortaları]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlıkta Güvencenin Yolu</p>

<p>Günümüzde sağlık hizmetlerine erişim, bireyler için hayati bir öneme sahip. Ancak, beklenmedik sağlık sorunlarıyla karşılaşma riski her zaman varlığını korur. Bu noktada, özel sağlık sigortaları sağlık harcamalarını karşılama, acil durumlar için finansal güvence sağlama ve daha iyi sağlık hizmetine erişim imkanı sunar. Özellikle, toplumda sağlık bilincinin artmasıyla birlikte özel sağlık sigortaları daha da önem kazanmaktadır.</p>

<p>Özel sağlık sigortaları, birçok farklı seçenek ve kapsamla sunulmaktadır. Temel sağlık sigortaları genellikle acil durumlar, hastane masrafları ve cerrahi işlemler gibi belirli hizmetleri kapsar. Daha kapsamlı poliçeler ise muayene, tetkik, ilaç masrafları gibi daha geniş bir yelpazede hizmet sunabilir. Bu esneklik, bireylerin ihtiyaçlarına ve bütçelerine göre uygun bir sigorta planı seçmelerine olanak tanır.</p>

<p>Özel sağlık sigortalarının sunduğu avantajlar arasında beklenmedik sağlık harcamalarından korunma, daha hızlı ve rahat sağlık hizmetine erişim imkanı, öncelikli tedavi alma, özel hastanelerde veya doktorlarda muayene olma gibi seçenekler bulunur. Ayrıca, birçok sigorta şirketi sağlık sigortası poliçelerine ek hizmetler de sunar, bu da sigorta kapsamının genişletilmesini ve bireylere daha fazla güvence sağlanmasını sağlar.</p>

<p>Özel sağlık sigortaları, devlet sağlık sistemleri ile kombine edilebilir. Birçok ülkede, kamu sağlık hizmetlerinin yanı sıra özel sağlık sigortaları da bulunmaktadır. Bu durum, bireylere daha geniş bir sağlık hizmeti yelpazesi sunar ve kamu sağlık sistemlerinin yükünü hafifletir.</p>

<p>Ancak, özel sağlık sigortalarının dezavantajları da bulunmaktadır. Özellikle, yüksek primler ve bazı durumlarda kapsam dışı bırakılan sağlık sorunları gibi faktörler maliyetleri artırabilir. Ayrıca, bazı özel sağlık sigortaları belirli yaş grupları veya sağlık geçmişi olan bireyler için daha yüksek primler talep edebilir veya tamamen reddedebilir.</p>

<p>Sonuç olarak, özel sağlık sigortaları sağlık hizmetlerine erişimi artırabilir, beklenmedik sağlık harcamalarından koruma sağlayabilir ve bireylere daha geniş bir sağlık hizmeti yelpazesi sunabilir. Ancak, seçenekleri karşılaştırmak, poliçe detaylarını dikkatlice incelemek ve kapsamlı bir şekilde değerlendirmek önemlidir. Sağlık sigortası seçerken, bireylerin ihtiyaçlarına, bütçelerine ve sağlık geçmişlerine uygun bir planı seçmeleri en önemli adımdır.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 20 Feb 2024 17:40:59 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2023/10/rgamze-onay-unturk-1698309481.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sevgi Günü</title>
                <category>Büşra DELİKAN SEZER - Uzm.Klinik Psikolog</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/sevgi-gunu-38</link>
                <author>busra-delikan@hotmail.com (Büşra DELİKAN SEZER - Uzm.Klinik Psikolog)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/sevgi-gunu-38</guid>
                <description><![CDATA[Sevgi Günü]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Sevgililer Günü...</p>

<p>Takvimde 14 Şubat… ‘Sevgililer Günü' nasıl ortaya çıktı? Peki 14 Şubat ilan edilmesinin sebebi nedir? Başka bir insana değer vermek ve değerleri sevmek, sahip çıkmak zor mudur?Abartılıyor mu?Hayatın doğal akışında gördümki sevgi, şefkat ve merhamet duygularını içinde barındıran insan olmak gerçekten zorda olsa insanı hayata bağlayan en güzel duygudur. Belki çevrenizde insanların karşılıklı bu duyguyu yaşadığını görmeniz oldukça azdır. Belki günümüzdeki savaşlar veya ırk, mezhep, din, namus sayısızca insan cinayetleri yüzünden gerçek sevgiyi dünyada göremiyoruzdur. &nbsp;Ben şöyle düşünüyorum, görüğümüz bir manşet mesela. ‘’Tecavüz edilip yakılarak...’ Bu yazılar, bu görüntüler ‘Sevgi’günlerini daha da artırılmalı diye düşünüyorum. Belki insanlarda yok olması gereken nefret, öfke ve düşmanlık duygularının yok olup gitmesine yol açabilir. Kimbilir… Bugün Sevgililer Günü...14 Şubat... III. Yüzyılda Roma İmparatoru orduda savaşacak asker bulamamaya başlamış. Sebebi erkekler sevdikleri kadınları ve ailelerini bırakmak istememişler. Yani sevgiyi istemişler, ölmek ve öldürmemek değil aslında…Tabi bunun üzerine Roma imparatoru buna engel olmak adına ülkede evlilikleri yasaklamış. O zamanlar Roma'da Valentina isimli bir papaz, imparatorun katı kuralları ve yasağına rağmen, gizli gizli birbirini seven çiftleri evlendiriyormuş. Bu olayı öğrenen İmparator ise papaz Valentine ölümle cezalandırmış. Aslında şunu görebilirizki sevgi yine ölüm cezasına yenik düşmüş. Valentin isminin anlamıda ‘sevgili, hoşlanılan kişi' demektir aslında.Valentine birbirini seven çiftleri evlendirdiği gün yani14 Şubat'ta toprağa verilmiş. Bu sebeple 14 Şubat ‘Sevgililer Günü' olarak kutlanmaya başlanmış. Düşünüyorum da dünya üzerinde sevginin,sevilmenin, şefkatin ve merhametin sadece varolduğu bir insan topluluğu var mıdır acaba? İyi insan olup hissedilen sevgiyi göstermek zor mu? Hadi çevrenizdekilere sevginizi koşulsuzca sunun ve onlara sımsıkı sarılın.. Herkesin sevgililer günü kutlu olsun ve kalbinizin &nbsp;sesini çoğalarak büyütün…<br />
 Uzman Klinik Psikolog Büşra Delikan Sezer</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 20 Feb 2024 17:40:17 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2023/11/busra-delikan-sezer-1700067683.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>POŞETLİ NİNE</title>
                <category>Gülşah Engin -  Yönetici</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/posetli-nine-37</link>
                <author>gulsahe_1980@hotmail.com (Gülşah Engin -  Yönetici)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/posetli-nine-37</guid>
                <description><![CDATA[POŞETLİ NİNE]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Saçları bembeyaz olmuş iki büklüm nine, bir çubukla çöpleri karıştırıyor.</p>

<p>Ama neden? Bir şeye ihtiyacı yok ki!</p>

<p>Evin ninesinin çöpte ne işi var?</p>

<p>Bir de yiyeceğe ihtiyacı varsa neden komşularından istemiyor ki?</p>

<p>O sabah, inekler sağılmaya başladığında görmem için dedem beni erken uyandırmıştı, hava karalıktı ilk o gün gördüm çöpleri karıştırırken.</p>

<p>Ertesi sabah yine hava karanlıkken uyandım ahırın kapısında ineklerin süt vermelerini izlerken göz ucuyla çöpe bakıyordum, yine elinde ince sopayla çöpü karıştırmaya başladı.</p>

<p>Yine çöpleri karıştırıyor ve etrafa bakıyordu, kimse onu görmesin diye gizleniyor gibiydi.</p>

<p>Ceviz ağacının arkasına saklandım ve onu izlemeye başladım; o sabah sadece poşetleri aldı çöpten, rengârenk pis poşetlerle evinin yolunu tuttu.</p>

<p>Poşetlerden çöplerin suları damlıyordu ardı sıra, suyu kim izlese çöpleri o evden birinin karıştırdığını anlardı.</p>

<p>Bahçe kapısını kapattı dikkatle, bu gördüklerimle merakım dahada artmıştı.</p>

<p>O ne yapacaktı o poşetleri?</p>

<p>Sanki birazda korkmuştum nineden.</p>

<p>Ertesi gün okula giderken ninenin bahçesinde çamaşır iplerine asılı bir sürü poşet vardı, rüzgârda sallanan poşetler temiz görünüyordu.</p>

<p>Acaba ne olacak o kadar çok poşet?</p>

<p>Anneme bunu sormalıyım, derslerde hep nineyi düşündüm gün geçmek bilmedi.</p>

<p>Nine eskiden inek bakarmış, tarlaya gidermiş hep meşgul biriymiş tıpkı diğer tüm kadınlar gibi.</p>

<p>‘Yaşlanınca evde ancak yemek yapıyor’ dedi annem; poşetlerin gizemini çözemedim annem bilmiyor.</p>

<p>Acaba çok yaşlandı ve farkında olmadan mı yapıyor bunları?</p>

<p>İlk hafta sonu topumu aldım onların bahçeye yakın bir yerde oynamaya başladım.</p>

<p>Ninenin bahçesinde eski ahırın kapısı açıktı, topumu bahçeye attım birkaç gündür nineyi görmemiştim merak etmiştim. Poşetlerin sırrını çözmem gerekli.</p>

<p>Açık olan eski ahırın kapısına gittim, her yerde rengarenk poşetler vardı kesilmiş kumaşlar gibiydi.</p>

<p>Zeynep nine orda işte! tam o poşetlerin ortasında bir kütüğün üzerinde oturmuş.</p>

<p>İplik gibi kestiği poşetlerden bir şey yapıyordu ….</p>

<p>Kapıyı biraz itip büyük bir gıcırtıya sebep oldum, büyük bir gün ışığı kapıdan içeri girdi.</p>

<p>İçerisi hala inekler var gibi kokuyordu.</p>

<p>- ‘Sen kim ‘dedi kapı sesini duyunca</p>

<p>- ‘benim’ dedim korku içinde</p>

<p>Gözleri yanında mı? beni nasıl görmüştü? Başını kaldırıp bakmamıştı’ gel kızanım otur ‘dedi.</p>

<p>-Ne yapıyorsun bu naylonlarla?</p>

<p>-Sepet, halı ve yaygı.</p>

<p>Başladı anlatmaya; annesi yaparmış ondan öğrenmiş ama evlenince iş güç yapmayı bırakmış.</p>

<p>Yaşlanıp artık çok hareket etmesi azalınca poşetlerine ve sepetlerine geri dönmüş.</p>

<p>‘Benim adam ölünce bende sepetlere sarıldım ‘dedi.</p>

<p>Sepet örmeye başlayınca kızı ve gelini biraz söylenmiş ama şimdi ses etmiyorlarmış.</p>

<p>Bana o gün kalemlerimi koymam için bir sepet ördü.</p>

<p>Bir sıra beyaz, bir sıra kırmızı, bir sıra beyaz diye devam etti.</p>

<p>Beni tembihledi; poşetleri çöpten aldığını kimseye söylemedim.</p>

<p>Sırrımız bende güvendeydi, kalemlerimi koyduğum minik sepet yıllarca odamda kaldı.</p>

<p>O gün ben bilmiyordum sevgiyle ve el emeği ile yapılan her şey altın değerindeydi.</p>

<p>Sevgililer gününüz kutlu olsun.</p>

<p>Gülşah ENGİN</p>

<p><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 20 Feb 2024 17:38:52 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2023/11/gulsah-engin-1700324049.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Aşkın ve Paylaşmanın Kutlandığı Özel Gün: Sevgililer Günü</title>
                <category>Sultan Ateşoğlu - Aile Danışmanı</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/askin-ve-paylasmanin-kutlandigi-ozel-gun-sevgililer-gunu-36</link>
                <author>atesoglu.sultan59@gmail.com (Sultan Ateşoğlu - Aile Danışmanı)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/askin-ve-paylasmanin-kutlandigi-ozel-gun-sevgililer-gunu-36</guid>
                <description><![CDATA[Aşkın ve Paylaşmanın Kutlandığı Özel Gün: Sevgililer Günü]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Sevgililer Günü, bugün sadece birbirine aşkla bağlı olan çiftlerin değil, aynı zamanda tüm sevdiklerin bir araya gelip sevgi ve bağlılık dolu anları kutladığı özel bir gündür. Peki, bu anlamlı günün kökeni ve değeri nedir?</p>

<p style="text-align:justify">Sevgililer Günü'nün tarihi oldukça eski zamanlara dayanır. Roma döneminde, 15 Şubat'ta Lupercalia festivali kutlanırdı. Bu festival, doğanın uyanışını ve verimliliğini simgelerdi. Aynı zamanda Romalılar, bu festivalde tanrı Pan'ın onurlandırıldığı ve doğurganlık ritüellerinin gerçekleştirildiği bir zaman olarak görürlerdi.</p>

<p style="text-align:justify">Daha sonra, Hristiyanlık döneminde, Lupercalia'nın yerini Sevgililer Günü aldı. İsa'nın öğrencilerinden biri olan Valentin'in (St. Valentine) adına ithaf edildiği düşünülen bugün, aşkın ve romantizmin kutlandığı bir zaman haline geldi. Valentin, Roma İmparatoru II. Claudius'un evlilikleri yasakladığı bir dönemde gizlice çiftleri evlendirmiş ve bu nedenle sopa ile dövülerek öldürülmüştür. Yaşanan bu trajedi sonucunda bu gün aşkın simgesi olarak kabul edilir.</p>

<p style="text-align:justify">Günümüzde Sevgililer Günü, romantik ilişkilerin yanı sıra arkadaşlık ve aile bağlarının da kutlandığı bir gün haline gelmiştir. Sevgililer, birbirlerine sevgi dolu mesajlar gönderir, romantik akşam yemekleri düzenler ve birbirlerine özel hediyeler verirler. Ancak, bu gün sadece romantik ilişkilere odaklı değildir. Aynı zamanda dostluk ve aile bağlarını güçlendirmek için de bir fırsattır. Sevdiklerimizle zaman geçirip onlara olan sevgimizi ifade etmenin önemini hatırlatır. Siz bakmayın bugünün kutlanmasına karşı çıkanlara, sevdiğiniz herkese onları ne kadar çok sevdiğinizi dile getirerek de kutlayacağınız bugünü yılın her günün değerini anlamak için bir fırsat olarak görmeye çalışın.</p>

<p style="text-align:justify">İlişkilerde küçük hediyeler ilişkinin dinamizmini etkiler, romantik anlar yaratır. Bu durumu elbette bir güne sığdırmıyor, sevdiğinizi farklı günlerde de hatırlıyorsanız ve ilişkinizi güçlendirmek için farklılıklar sergiliyorsanız sizler için çok da efsane bir gün olmayabilir. Ama bunu yaşayamayan kişiler için partnerinin en azından özel günlerde kendisini mutlu etmek ve ilişkisine değer katmak için bir şeyler yaptığını, emek verdiğini bazen de sınırlarını zorladığını görmek mutlu eder. Elbette imkanları ölçüsünde olacaktır. Kadınlar hediye almayı sever, erkekler sevmez mi zannediyorsunuz. İçimizdeki çocuklar bu günlerde aslında bir şekilde beklentidedirler. Yetişkin hallerinizle birbirinizin içindeki çocukları şenlendirin en azından bir gün. Şu an sesleri duyar gibiyim… “Ne bir günü, bitmiyor o günler diye…” Belli günlere sığdırmak istemiyorsanız kendi aranızda konuşarak çözüm bulabilirsiniz elbette. Bence çok da fazla gün yok hediyeleşmek için ama belki de siz tanışma, sevgili olma, nişanlanma, evlenme vb… günleri de kutluyorsanız bu tür bir karşı çıkış sergileyebilirsiniz. Bu durumda karşılıklı konuşarak özel günleri nasıl kutlayacağınıza karar verebilirsiniz. Bir de mesele hediye almak da değil…</p>

<p style="text-align:justify">Sevgililer Günü, sevginin ve bağlılığın önemini vurgulayan bir gün olarak, ilişkilerin daha sağlam temellere dayanmasına katkıda bulunur. Ayrıca, birbirini anlamak, desteklemek ve değer vermek gibi temel unsurları hatırlatır. Bu nedenle, Sevgililer Günü sadece romantizmi değil, aynı zamanda sevginin evrensel dilini kutlayan bir gün olarak değerlidir.</p>

<p>Unutmayalım ki, Sevgililer Günü sadece belirli bir tarihte değil, her zaman sevdiklerimize sevgimizi göstermek için bir fırsattır. Her gün birbirimize sevgi ve değer vererek, ilişkilerimizi güçlendirebilir ve hayatımıza anlam katabiliriz.</p>

<p>Eşler kutlayamaz mı bugünü? Elbette kutlar, hatta aile içinde çocuklar ile birlikte de sevginin anlamı, değeri üzerine farkındalığın yaratıldığı bir gün haline bile getirebilirsiniz.</p>

<p>Sevgiyi göstermekten değil sevgisizlikten korkalım. Sevgi ile yaratılmış bu dünyada sevgi ile kalalım.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 20 Feb 2024 17:38:18 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2024/02/sultan-atesoglu-aile-danismani-1707228986.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>14 Şubat</title>
                <category>Damla Bul - Yönetici</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/14-subat-35</link>
                <author>damlamette@gmail.com (Damla Bul - Yönetici)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/14-subat-35</guid>
                <description><![CDATA[14 Şubat]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Yahu sahi nereden çıktı bu Sevgililer Günü?</p>

<p>Tarihçesini biraz eşelediğimizde, bu günün bazıları için bir anma niteliğinde Hristiyan bayramı olduğunu zamanla da ana karakterimiz Aziz Valentine'nin ölümünün "aşkı kutlama" günü olarak evrimleştiğinin sanıldığını görüyoruz.</p>

<p>Öte yandan, Aziz Valentine'in kimliğiyle ilgili resmi kaynaklardaki ilk açıklamayı Papa Gelasius'a ait olduğunu görüyoruz. Papa Gelasius, onun hayatını "Tanrı'ya adamış bir şehit" olarak dünyadan ayrıldığını söyler. 1400'lerden kalma kayıtlar, zalim İmparator II. Claudius’un evlenmeyi yasaklamasına rağmen, aziz Valentine'in aşık bir çiftin evlenmesine yardımcı olduğu için öldürüldüğünü belirtir.</p>

<p>O zamandan bu zamana 14 Şubat, Sevgililer Günü olarak neredeyse tüm dünyada kutlanır. Kimilerine göre kapitalist dünyanın bir oyunu, kimilerine göre ise "aşkı kutlama" günü…</p>

<p>Her yıl dünyanın dört bir yanındaki çiftlerin birbirlerine olan sevgi ve bağlılıklarının kutlandığı özel gün... Bugün, romantizm ve duygusallığın zirve yaptığı, çiçeklerin, çikolataların ve aşk mektuplarının havalarda uçuştuğu bir atmosfer yaratır.</p>

<p>Ancak Sevgililer Günü, sadece kapitalist bir kutlama değildir, sevgi ve bağlılık duygularını ifade etmek için bir fırsattır. Sevdiklerimizle olan sevgimizi göstermenin, onların hayatlarında önemli bir yer tuttuğunu hatırlatmanın ve birlikte geçirilen zamanın değerini vurgulamak için mükemmel bir zamandır. Öyle ya paranız cebinizde kalabilir, sol üst köşeden harcamanın zamanı, bu zamandır.</p>

<p>Leyla ile Mecnun, Aslı ile Kerem, Ferhat ile Şirin, Arzu ile Kamber, Tahir ile Zühre’yi biraz hatırlamalı. Sevdiklerimize sıkıca sarılmalı…Hem ne demiş Nazım Hikmet ;</p>

<p>‘’Tahir olmak ta ayıp değil, Zühre olmakta,</p>

<p>Hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil</p>

<p>Bütün iş Tahir ile Zühre olabilmekte</p>

<p>Yani yürekte!’’</p>

<p>Yürekten sevenlere kucak dolusu sevgilerle, bir gün değil her gününüz sevgi dolu olsun, sevgililer gününüz kutlu olsun…</p>

<p><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 20 Feb 2024 17:36:56 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2023/10/damla-bul-1698309936.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>  Bu Hafta Doğru Bir  Gayrimenkul Yatırımı Nasıl Yapılır?</title>
                <category>Birgül Özdemir</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/bu-hafta-dogru-bir-gayrimenkul-yatirimi-nasil-yapilir-34</link>
                <author>birgulo@remaxlavanda.com.tr (Birgül Özdemir)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/bu-hafta-dogru-bir-gayrimenkul-yatirimi-nasil-yapilir-34</guid>
                <description><![CDATA[  Bu Hafta Doğru Bir  Gayrimenkul Yatırımı Nasıl Yapılır?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Sevgili Okurlar,&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;</p>

<p>Gayrimenkul yatırımı, uzun vadeli bir stratejiyle finansal güvenlik ve büyüme sağlamanın popüler bir yoludur. Ancak, bu alanda yatırım yapmak isteyenler için bazı önemli adımlar ve stratejiler bulunmaktadır. İşte doğru bir gayrimenkul yatırımı nasıl yapılır ? konusuna &nbsp;adım adım rehberlik edeceğim.</p>

<p>1. Amaç ve Hedef Belirleme:<br />
Gayrimenkul yatırımına başlamadan önce, ne amaçla yatırım yapmak istediğinizi ve hedeflerinizi belirlemeniz önemlidir. Finansal özgürlük, pasif gelir elde etme, emeklilik için bir gelir kaynağı oluşturma gibi hedefleriniz doğrultusunda bir strateji belirleyebilirsiniz.</p>

<p>2. Piyasa Araştırması:<br />
Gayrimenkul yatırımı yapmayı düşündüğünüz bölgeyi detaylı bir şekilde araştırın. Bölgenin konut piyasası, kira pazarı, ulaşım olanakları, altyapı projeleri gibi faktörleri değerlendirerek potansiyel yatırım fırsatlarını belirleyin.</p>

<p>3. Bütçe Belirleme:<br />
Yatırım yapacağınız gayrimenkul için bir bütçe belirleyin. Bütçenizi belirlerken, satın alacağınız mülkün fiyatı, krediye erişim imkanınız, bakım ve onarım maliyetleri gibi faktörleri göz önünde bulundurun.</p>

<p>4. Finansal Planlama ve Kredi:<br />
Eğer nakitiniz yeterli değilse, gayrimenkul yatırımı için uygun kredi seçeneklerini araştırın. Krediye uygunluğunuzu değerlendirin ve kredi alımı için gerekli belgeleri hazırlayın.</p>

<p>5. Mülk Seçimi ve Değerlendirme:<br />
Potansiyel mülkleri inceleyin ve değerlendirin. Satın almayı düşündüğünüz mülklerin fiziksel durumunu, konumunu, kira potansiyelini ve yatırım getirisini dikkate alarak bir karar verin.</p>

<p>6. Pazarlık ve Satın Alma:<br />
Beğendiğiniz bir mülkü bulduğunuzda ve uygun bir anlaşma sağladığınızda, mülkü satın almak için gerekli olan tüm işlemleri başlatın.</p>

<p>7. Kiralama ve Yönetim:<br />
Mülkü satın aldıktan sonra, kiracı bulma ve kira sözleşmesi oluşturma sürecine geçin. Kiracı seçiminde dikkatli olun ve kira gelirinizi düzenli olarak tahsil edin.&nbsp;<br />
8. Takip ve Değerlendirme:<br />
Yatırımınızın performansını düzenli olarak takip edin ve değerlendirin. Kiracılarınızla iletişim halinde olun ve mülkünüzün değerini artırmak için gereken iyileştirmeleri yapın.</p>

<p>Gayrimenkul yatırımı yapmak, sağlam bir strateji ve disiplinli bir yaklaşım gerektirir. Doğru araştırma, planlama ve yönetimle, gayrimenkul yatırımı, finansal hedeflerinize ulaşmanıza ve uzun vadeli refahınızı güvence altına almanıza yardımcı olabilir. Ancak, yatırım yapmadan önce dikkatli bir şekilde düşünün ve gerektiğinde biz Profesyonel Gayrimenkul Danışmanlarından &nbsp;yardım alın. &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;</p>

<p>&nbsp; İŞİ UZMANINA BIRAKIN SİZ RAHATINIZA BAKIN! &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Sevgi ve Saygılarımla Profesyonel Gayrimenkul Danışmanı Birgül Özdemir</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 20 Feb 2024 17:35:25 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2024/02/birgul-ozdemir-1707229910.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Birgül Özdemir\&#039;den Gayrimenkul Macerasında Profesyonel Rehberlik</title>
                <category>Birgül Özdemir</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/birgul-ozdemirden-gayrimenkul-macerasinda-profesyonel-rehberlik-33</link>
                <author>birgulo@remaxlavanda.com.tr (Birgül Özdemir)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/birgul-ozdemirden-gayrimenkul-macerasinda-profesyonel-rehberlik-33</guid>
                <description><![CDATA[Birgül Özdemir\'den Gayrimenkul Macerasında Profesyonel Rehberlik]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Merhaba Değerli Okurlar,</p>

<p>Ben Birgül Özdemir, Remax Lavanda gayrimenkul şirketinde hizmet veren bir danışmanım. Bugün, sizlere neden gayrimenkul alım satımında profesyonel bir danışmanla çalışmanın ne kadar kritik olduğunu anlatmak istiyorum.</p>

<p>Gayrimenkul, hayatımızın en büyük kararlarından birini almak anlamına geliyor. Evimiz, yatırımımız veya işyerimiz; her biri büyük bir emek ve planlama gerektiriyor. İşte tam da bu noktada profesyonel bir gayrimenkul danışmanının değeri ortaya çıkıyor.</p>

<p>Deneyim ve Bilgi: Sektördeki değişen dinamikleri ve piyasa koşullarını takip etmek, bir profesyonel danışmanın işidir. Bu sayede sizin için en uygun fiyatı belirleyebilir, gelecekteki değer artışlarına da…</p>

<p>Profesyonel Gayrimenkul Danışmanları: Emlak İşlemlerinizin Güvencesi</p>

<p>Günümüzde gayrimenkul alım satımı, karmaşık hukuki süreçler, pazar dinamikleri ve değerleme konuları gibi bir dizi zorluğu içinde barındıran bir süreçtir. Bu noktada, profesyonel bir gayrimenkul danışmanının değeri göz ardı edilemez. İşte gayrimenkul alım satımında neden bir profesyonel danışmanla çalışmanız gerektiğine dair bazı önemli nedenler:</p>

<p>Piyasa Bilgisi ve Deneyim: Gayrimenkul danışmanları, sektörde uzun yıllar boyunca kazandıkları deneyimleri ve derinlemesine piyasa bilgilerini müşterilerinin hizmetine sunar. Bu, alıcılar için en uygun fırsatları değerlendirmelerine ve satıcılar için en iyi stratejileri belirlemelerine yardımcı olur.</p>

<p>Pazar Değerleme ve Araştırma: Bir danışman, bölgedeki emlak piyasasını etkili bir şekilde analiz edebilir ve gayrimenkulünüzün doğru değerlemesini yapabilir. Bu, alıcılar için adil fiyatlandırma ve satıcılar için en iyi değeri elde etme konusunda kritik öneme sahiptir.</p>

<p>Hukuki Süreçlerde Rehberlik: Gayrimenkul alım satım işlemleri genellikle karmaşık hukuki süreçleri içerir. Profesyonel bir danışman, müşterilerine bu süreçleri anlamalarında yardımcı olabilir, gerekli belgelerin düzenlenmesine ve hukuki prosedürlere uyulmasına destek sağlayabilir.</p>

<p>Etkili Pazarlama Stratejileri: Bir gayrimenkul danışmanı, satışa çıkardığı mülkleri geniş bir kitleye tanıtmak için etkili pazarlama stratejilerine sahiptir. Bu, potansiyel alıcılarla bağlantı kurma ve işlemleri hızlandırma açısından kritiktir.</p>

<p>Müşteri İlişkilerinde Beceri: Profesyonel bir danışman, müşteri ilişkileri konusunda deneyimli olup, alıcılar ve satıcılar arasında etkili bir köprü oluşturabilir. Bu, açık iletişim ve güven ortamı sağlayarak işlemlerin daha sorunsuz ilerlemesine yardımcı olur.</p>

<p>Zaman ve Enerji Tasarrufu: Gayrimenkul işlemleri zaman alıcıdır. Bir danışman, müşterilerin zaman ve enerjilerini korumalarına yardımcı olabilir, işlemlerin düzenli ve etkili bir şekilde ilerlemesini sağlayarak stresi azaltabilir.</p>

<p>Sonuç olarak, gayrimenkul alım satımında profesyonel bir danışmanla çalışmak, işlemlerinizi güvende tutmanın ve başarıya ulaştırmanın bir garantisi gibidir. Bu uzmanlar, sizin ve mülkünüzün en iyi çıkarlarını korumak için bilgi, deneyim ve profesyonellikle donatılmıştır. Unutmayın, bir gayrimenkul danışmanıyla çalışmak, yatırımınızın geleceğini şekillendirecek önemli bir adımdır.</p>

<p>Sevgi ve Saygılarımla,</p>

<p>Profesyonel Gayrimenkul Danışmanı</p>

<p>Birgül Özdemir</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 06 Feb 2024 17:32:05 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2024/02/birgul-ozdemir-1707229910.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>HEDEFLER</title>
                <category>Gülşah Engin -  Yönetici</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/hedefler-32</link>
                <author>gulsahe_1980@hotmail.com (Gülşah Engin -  Yönetici)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/hedefler-32</guid>
                <description><![CDATA[HEDEFLER]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Bir gün bir arkadaşım dedi ki; “yeni yıl hedeflerini yazdın mı”?</p>

<p style="text-align:justify">Yazmak mı dedim? Kişisel hedeflerimizi mi?</p>

<p style="text-align:justify">Sadece işteki hedeflerimizi yazıyorduk!</p>

<p style="text-align:justify">-Her yıl bir şeyler diliyorum, temenni ediyorum, hedef koyuyorum ama yazmıyorum dedim</p>

<p style="text-align:justify">Yazmanın gerçekleşmedeki gücünü bildiğim halde hiç yazmamıştım o güne kadar.</p>

<p style="text-align:justify">Bir ajanda aldım elime, büyük küçük, hayal gerçek yazdım hedeflerimi. Günler ilerledikçe de arada kontrol ettim. Yazdıklarımın bazıları o yıl oldu bazıları ise bir sonraki yıla kaldı. Yazmak aslında başlama çizgisi gibi, yazının ve kelimelerin gücü hedeflerde de işe yarıyor. En azından denemiş oluyoruz. Seçim olduğu yıl seçim hedefleri bile yazdım. Para biriktirme, tatile gitme, bir kitabı okuma, bir yardım yapma…Yazdım da yazdım. İlk yıl yazmaya başladığımda hedef koymakta zorlandım, sanırım olmayacağı yüksek ihtimal olanları yazmadım. Yazdıkça kolaylaştı, kolaylaştıkça çoğaldı. Sınırlarımın dışına çıkmam için de bir araçtı. Sonraki yıllarda ise gerçekleşmeyen hedeflerimin neden gerçekleşmediğini bana neyin engel olduğunu da yazmaya başladım. Gördüm ki hedefe ulaşamasam da yolu yarılamak bile bir sonraki yıl hedefi için çok kıymetli.</p>

<p style="text-align:justify">Hedeflerimizin, hayallerimizin büyüğü küçüğü olmaz. Tıpkı başardıklarımız gibi.</p>

<p style="text-align:justify">Sağlıklı yaşam bir hedeftir dengeli beslenmeyene, bir kitabı bitirmek güzel bir hedeftir okumaya zaman ayıramayana. Umarım bu yıl sizin tüm hayal ve hedefleriniz gerçek olur.</p>

<p style="text-align:justify">Yazdığınız hedeflerden birini en azından çok sık baktığınız bir yere yazıp yapıştırın.</p>

<p style="text-align:justify">Yapıştırılan hedefler çocukların da ilgisini çekmekte.</p>

<p style="text-align:justify">“Bir zamanlar hayalimdi bu olanlar” diye kuracağınız cümleleriniz çok olsun.</p>

<p style="text-align:justify">Ocak 2024 Çorlu</p>

<p style="text-align:justify">Gülşah Kezer Engin</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 06 Feb 2024 17:07:25 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2023/11/gulsah-engin-1700324049.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İlişkilerde Romantizm ve Tutkunun Önemi</title>
                <category>Sultan Ateşoğlu - Aile Danışmanı</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/iliskilerde-romantizm-ve-tutkunun-onemi-31</link>
                <author>atesoglu.sultan59@gmail.com (Sultan Ateşoğlu - Aile Danışmanı)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/iliskilerde-romantizm-ve-tutkunun-onemi-31</guid>
                <description><![CDATA[İlişkilerde Romantizm ve Tutkunun Önemi]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:10pt">Bu yazımda sizlere ilişkilerdeki romantizm ve tutkudan ve yaşanan zorluklara rağmen nasıl diri tutabileceğimizden bahsedeceğim. Romantizm sadece kadınlara özgü bir durum olarak lanse edilmeye çalışılsa da eğer iki kişi birlikte olmaya karar verdi ise bu konuda da birlikte hareket etmeleri sağlıklı ilişki için elzemdir. İlişkilerin en başında hani cicim zamanları dediğimiz zamanlarda çiftler birbirlerine aşkla, tutkuyla bağlıdır ve romantik denilebilecek her tür davranışı yapmaktan kaçınmaz. Fakat sonra bir şekilde rutinleşmeye başlar ilişki, belki hayatın içinde maddi kaygılar, ailevi sebepler, iş süreçleri nedeniyle. Peki karşılaştığımız zorluklar karşısında birlikte hareket ederek aranızdaki o bağı sürdürmeniz mümkün değil mi? Mümkün elbette.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:10pt">Tutku ve romantizmin neden önemli olduğundan bahsedelim o halde, ardından zorlu durumlarda nasıl davranırsak aramızdaki bağın güçlü kalmasını sağlarız konusuna değinelim.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:10pt"><strong>Tutkunun Önemi:</strong></span></span><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:10pt"> Tutku, ilişkilerde ateşleyici bir güçtür. İki kişi arasındaki fiziksel ve duygusal çekimin temelidir. Tutkulu bir ilişki, bağlılığı ve yakınlığı güçlendirir. Tutkulu bir ilişkide, çiftler birbirlerine karşı derin bir arzu, ilgi ve heyecan hissederler. Bu duygular, ilişkiye dinamizm katar ve çiftler arasındaki bağı güçlendirir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:10pt"><strong>Romantizmin Rolü:</strong></span></span><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:10pt"> Romantizm, ilişkideki bağların güçlenmesine yardımcı olan önemli bir unsurdur. Romantik jestler ve duygusal bağlantılar, çiftler arasındaki derin sevgiyi ve bağlılığı artırır. Romantizm, çiftlerin birbirlerine olan sevgi ve özlem duygularını canlı tutar. Özellikle uzun vadeli ilişkilerde, romantizm, çiftlerin birbirlerine olan bağlılıklarını ve sevgilerini sürekli yeniden keşfetmelerini sağlar.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:10pt">Bu kadar önemli olan tutku ve romantizmi sürdürmek için bazı stratejiler de sunmak mümkün elbette. </span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:10pt">Örneğin; çiftlerin belirledikleri özel geceler olabilir, bu gecelerde akşam yemeği, sinemaya gitmek veya evde de olsa birlikte yapılabilecek etkinlikler düzenlenebilir. Bu geceler ilişkideki heyecanı ve romantizmi canlı tutar. Çiftler düzenledikleri gecelere farklılık katmak için fikirler sunabilir veya sürprizler olabilir. Biraz hayal dünyasını canlandırmak lazım belki de.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:10pt">Partnerinize beklenmedik bir çiçek buketi, sevebileceği bir hediye, sevdiği bir tatlı almak veya romantik bir not bırakmak gibi küçük sürprizlerle partnerinizi şaşırtabilirsiniz. Bu tür jestler, ilişkide özel ve anlamlı anlar yaratır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:10pt">Çiftlerin her zaman aynı şeyleri sevmesi mümkün olmayabilir, fakat yeni deneyimlerle birlikte keyif alabileceğiniz hobileri edinebilirsiniz. Örneğin bir spor etkinliğine birlikte katılabilir, farklı yerlere seyahatler düzenleyebilirsiniz. Birlikte yaptığınız aktiviteler aranızdaki bağı güçlendirir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:10pt">Partnerinizle yapabileceğiniz bir yürüyüş, birlikte kahvaltı etmek veya birlikte müzik dinlemek bile günlük romantizm için yeterli gelebilir, ilişkinizdeki bağı arttırır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:10pt">Her zaman her yerde ısrarla dile getirdiğimiz açık iletişim. Olmazsa olmazımızdır. Duygularınızı açıkça ifade etmekten ne olur kaçınmayın. Olumlu duyguları söylemeniz karşınızdaki insanın da size açık olmasını sağlayacaktır. Olumsuz duyguları söylerken de amacınız eleştirmek olmasın, ilişkiyi geliştirmek adına yapıcı, çözüm odaklı olsun. Partnerinizi dinlemeniz ve anlamak için ona zaman ayırmanız duygusal bağları güçlendirir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:10pt">Günlük hayatın getirdiği stres ve sorumluluklar, tutkuyu ve romantizmi zorlayabilir. İş stresi, maddi zorluklar veya ailevi sorunlar gibi zorluklarla karşılaşıldığında, çiftler birlikte hareket ederek sorunların üstesinden gelmeye çalışmalı ve birbirlerine destek olmalıdır. Bu süreçte, birlikte yapılan aktivitelerin ve duygusal desteklemenin önemi büyüktür. Çiftler, karşılıklı anlayış ve sabır göstererek birbirlerine destek olmalı ve ilişkilerini güçlendirmek için birlikte çalışmalıdır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:10pt">Unutmayın küçük jestler büyük mutluluklar getirebilir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:10pt">Sevgiler.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:10pt">Sultan ATEŞOĞLU</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:10pt">Aile Danışmanı</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><br />
&nbsp;</p>

<p style="text-align:justify"><br />
&nbsp;</p>

<p style="text-align:justify"><br />
&nbsp;</p>

<p style="text-align:justify">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 06 Feb 2024 17:06:41 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2024/02/sultan-atesoglu-aile-danismani-1707228986.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İş Yeri Sigortaları: İşletmenizi Güvence Altına Alın</title>
                <category>R.Gamze Onay Üntürk - Sigortacı</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/is-yeri-sigortalari-isletmenizi-guvence-altina-alin-30</link>
                <author>axagamze@hotmail.com (R.Gamze Onay Üntürk - Sigortacı)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/is-yeri-sigortalari-isletmenizi-guvence-altina-alin-30</guid>
                <description><![CDATA[İş Yeri Sigortaları: İşletmenizi Güvence Altına Alın]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İş dünyası, birçok belirsizlikle dolu bir alan. Girişimciler için başarıya giden yolda birçok zorlukla karşılaşmak kaçınılmazdır. İşletmelerin bu belirsizliklere karşı korunması, sürdürülebilir bir başarı için önemlidir. İşte bu noktada, iş yeri sigortaları hayati bir rol oynar.</p>

<p>İş yeri sigortaları, işletmelerin olası risklere karşı mali koruma sağlayan önemli bir araçtır. İş kazaları, doğal afetler, hırsızlık gibi beklenmedik olaylar işletmeleri olumsuz etkileyebilir. İş yeri sigortaları, bu tür durumlarda işletmenin finansal stabilitesini korumak ve yeniden ayağa kalkmasına yardımcı olmak amacıyla tasarlanmıştır.</p>

<p>Bu sigortalar genellikle işletmenin mülkiyetini, çalışanlarını ve müşterilerini kapsar. İş yerinde meydana gelebilecek yangın, su baskını gibi olaylara karşı mülkiyet sigortası işletmeyi korurken, çalışanlar için sağlık sigortası ve iş kazası sigortası iş güvenliği açısından önemlidir. Ayrıca, müşterilere zarar verme riskine karşı sorumluluk sigortası da işletmelerin sıkça tercih ettiği bir poliçedir.</p>

<p>İş yeri sigortalarının bir diğer avantajı da işletmeye olan güveni artırmasıdır. Müşteriler, bir işletmenin güvence altında olduğunu bilmek isteyeceklerdir. Ayrıca, çalışanlar da kendilerini güvende hissederse daha verimli çalışabilirler.</p>

<p>Ancak, iş yeri sigortası seçerken dikkatlice değerlendirme yapmak önemlidir. Her işletmenin ihtiyaçları farklıdır ve doğru sigorta poliçesini seçmek, işletmenin özel koşullarını göz önünde bulundurmayı gerektirir. Profesyonel sigorta danışmanlarıyla çalışmak, işletmelerin ihtiyaçlarına uygun en iyi poliçeyi seçmelerine yardımcı olabilir.</p>

<p>Sonuç olarak, iş yeri sigortaları işletmelerin geleceğini güvence altına almanın önemli bir adımıdır. Olası risklere karşı hazırlıklı olmak, iş dünyasında uzun vadeli başarıya giden yolda önemli bir avantaj sağlar. Unutmayalım ki, güvende olmak her işletme için bir zorunluluktur.</p>

<p><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 06 Feb 2024 17:06:08 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2023/10/rgamze-onay-unturk-1698309481.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kanser Farkındalık Günü</title>
                <category>Damla Bul - Yönetici</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/kanser-farkindalik-gunu-29</link>
                <author>damlamette@gmail.com (Damla Bul - Yönetici)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/kanser-farkindalik-gunu-29</guid>
                <description><![CDATA[Kanser Farkındalık Günü]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>4 Şubat Kanser Farkındalık Günü! Ne ağır bir kelime, değil mi, bu kanser? Dünya genelinde her 6 ölümden biri kanser nedeniyle oluyor; yaklaşık 10 milyona yakın kişi kanserden hayatını kaybediyor. Ülkemizde ise bu sayının 100.000'i aşkın olduğunu istatistiklerden öğrenebiliyoruz. 4 Şubat Dünya Kanser Günü, farkındalık yaratmak ve Dünya Kanser Bildirgesini desteklemek amacıyla anılan bir gündür.</p>

<p>Hayatımızın her anında, şu an değilse de belki bir gün, hepimizin kapısını çalabilir bu can sıkıcı misafir. Yaşadığımız coğrafyada fiziksel birçok olumsuz etken var. Hava kirliliği... Her şey bir yana, dikkat etmemiz gereken çok basit şeyler olduğunu söylüyor uzmanlar: sigara kullanımı, fazla alkol tüketimi, yabancı madde kullanımı, yetersiz ve düzensiz beslenme, işlenmiş GDO'lu ürünlerin tüketimi, hareketsizlik, birer kanser davetçisi olabiliyormuş. Tüm bunların farkında bireyler olarak, en azından bir şeyleri değiştirmeye bu gün başlamalıyız. Hem kendimiz hem de sevdiklerimiz için!</p>

<p>Öte yandan, en çok da ruhsal çöküntü halimizden besleniyor namussuz! Bir yazıda okumuştum, bu ruhsal sağlığımızın fiziksel sağlığımızın önündeki bariyer olduğunu belirtmişti. Çoğu zaman bunu ikinci plana atıyoruz. Yetişmek önemli çünkü!</p>

<p>"Aman elalem ne der? Ya yetişmezsem? Ya olmazsa? Ya tutmazsa?" diye diye... Evhamlarımızla ömrümüzden ömür gidiyor. Eskiden bu evham konusunda bir ikon olan, kulakları çınlatsın canım babaannem, bir şeye korktuğunda "yarı ömrüm geri gitti" derdi! Hakikaten ne doğru! Korkularımız ve kaygılarımız bizi boşlukta savuruyor. Elalem zorbası yakamızı bırakmıyor, eh işte en çok olanlar kendimize oluyor. Bir vlog'ta izlemiştim, rahmetli Demir Leydi Neslican Tay'ı diyordu ki: "İkinci kanser nüksüm cüzdanımı kaybettikten sonra oldu, öyle üzülmüştüm ki!" Onun bu ifadesi hep kulağımda çınlıyor o zamandan beri...</p>

<p>Hayat çok kısa, her zaman mükemmel olmak zorunda değiliz ve aslında insan olmanın bir parçası da, bu eksiklikleri kabul etmek ve kendi sınırlarımızı tanımaktır. Herkesin kendine özgü güçlü ve zayıf yanları vardır ve bunlar bizi tamamlar. Sağlığımızı korumak ve önemsemek, hayatta önemli bir önceliğimiz olmalı. Her zaman her şeye yetemeyiz, ancak sağlığımızı riske atmamak, yaşamımızı daha iyi ve daha dengeli bir şekilde yaşamamıza yardımcı olur. Biraz nazar payı her zaman iyidir, sağlığımızı koruyarak hayatın tadını çıkarabiliriz. Biz en iyisi mi; ruhumuzu ve bedenimizi güzel besleyerek, ahir ömrümüze kaliteli zamanlar güzel anılar eklemeliyiz. Ağız dolusu gülmeyi, anı kaçırmadan yaşamayı, bazen günün telaşından tadına varamadığımız bir bardak çayın hafif mayhoş tadını, tarhananın içindeki baharatların aromasını, kiraz çiçeğinin hafif ekşimsi tatlı kokusunu hatırlamalı ve sakin olmalıyız! Yaşıyoruz, seviliyoruz, bunun kıymetini bilmeli ve sevdiklerimize sıkıca sarılmalıyız! Öyle ki en büyük ilaç sevgi!</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 06 Feb 2024 17:05:25 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2023/10/damla-bul-1698309936.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sabah-tipi kişiliği misin yoksa Akşam-tipi mi?</title>
                <category>Büşra DELİKAN SEZER - Uzm.Klinik Psikolog</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/sabah-tipi-kisiligi-misin-yoksa-aksam-tipi-mi-28</link>
                <author>busra-delikan@hotmail.com (Büşra DELİKAN SEZER - Uzm.Klinik Psikolog)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/sabah-tipi-kisiligi-misin-yoksa-aksam-tipi-mi-28</guid>
                <description><![CDATA[Sabah-tipi kişiliği misin yoksa Akşam-tipi mi?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İnsanlarda yaklaşık 24 saat süren bir ritim vardır. Uyku ve uyanıklık döngüsü ilişkisidir. Döngü boyunca düzenlenen hormon salınımları, kan basıncı, vücut ısısı dalgalanmaları gibi kimyasal, hormonal ve metabolik olaylar bu döngüdedir. Tabiki de bazı sapmalar oluşur bu sirkadiyen ritim durumunda, mesela vücudumuz çevreden etkilenebilir ve bu sebeple bazı 24 saatlik ritimde bazı sapmalar meydana gelebilir. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kişiler günlük rutinlerini oluştururken sirkadiyen tercihleri de farklılık gösterebilir. Bazılarımız günün sabah saatlerini daha verimli geçirirken, bazılarımız ise akşamları daha aktif olabiliyor. Bu sebeple bizler, sabah-tipi ve akşam-tipi kişi olarak ayrılabiliyoruz. Sabah tipi insanlar genellikle erken kalkar, işlerini erken yapar ve akşam erken uyurlar. Akşam tipi kişiler ise günün erken saatlerini uyuyarak geçirir, günlük işlerini akşamları yaparlar ve gece geç saatlerde uyurlar. Araştırmacılar, sabah ve akşam tipi görünümlerinin kalıtsal olduğunu belirtmektedir. Bu durum, kültüre, çevresel faktörlere, zamana ve yaşa bağlı olarak değişiklik gösterebilir. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bireylerin vücut ısısı öğleden sonra, sabah saatlerine göre daha aktif olduğundan metabolizmanın da öğleden sonra daha aktif çalıştığı kanıtlanmıştır ve bunabağlı olarak, insanların ruh hallerinin, öğleden sonra daha mutlu oldukları gözlemlenmiştir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Sabah tipi kişiliğe sahip insanların, akşam tipi kişiliğe sahip insanlara göre hayatlarından daha fazla keyif aldıkları gözlemlenştir. çünkü akşam tipi insanlar, uyku durumlarındaki düzensizlikler, uyku ihtiyacı ve aşırı kafein tüketimi nedeniyle ruh hallerini daha mutsuz olarak tanımlamışlardır. Ayrıca sabah tipi bireyler düşüncelerinde daha gerçekçiyken, akşam tipi kişilerin düşüncelerinde daha hayalperest olduğu gözlemlenmiştir. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İnsanların, kendilerini tanıyıp hangi tip kişilik özelliğine sahip olduklarını bilmeleri, gün içerisindeki bazı rutinlerini ayarlama şansı verebilir. Bu durum da kişilerin yapacağı işlerden daha fazla doyum almasına yardımcı olur.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Peki siz sabah-tipi kişiliği misiniz yoksa akşam-tipi mi?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Uzm.Klinik Psk. Büşra Delikan Sezer</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 06 Feb 2024 17:04:26 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2023/11/busra-delikan-sezer-1700067683.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>\&quot;İlişkilerin Ardındaki Gerçekler: Mitlerin Ötesindeki Sırlar\&quot;</title>
                <category>Sultan Ateşoğlu - Aile Danışmanı</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/iliskilerin-ardindaki-gercekler-mitlerin-otesindeki-sirlar-27</link>
                <author>atesoglu.sultan59@gmail.com (Sultan Ateşoğlu - Aile Danışmanı)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/iliskilerin-ardindaki-gercekler-mitlerin-otesindeki-sirlar-27</guid>
                <description><![CDATA[\"İlişkilerin Ardındaki Gerçekler: Mitlerin Ötesindeki Sırlar\"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:12pt">İlişkiler, adeta bir çayın demlenmesi gibi zamana ihtiyaç duyar ve olgunlaşır. Fakat çevremizde dolaşan mitler, ilişkilerin gerçek doğasını gölgeler. John Gottman'ın araştırmaları, bu mitleri sorgulayarak ilişkilerin gerçeklerini gözler önüne seriyor.</span></span></p>

<ol>
	<li>
	<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:12pt"><strong>Mit: Mutlu çiftler tartışmaz.</strong> Gerçek: Tartışmalar, mutlu çiftler arasında da olabilir. Önemli olan, tartışmadan sonra barışı sağlamak ve iletişimi güçlendirmektir.</span></span></p>
	</li>
	<li>
	<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:12pt"><strong>Mit: Kadın ve erkeklerin farklı yaratılışa sahip olması boşanmaya neden olur.</strong> Gerçek: Başarılı bir ilişki için cinsiyetlerin farklılığı değil, partnerler arasındaki dostluk ve anlayış önemlidir.</span></span></p>
	</li>
	<li>
	<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:12pt"><strong>Mit: İlişkide karşılıklılık anlaşması olması önemlidir.</strong> Gerçek: İlişkide karşılıklılık beklentisi, güveni azaltabilir. Önemli olan, ilişkide anlayış ve destek olmaktır.</span></span></p>
	</li>
	<li>
	<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:12pt"><strong>Mit: Boşanmaların temel nedeni aldatma ya da çoklu ilişki aramadır.</strong> Gerçek: Boşanmaların çoğu duygusal kopukluktan kaynaklanır. Sevgi haritalarının zedelenmesi ilişkileri olumsuz etkiler.</span></span></p>
	</li>
</ol>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:12pt">İlişkiler, bir çiftin özel hikayesi ve onların benzersiz dansıdır. Bir arkadaşınızın ilişkisindeki romantizm, sizin ilişkinizde farklı bir ifade şekli alabilir. Her çiftin sevgi dilinin farklı olması, ilişkilerin zenginliğini gösterir. İlişkileri diğerlerinin standartlarına göre değil, içgüdülerinizi dinleyerek değerlendirmek önemlidir. Gösterişten uzak, günlük hayattaki anlamlı anlar, ilişkilerin en değerli hazineleridir. Bu yüzden, ilişkilerdeki gerçekleri anlamak, gösterişli sahnelerin ötesindeki gerçek bağlara odaklanmayı gerektirir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:12pt">İlişkiler, dışarıdan bakıldığında görünenden daha derin anlamlar taşır. Bu anlamları görebilmek, ilişkinin gerçek doğasını keşfetmek anlamına gelir. Gottman'ın araştırmaları, bu sırları çözerek gerçek mutluluğun kapılarını aralamak için bize rehberlik ediyor. Her çiftin özel hikayesi ve paylaştığı anlar, ilişkilerin asıl zenginliğini oluşturur. Bu nedenle, ilişkilerin karmaşıklığını kavramak, her çiftin kendi yolculuğuna çıkmasına yardımcı olarak gerçek mutluluğu bulmalarını sağlayabilir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify">Başkalarının gösterişli sahnelerinden ziyade, siz ve sevdiklerinizin paylaştığı eşsiz dansa odaklanın. İlişkinizi bu özel dansla ifade edin ve birbirinize içtenlikle bakarak eşsiz bir sevgi okyanusunda olduğunuzu hatırlayın.</p>

<p style="text-align:justify">Gerçek bir ilişki, birbirinizin gözlerine bakarken bulduğunuz sonsuz bir huzurdur.</p>

<p>Sevgilerimle.</p>

<p>Sultan ATEŞOĞLU</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 27 Jan 2024 12:27:35 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2024/02/sultan-atesoglu-aile-danismani-1707228986.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>DUR DÜŞÜN EVLEN</title>
                <category>Büşra DELİKAN SEZER - Uzm.Klinik Psikolog</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/dur-dusun-evlen-26</link>
                <author>busra-delikan@hotmail.com (Büşra DELİKAN SEZER - Uzm.Klinik Psikolog)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/dur-dusun-evlen-26</guid>
                <description><![CDATA[DUR DÜŞÜN EVLEN]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Evliliğin en önemli unsuru nedir? Çiftlerin birbirlerine ne kadar yakın hissettikleri ve ne kadar bağlı oldukları bir evliliğin uzun süre devam etmesindeki en temell unsurdur. Kuvvetli ve açık bir iletişim, birbirlerine olan güven, problem çözme becerileri, ortak paylaşımlar, değerlerin varlığı, iki taraf için de tatmin edici bir duygusal yakınlığın bulunması, iyi bir evliliğin temel taşlarını oluşturur.Yapılan bilimsel araştırmalar sonucunda, &nbsp;çiftlerin yetiştiştirildipi ebeveynler/aileler çiftlerin de sağlıklı ilişkilerinin olmasının da evliliklerin uzun ve mutlu bir şekilde sürmesi ile ilişkisi olduğunu göstermiştir.</p>

<p>Boşanmayla sonuçlanan evliliklere bakıldığında erken yaşlarda (20'li yaşların başları ya da daha erken) yapılan evlilikler &nbsp;olarak karşımıza çıktığını görüyoruz. Erken yaşlarda fiziksel beğeni, heyecan, çekicilik, aşk gibi kavramlara bağlı olarak evlenme kararı alan &nbsp;iyi ve uzun süreli bir evlilik için yeterli olduğunu söylemek bir hayli zor. Daha ileriki yaşlarda yapılan evliliklerde ise kişiler,geleceklerine daha emin adımlar attıklarını, kendilerine güvenen ve kendilerinin bir ilişkiden beklentilerinin daha net farkında olmaları durumunda daha sağlıklı kararlar verebildiğini görebiliyorum.</p>

<p>Evlilik kararı alırken hızlı davranmamak daha sağlıklı bir beraberlik için önemli bir unsurdur. Tanıştıktan kısa bir süre sonra (örneğin 2-3 ayda) evlenme kararı alan kişilerin birbirlerini henüz yeterince tanıyamamalarından kaynaklanan sorunlar yaşamaları yüksek bir olasılıktır. Birlikte sorun yaşadıkları zaman nasıl çözebileceklerini bilmeyen, birbirlerinin farklı yönlerini evlilik içinde yeni gören çiftler pek çok çatışmalı duyguyu bir arada yaşayabilir ve birbirlerini olduğu kadar kendilerinide yaralayabilir.</p>

<p>İlk başta kişilerin kendilerinden ve kendi yaşantılarından farklı buldukları karşı cinse dönük bir ilgi, heyecan ve merakları olur, fakat kendilerine daha çok benzeyen kişilerle kurulan ilişkilerin daha uzun sürdüğü de bilinen bir gerçektir. Yapılan araştırmalar, ilgi alanları, değerler, kişilik özellikleri, tutum, eğitim durumu, hayata bakış açıları, benzer kültür gibi faktörler açısından benzerlikler gösteren çiftlerin daha mutlu ve uzun süren beraberlikleri olduğunu göstermektedir.</p>

<p><br />
Sağlıklı bir evliliğin olmazsa olmazı &nbsp;‘’açık iletişim’’ olarak belirtebilirim. İletişim problemleri yaşayan çiftlerin, sorun yaşamayan çiftlere kıyasla boşanma oranları daha yüksektir. Sürekli haklıyı haksızı aramak üzerine yapılan tartışmalar; yargılayıcı, eleştirel, duyguları hiçe sayan konuşma biçimi, olumsuz kelimelerle yapılan hakaretler şüphesiz ki çiftleri birbirlerinden git gide uzaklaştıracaktır.</p>

<p>Bende psikolog olarak ilişki ve evlilik terapilerinde en çok üzerinde durduğum konulardan biri de çiftler arasındaki iletişimi geliştirmektir. Evliliklerde gündelik sorunların ele alınması çok gerekli olmamakla beraber, eğer belli sorunlar sürekli aynı şekilde yaşanıyor ve çözümlenemiyorsa, ya da kişiler için önem teşkil eden konular bir türlü konuşulamıyorsa, bunların açık bir şekilde konuşulup, ele alınması gerekmektedi. Çiftlerin düştüğü en büyük yanılgı "Ben söylemeden eşim beni anlasın" düşüncesidir. Fakat iletişim kurmadan, kelimeler sarf edilmeden ‘’anlamak ve anlaşılmak’’ mümkün değildir.</p>

<p>Yeterli olmayan &nbsp;bir iletişim büyük oranla yanlış anlaşılmalara yol açabiliyor. Bu durumda gereksiz çatışmalara sebep olur. Bu şekilde yaşanan iletişim sorunları zaman içinde çiftlerin birbirlerinden duygusal açıdan uzaklaşmalarıyla sonuçlanır.</p>

<p>Mutlu, huzurlu ve güvenli bir ilişki sürdürmeniz dileğiyle…</p>

<p>Uzm.Klinik Psk. Büşra Delikan Sezer</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 27 Jan 2024 12:23:50 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2023/11/busra-delikan-sezer-1700067683.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Namık Kemal</title>
                <category>Damla Bul - Yönetici</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/namik-kemal-25</link>
                <author>damlamette@gmail.com (Damla Bul - Yönetici)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/namik-kemal-25</guid>
                <description><![CDATA[Namık Kemal]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Sevgili okurlarım,</p>

<p>Hemşerimiz, Vatan Şairi Namık Kemal’i yakından tanıyalım istiyorum.</p>

<p>Türk milliyetçiliğine ilham kaynağı olan ve ‘’vatan şairi’’ olarak anılan yazar, gazeteci, devlet adamı ve şair Namık Kemal, asıl adı Mehmet Kemal olan ve Namık adını Şair Eşref Paşa’dan alan Namık Kemal, aralıkta Tekirdağ’da dünyaya geldi.</p>

<p>Dedesinin Sofya vilayetine kaymakam olması üzerine1855’de Bulgaristan’a yerleşti.1863’te İbrahim Şinasi ile tanıştı. Bunun üzerine Batı edebiyatını öğrenmeye başlayan şairin tümüyle divan şiiri çizgisinde yazdığı şiirlerin yerini Batı şiiri çizgisindeki şiirler aldı.1865’te Tasvir-i Efkar gazetesinde hükümeti eleştiren yazılar yazdı.1867’de gazete kapatıldı ve Namık Kemal, İstanbul’dan uzaklaştırılmak için Erzurum’a vali yardımcısı olarak atandı. Ancak Namık, göreve gitmeyi erteleyerek Ziya Paşa ile birlikte Paris’e gitti. Burada Fransız hükümeti Namık ve arkadaşlarını ülkeyi terk etmelerini isteyince, Londra’ya geçerek Ali Suavi ile Muhbir ve Hürriyet gazetelerini çıkardılar ancak anlaşmazlıklar sürünce ve desteksiz kalınca 1870’de İstanbul’a döndü.</p>

<p>Ebüzziya Tevfik Bey ile birlikte İbret gazetesini çıkaran şairimiz, burada da Mahmut Nedim Paşa’yı eleştiren bir yazı yazında kaymakam olarak Gelibolu’ya tayin edildi. Sonunda 1873’te kaymakamlık görevinden de azledilince İstanbul’a döndü ve tiyatroyla ilgilenmeye başladı.</p>

<p>‘’Eğlencelerin en faydalısı’’ olarak nitelediği tiyatroyu halkı bilinçlendirmek için için bir mektep gibi gördü. ’’Vatan toprağının altındaki servet, İstiklalimizin üstündeki dökülen kanımızdır,’’ ve nice sözleriyle Namık Kemal; özgürlük mücadelesini destanlaştıran ‘’ Vatan yahut Silistre’’ adlı eseri, vatanseverlik ve özgürlük arayışına odaklanır. Gedikpaşa Tiyatrosu’nda 1 Nisan gecesinde Vatan yahut Silistre adlı eserini sahneleyen usta edebiyatçımız, oyunu izleyenlerin galeyana gelip olay çıkarması üzerine arkadaşlarıyla tutuklandı ve Magosa’ya sürgün edildi.1876’da 1.Meşrutiyet’in ilanından sonra İstanbul’a döndü.Danıştay üyeliği yaptı ve Kanun-ı Esasi’yi hazırlayan kurulda görev aldı.Midilli ve Sakız Adalarının kaymakamlığını yaptı.1888’ de yakalandığı zatürre nedeniyle 2 Aralık’ta ne yazık ki 48 yaşındayken hayatını kaybetti.</p>

<p>Kısacık ömrüne, sayısız eseri bırakan usta edebiyatçımız hemşerimiz Namık Kemal’i sevgiyle anıyorum. Eserlerinden öğreneceğimiz hatırlanması gereken çok şey olduğunu unutmamız gerektiğinin altını çiziyorum.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 27 Jan 2024 12:23:28 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2023/10/damla-bul-1698309936.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ONLAR DAHA ANA KUZUSUYDU</title>
                <category>Gülşah Engin -  Yönetici</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/onlar-daha-ana-kuzusuydu-24</link>
                <author>gulsahe_1980@hotmail.com (Gülşah Engin -  Yönetici)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/onlar-daha-ana-kuzusuydu-24</guid>
                <description><![CDATA[ONLAR DAHA ANA KUZUSUYDU]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Sabah okula giderken uyandırmaya bile kıyamadılar, sobaları yaktılar uyanmadan çocukları. Sabah kahvaltıda gözlerinin içine baktılar, karınları tok okula gitsin diye. Köşeyi dönene kadar dua ettiler ‘Allah zihin açıklığı versin ‘diye. Karne günü o karneler nasıl gelirse gelsin, anlına bir öpücük kondurdular. Olsun dediler belki seneye olur ya da aferin aslan oğluma dediler. İlk aşklarında onlarla sevindiler belki. Top oynamaya giderken bin tembih ettiler ‘soğuk su içme’ diye. İlk adımlarından öğrendikleri ilk harfe kadar hep yanı başındaydı anne babaları. İlk takım elbisesi ablasının düğününde alınmıştı ya da sünnet düğününde. Ne gurur duymuştu annesi ‘aslan parçam, yiğidim yakışıklı oğlum’ diye.</p>

<p>İlk sakal tıraşını babası yapmıştı sonra yapmayı öğrenmişti kendisi. Sofrada ya anne ya baba hep çok aç değildi evlatlar doyup kalkana kadar. Eli iş tuttuğunda babasının yardımcısı, kardeşinin yenilmez kahramanı abisiydi. Resim dersinde bayrak çizer kıp kırmızıya boyardı, millî bayramlarda asker kıyafeti alınınca ağlamıştı sevinçten belki de. En güzel şiirleri okudular 30 Ağustos’ta ,29 Ekim’de. Birinin annesi yoktu, birinin babası, birinin ailesinde şehit vardı birinin gazi, biri evladını bırakıp gitmişti cepheye diğeri yavuklusunu. Mustafa Kemalin askerleriydi onlar, doğdukları gün kaderleri alınlarına yazılan.</p>

<p>Depremzedeydi biri, evliydi diğeri ellerine kınalar yakılarak uğurlandılar evlerinden, şimdi Albayrak’la son bir kez gelmişlerdi evlerine helallik almaya. Giderken de omuzlarda gitmişlerdi, dönerken yine omuzlardaydılar. Kimsenin kestiremediği o uzun saçını askere gideceği belli olduğunda koşarak kestirmişti. Vatandan kıymetli değildi, asker olmaktan önemli değildi hiçbir şey. Bahçesine bir sürü insan gelmişti onu karşılamaya, komutan ilk babasını bulmuştu haberi vermek için, annesine bilemediler nasıl söyleyeceklerini.</p>

<p>Baba dağdı yıkılmazdı ama o kocaman adamlar Vatan Sağ olsun derken kalplerine ağladılar içeriden. Annesi doğurduğu andan bugüne kadar tüm haklarını helal etti evladına. Kalbi acı içinde çarpan bir şehit annesiydi o artık. Kınalı kuzusuna izne gelince ördüğü eldivenleri hatırladı, görmemişti anasının ördüğü yün eldivenleri. Evladını doğururken hızla atan kalbi gömülürken bakmaya dayanamıyordu. Vatan sağ olsun diyordu acı içinde göz yaşları içine akarken. Evladının yeri şehitlikti artık adı soyadı kazınmıştı silinmez harflerle vatan toprağına. Bayrak ve çiçeklerle donatılmış mezarda bıraktı evladını.</p>

<p>Her sabah bir yan gururlu, bir yan eksik uyanılacak artık o evlerde. Dokuz evlat artık yoktu. Bu vatan için canlarını feda etmişti onlar, biz onların emaneti koruyacağımıza söz verdik yine. Gömülürken şehit; annesinin sol yanı babasının sağ yanıyla gömüldü kim bilebilir. Ancak evinde yaşayan bilir acıyı.</p>

<p>Tüm şehitlerimize şükran ve minnetle…</p>

<p>Saygılarımla</p>

<p>Gülşah Kezer Engin</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 27 Jan 2024 12:21:33 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2023/11/gulsah-engin-1700324049.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KONUT SİGORTALARI</title>
                <category>R.Gamze Onay Üntürk - Sigortacı</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/konut-sigortalari-23</link>
                <author>axagamze@hotmail.com (R.Gamze Onay Üntürk - Sigortacı)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/konut-sigortalari-23</guid>
                <description><![CDATA[KONUT SİGORTALARI]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>GÜVENCE ALTINA ALINMIŞ HUZUR</p>

<p>Son dönemde artan doğal afetler ve beklenmedik olaylar, ev sahiplerini maddi ve manevi olarak zor durumda bırakabiliyor. Ancak bu risklere karşı alınacak önlemlerden biri, konut sigortalarıyla mümkün. Konut sigortaları, ev sahiplerini olası maddi kayıplardan koruyan ve huzurlarını güvence altına alan önemli bir adımdır.</p>

<p>Ülkemizde sıkça yaşanan depremler, sel felaketleri ve doğal afetler, konut sahiplerini ciddi şekilde etkileyebilir. Bu gibi durumlarda evinizde oluşan hasarın onarımı ve kayıpların telafisi oldukça maliyetli olabilir. İşte tam da bu noktada konut sigortaları devreye girer. Doğal afetlerden, yangına, hırsızlıktan, su baskınlarına kadar birçok riski kapsayan bu sigortalar, ev sahiplerine adeta bir güvence kalkanı sunar.</p>

<p>Konut sigortaları sadece felaket durumlarını değil, aynı zamanda günlük hayatta karşılaşılabilecek pek çok riski de kapsar. Örneğin, evinizde meydana gelebilecek su kaçakları, elektrik arızaları veya hırsızlık gibi olaylar da sigorta kapsamındadır. Bu sayede, ev sahipleri sadece büyük felaketlere karşı değil, günlük sorunlara karşı da koruma altına alınmış olur.</p>

<p>Konut sigortalarının avantajları sadece maddi değil, aynı zamanda manevi olarak da önemlidir. Ev sahipleri, olası bir felaket durumunda maddi yükü hafifletmenin yanı sıra, hızlı bir şekilde normal yaşantılarına dönebilirler. Zira sigorta poliçeleri, hasarın tespitinden, onarımına kadar bir dizi hizmet sunar ve bu süreci kolaylaştırır.</p>

<p>Ancak unutulmamalıdır ki, her konutun ihtiyaçları farklıdır ve bu nedenle doğru sigorta poliçesini seçmek önemlidir. Uygun bir poliçe ile ev sahipleri, önceden belirlenen risklere karşı daha etkin bir koruma sağlarlar.</p>

<p>Sonuç olarak, konut sigortaları ev sahipleri için sadece bir maliyet değil, aynı zamanda bir güvence ve huzur kaynağıdır. Doğru bir poliçe ile, beklenmedik durumlar karşısında ev sahipleri kendilerini güvende hissederler ve olası maddi kayıplardan korunmuş olurlar. Herkesin kendi evine uygun bir sigorta poliçesi bulması, geleceğe daha emin adımlarla ilerlemesini sağlayacaktır.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 27 Jan 2024 12:17:41 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2023/10/rgamze-onay-unturk-1698309481.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Milli Şâirimiz Mehmet Âkif Ersoy’u Tanımak</title>
                <category>Damla Bul - Yönetici</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/milli-sairimiz-mehmet-akif-ersoyu-tanimak-22</link>
                <author>damlamette@gmail.com (Damla Bul - Yönetici)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/milli-sairimiz-mehmet-akif-ersoyu-tanimak-22</guid>
                <description><![CDATA[Milli Şâirimiz Mehmet Âkif Ersoy’u Tanımak]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>20 Aralık 1873’te İstanbul’un Fatih ilçesinde Buhara’dan Anadolu’ya geçmiş bir ailenin kızı olan Emine Şerif Hanım ve Kosova doğumlu Fatih Camii medrese hocalarından ‘’İpekli Hoca’’ olarak ta tanınan Mehmet Tahir Efendi’nin oğlu olarak dünyaya geldi. İpekli Hoca, ona her ne kadar Ragif ismi başlarda verse de telaffuzu zor geldiğinden annesi ve arkadaşları ona ‘’ Âkif’’ diye seslendi, kendisi de zamanla bu ismi benimsedi.</p>

<p>İlkokula Emir Buhari Mahalle Mektebi’nde başladı.İki yıl sonra da iptidai bölümüne geçti. Arapça’yı da yine bu dönemde babasından öğrenmeye başladı. Orta okula geçtiğinde bir yandan da Farsça derslerini takip etti. Dil derslerine özel ilgisi olan Mehmet Âkif<span style="color:#040c28">;</span> Türkçe , Arapça, Farsça ve Fransızca derslerine hep birinci oldu.</p>

<p>Rüştiyeyi bitirdikten sonra Mülkiye İdadisi’ne kaydoldu. Ne yazık ki bu sürede, hem babasını kaybetti hem de büyük Fatih yangısında evlerinin yanmasıyla yoksulluğu yaşadı ve okulu bırakmak durumunda kaldı. O yıllarda yeni açılan ilk sivil veterinerlik yüksekokulu olan Ziraat ve Baytar Mektebi’ne kayıt oldu ve birincilikte mezun oldu. Öte yandan okul yıllarında arkadaşı Kıyıcı Osman pehlivan’dan güreş öğrendi. Şiire olan ilgisi de okulun son iki yılında perçimlendi.6 ay içinde Kuran’ı ezberleyerek hafız oldu.</p>

<p><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,serif"><span style="font-size:11pt">Bir yandan memuriyet hayatı devam ederken bir yandan da şiirlerini Servet-i Fünun ‘da yayımlamaya devam ediyordu. II.Meşrutiyet’in ilan edilmesiyle Mehmet Âkif, mevcut rejimin ciddi bir muhalifiydi. Baytar müfettişi görevi ile Anadolu’yu gezen, tanıyan Akif, 1908 yılından sonra şiir yazmaya ve yayınlamaya başladı. Bir süre sonra baytarlığı bırakarak Edebiyat Fakültesi’ne öğretim üyesi oldu. 1911 yılında da Safahat eserinin ilk bölümünü yayınladı.</span></span></span></span></span></p>

<p><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,serif"><span style="font-size:11pt">Balkan ve I. Dünya Savaşı günlerinde, Osmanlı düşman tarafından işgal edildiği bir dönemde, sadece şiirleri ile değil; camilerde, salonlarda ve meydanlarda yaptığı heyecanlı konuşmaları, çeşitli gazete ve mecmualarda yazdığı etkili makaleleri ile milletimizi kurtuluş savaşına hazırlamış ve durup dinlenmeden halkı büyük bir şahlanışa davet etmiştir.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,serif"><span style="font-size:11pt">1921'de Ankara'da Taceddin Dergâhı'na yerleşen Mehmet Âkif, 500 lira ödül konularak açılan İstiklâl Marşı yarışmasına başta katılmadı. Millî Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Bey'in ricası üzerine arkadaşı Hasan Basri Beyin teşvikiyle ikna oldu. Onun orduya ithaf ettiği İstiklâl Marşı, 17 Şubat günü Sırat-ı Müstakim ve Hâkimiyet-i Milliye'de yayımlandı. Hamdullah Suphi Bey tarafından mecliste okunup ayakta dinlendikten sonra 12 Mart 1921 Cumartesi günü saat 17:45'te Milli Marş olarak kabul edildi.Akif, ödül olarak verilen 500 lirayı hayır kurumuna bağışladı.</span></span></span></span></p>

<p>Mehmet Âkif vatanseverdi, o kadar vatanseverdi ki Tük milleti her gün onun mısralarını tekrarlayacak ve onunla millî kimliğini hatırlayacaktı… Şiirlerinde Türk-İslam dünyasının içinde bulunduğu durumu, sosyal-siyasal ve kültürel hayatı, bu hayatın çürüyen eksik yanlarını, realist bir bakışla dile getirmiştir. Aruz ölçüsüyle şiirler yazmış, duygu ve düşüncelerini eserlerinde en güzel şekilde ifade etmiştir. Toplum için sanat anlayışı ile m<span style="background-color:#ffffff">illetimize “Çanakkale” gibi bir destan, “İstiklal Marşı” gibi milli marş ve “Safahat” gibi edebî bir şaheser hediye eden Mehmet Akif’in, fikir ve hayalleri eserlerinde coşkuyla ifade etmiştir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,serif"><span style="font-size:11pt">Kurtuluş Savaşı ve zafer sonrası uzunca bir süre Mısır’da yaşayan Milli Şâirimiz Mehmet Âkif Ersoy, 17 Haziran 1936’da tedavi için İstanbul’a döndü. 27 Aralık 1936 tarihinde İstanbul’da, Beyoğlu’ndaki Mısır Apartmanı’nda vefat etti, Edirnekapı Şehitliğinde yatmaktadır…</span></span></span></span></p>

<p><br />
&nbsp;</p>

<p><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 30 Dec 2023 19:35:59 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2023/10/damla-bul-1698309936.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Güvencenin Teminatı: Zorunlu Deprem Sigortası (DASK)</title>
                <category>R.Gamze Onay Üntürk - Sigortacı</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/guvencenin-teminati-zorunlu-deprem-sigortasi-dask-21</link>
                <author>axagamze@hotmail.com (R.Gamze Onay Üntürk - Sigortacı)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/guvencenin-teminati-zorunlu-deprem-sigortasi-dask-21</guid>
                <description><![CDATA[Güvencenin Teminatı: Zorunlu Deprem Sigortası (DASK)]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Gelişen teknoloji ve bilim sayesinde, depremlerin etkilerini önceden tahmin etmek ne yazık ki hala mümkün değil. Ancak, deprem riski taşıyan bölgelerde yaşayan bireyler ve mülk sahipleri için alınabilecek önlemler arasında Zorunlu Deprem Sigortası, kısaca DASK, önemli bir rol oynamaktadır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ülkemiz, deprem kuşağında yer aldığı için depremlerle başa çıkabilme adına çeşitli güvenlik önlemleri almak gereklidir. Bu önlemlerden biri de 2012 yılında yürürlüğe giren Zorunlu Deprem Sigortası'dır. Peki, DASK nedir ve neden bu kadar önemlidir?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">DASK, Türkiye'de bina ve işyeri sahiplerini deprem riskine karşı korumak amacıyla devreye alınan bir zorunlu sigorta sistemidir. Deprem, deprem sonucu yangın, tsunami, yer kayması ve volkanik püskürme gibi doğal afetler nedeniyle oluşacak zararları kapsar. Sigorta, binanın tamamını veya bir kısmını, depremin etkisiyle oluşan hasarları kapsayacak şekilde tasarlanmıştır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">DASK, deprem anında meydana gelen zararları değil, depremin neden olduğu hasar sonrası oluşan masrafları karşılamayı amaçlar. Bu da demek oluyor ki, deprem anında yaşanan can kayıpları ve acil müdahaleler bu sigorta kapsamına girmemektedir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Zorunlu Deprem Sigortası, toplumun genel güvenliği açısından son derece önemli bir adımdır. Depremin ardından ortaya çıkabilecek maddi kayıpları minimize etmeyi amaçlar ve bu sayede afet sonrası toparlanma sürecini hızlandırır. Aynı zamanda, sigorta primlerinin toplanarak afet riski taşıyan bölgelerdeki yapılaşma standartlarının yükseltilmesine de katkı sağlar.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bir diğer önemli nokta da, DASK'nın zorunlu olmasıdır. Yani, herhangi bir konut veya işyeri sahibi, bu sigortayı yaptırmak zorundadır. Bu zorunluluk, toplumun genel güvenliği ve dayanıklılığını artırmak adına atılmış bir adımdır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sonuç olarak, Zorunlu Deprem Sigortası (DASK), deprem riski taşıyan ülkemizde yaşayan herkesin göz önünde bulundurması gereken bir güvence şeklidir. Hem bireyleri hem de toplumu koruma amacı taşıyan bu sigorta, deprem sonrası oluşabilecek maddi kayıpları en aza indirerek, toplumun daha hızlı bir şekilde toparlanmasına yardımcı olur. Unutmayalım ki, güvenli bir gelecek için alınan önlemler bugün başlamalıdır.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 30 Dec 2023 19:34:20 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2023/10/rgamze-onay-unturk-1698309481.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KİMSE EKSİLMESİN</title>
                <category>Gülşah Engin -  Yönetici</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/kimse-eksilmesin-20</link>
                <author>gulsahe_1980@hotmail.com (Gülşah Engin -  Yönetici)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/kimse-eksilmesin-20</guid>
                <description><![CDATA[KİMSE EKSİLMESİN]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Otobüs dağların arasında kıvrılırken; on beş yıl önce köyümü son gördüğüm an gözümde canlanıyor. Babam ile kardeşim o barajdan dönemedikleri gün bizim ev erkeksiz köy balıksız kalmıştı. On üç yaşında bir aslan parçası ölür mü? On beş yaşında kız babasız kalır mı? Öldü hem kardeşsiz hem babasız kaldım. Babamla kardeşim ekmek teknesiyle o büyülü barajdan canlı çıkamadılar. Hava kararınca dönmediler. Annem beni Musa amcanın kahvenin önüne gönderdi gelmemişlerdi. O an içimi bir kor yaktı. Bu saatte balıkları satıyor olmalıydılar ama yoktu, kimse balık tezgahını açmamıştı. Bir daha orada kimse artık balık satmayacaktı. Anneciğim saçlarına bir daha belik örmeyecek ve ellerine kına yakamayacaktı. Evimiz, ocağımız yangın yeriydi artık. Babam ve kardeşim aynı toprakta yan yana yatarken annem her gün gitti onlara. Karagözlü Alisine vardığında daha on dokuzmuş yaşı. Düğün günü görmüş vurulmuş kömür gözlerine Alisinin. O evde huzur ve sevgi bulmuş annem. Ali ona eş olmuş, dost olmuş yoldaş olmuştu. Ali’si ve oğlu gidince Annem bir daha eskisi gibi olmadı. Her gün gitti mezarlarına ayaklarına kara çalılar bata bata, hep yan yana buldu orda onları. Su içmeyi bile unutmuştu annem evladı gidince. Bir gece sağanak yağmurla beraber çıkan rüzgârdan tahta bahçe kapısı devrilmiş. Gürültüye uyandım. Elinde mavi buranda ile annem yere düşen tahta kapıya bastı geçti üzerinden, yağmura rüzgâra aldırış etmeden gitti oğluna, sevdiğine.</p>

<p>Oğlu ıslanmasın diye mezarını örtmeye gitmiş. Sabah çoban Mehmet bulup getirdi ben hayat kapısında beklerken. Ciğerine yerleşen o illet o geceden kalmaydı ama asıl annemi öldüren mezarlığa gidememesiydi. Oda ebedi evine bir an önce yerleşmek için savaşmıyordu. Her gün gittiği bir çift mezar değildi kalbine alev düşüren aklını başından alıp götüren evlat hasretiydi. Ciğerini delen o yağmurlu soğuk gece değildi sevdiceğini bir başına bırakıp giden hasretti. Ali’si olmadan bilmiyordu nasıl yaşanır.</p>

<p>Kaygan toprak yol otobüsü beşik gibi sallamıştı. Sırtımda çantam, karşımda on beş yaşım yürüdüm. Üçü yatıyordu ahlat ağacının altında. Yine on beş yaşında yapayalnız kalmış kız çocuğuyum ben o topraklarda.</p>

<p>Zahide öğretmen beni alıp evladı yapmıştı. O olmasaydı kimsesizlerin Zeynep’in kızı olarak kalacaktım belki tek başına. Babamı, annemi ve küçük kardeşimi ebedi evlerinde ziyaret ederken o gece evimizi yakan yağmur yine başladı.</p>

<p>Aralık ayı idi köyden ayrılırken, vedalaştım; yine gelmek üzere on beş yaşımla.</p>

<p>Bu yeni yıl bir dilek diledim; kimsemiz eksilmesin diye.</p>

<p>Evladını özleyen annelere ve babasını yitirmiş kız çocuklarına olsun bu hikâye.</p>

<p>Gülşah Kezer Engin</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 30 Dec 2023 19:31:31 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2023/11/gulsah-engin-1700324049.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Mutluluğun Zeka İle Bir İlişkisi var mı?</title>
                <category>Büşra DELİKAN SEZER - Uzm.Klinik Psikolog</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/mutlulugun-zeka-ile-bir-iliskisi-var-mi-19</link>
                <author>busra-delikan@hotmail.com (Büşra DELİKAN SEZER - Uzm.Klinik Psikolog)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/mutlulugun-zeka-ile-bir-iliskisi-var-mi-19</guid>
                <description><![CDATA[Mutluluğun Zeka İle Bir İlişkisi var mı?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Her ne kadar toplumda yüksek IQ ya sahip insan daha mutludur algısı olsada bu doğru değildir. Birçok literatür bunu bize göstermiştir. İnsan Zekasını sadece testler ölçer. Sözel performans gibi çoklu performans ile birçok çerçeveden bakılmaktadır. Peki asıl güzel olan nedir? Düşünmek… Bizlerin en güzel, en derin konusu olan ‘’Düşünmek’’ kavramı çok anlamlıdır. Bizi ileriye götüren düşünmektir her zaman. Yüksek IQ ya sahip insan her şey bilebilir, her şeyin en iyisini bilir kavramı tamamen yanlıştır. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Araştırmalara göre ‘’Duygusal Zeka’’nın ortaya çıkmasyla birlikte asıl önemli olan ‘’Sosyal Zeka’’ olduğu ortaya çıkmıştır. Empati kurabilen, insanlarla sosyal ilişkisini yüksek tutan kişi çok daha sağlıklı ilerler ve dışa dönüklüğün getirdiği bir mutluluk oluşur. Daha yüksek zekâ (IQ) genellikle yaşamdaki birçok iyi sonuçla ilişkilendirilse de mutluluk literatüründe zeki insanların daha az zeki akranlarından daha mutlu olmadığı bir gerçektir. Hayatı tamamıyla göz önünde bulundurursak,&nbsp; çok uçlarda olmamak gerektiğini söyleyebiliriz. Zekâ veya mutluluk çok fazla ise bir dengeye ihtiyaç vardır. Bu denge muhtemelen iç huzuru ve kendiyle barışık olmak ile sağlanabilir. Belki de gerçek insan olabilmek, aşırılıkların ya da az olanın dengelenmesi ile gerçekleşmektedir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Herkese gerçek bir mutluluk dilerim..</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Uzm. Klinik Psk. Büşra DELİKAN SEZER</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 30 Dec 2023 19:29:28 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2023/11/busra-delikan-sezer-1700067683.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Evlilikte Uzun Süreli Mutluluğun Sırları: Gottman\&#039;ın 7 Faktörü ve İlişkilere Etkisi</title>
                <category>Sultan Ateşoğlu - Aile Danışmanı</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/evlilikte-uzun-sureli-mutlulugun-sirlari-gottmanin-7-faktoru-ve-iliskilere-etkisi-18</link>
                <author>atesoglu.sultan59@gmail.com (Sultan Ateşoğlu - Aile Danışmanı)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/evlilikte-uzun-sureli-mutlulugun-sirlari-gottmanin-7-faktoru-ve-iliskilere-etkisi-18</guid>
                <description><![CDATA[Evlilikte Uzun Süreli Mutluluğun Sırları: Gottman\'ın 7 Faktörü ve İlişkilere Etkisi]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Eğitim hayatım boyunca öğrendiğim ve çevremdeki ilişkilere de baktığımda evliliği ya da evli olunmasa da var olan ilişkileri mutlu bir şekilde sürdürebilmenin aslında kolay yolları vardır. Önemli olan sürdürmeye olan niyetinizdir. Bu konuda bana rehberlik eden ve size de yol gösterici olacağını düşündüğüm birinden bahsetmek istiyorum ve onun sunduğu bazı sırlardan. Sır dediğime bakmayın bildiğiniz ama bazen bir şekilde göz ardı ettiğimiz. John Gottman'ın evlilik ve ilişkiler üzerine yaptığı araştırmalar, uzun süreli mutlu ilişkilerin sırlarını ortaya koymaktadır. Bu faktörler, sadece evli olanlar için değil, ilişkilerinde sağlıklı bir yol arayan herkes için önemli rehberler sunmaktadır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><strong>Dostluk ve duygusal bağlılık</strong>, herhangi bir ilişkinin temelini oluşturur. İki insan arasında samimiyet, güven ve anlayış, sağlam bir ilişkinin köşe taşlarıdır. Ortak ilgi alanları ve birlikte keyif alınan aktiviteler, bu bağın güçlenmesine katkı sağlar.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><strong>İletişim becerileri</strong>, sağlıklı bir ilişkinin önemli bir parçasıdır. Açık, anlayışlı ve saygılı bir iletişim, çiftler arasındaki bağı kuvvetlendirir. Anlaşmazlıkları konuşmak ve birlikte çözüm yolları aramak, ilişkideki çatışmaları daha etkili bir şekilde yönetmeyi sağlar.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><strong>Kararlılık ve bağlılık</strong>, ilişkide zor zamanlarla başa çıkma gücünü simgeler. Zorluklar karşısında birlikte çalışma isteği ve ortak hedeflere yönelik kararlılık, ilişkinin sürdürülebilirliğini artırır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Birbirine destek olma</span></span></strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">, sağlıklı bir ilişkinin olmazsa olmazlarındandır. Partnerler arasında destek ve dayanışma, karşılıklı güven duygusunu güçlendirir.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><strong>Çatışmalarla başa çıkma becerisi</strong>, ilişkideki sağlıklı bir gelişimin anahtarıdır. Anlaşmazlıkları yönetmek ve sorunları konuşarak çözüm bulmak, ilişkide olası çatışmaların zarar vermesini engeller.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><strong>Olumlu ifadeler ve sevgi dolu yaklaşımlar</strong>, ilişkideki mutluluğu artırır. Takdir ifadeleri, minnettarlık ve sevgi ifadeleri, ilişkiyi olumlu yönde etkiler.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><strong>Ortak hedefler belirlemek,</strong> ilişkideki birlikteliği güçlendirir. Birlikte büyüme isteği, ortak hedeflerin oluşturulması ve değerlerin paylaşılması, ilişkiyi sağlamlaştırır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">John Gottman'ın çalışmaları, ilişkilerdeki bu faktörlerin uzun süreli mutlu birliktelikler için kritik önem taşıdığını göstermektedir. Bu faktörler, sağlıklı ve mutlu bir ilişkiyi güçlendirmek için rehberlik sağlar. Kitabın ismi “Evliliği Sürdürmenin Yedi İlkesi” okumanızı şiddetle tavsiye ederim.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Sevgiyle kalın,</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Sultan ATEŞOĞLU</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Aile Danışmanı</span></span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 30 Dec 2023 19:26:35 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2024/02/sultan-atesoglu-aile-danismani-1707228986.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>HAZIR OLABİLECEK MİSİN?</title>
                <category>Gülşah Engin -  Yönetici</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/hazir-olabilecek-misin-17</link>
                <author>gulsahe_1980@hotmail.com (Gülşah Engin -  Yönetici)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/hazir-olabilecek-misin-17</guid>
                <description><![CDATA[HAZIR OLABİLECEK MİSİN?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Önce bir ses duyuldu, derinlerden daha önce hiç duymadığım bir tonda. Kırk yıllık vitrindeki kristaller yuvarlandı ilk, çatı katındaki eğreti rafta duran reçel kavanozları beton zemine çakıldı ardı ardına. Etrafa vişne ve çilek kokusu yayıldı, en uzaktan. O uğultulu ses devam ederken yatağımın yanına çökebildim.</p>

<p>Anılarla dolu eski parkelerin üzerinde emekleyen çocukluğum geçti gülümseyerek. Dolabımın kapakları açıldı, gençliğim saçıldı kireç duvarlı odama. Bahçedeki kömürlük büyük bir gürültü ile çöktü, genzimi yakan kömür tozu doldu burun deliklerime. Anneannemin salondaki halısına devrildi sobanın boruları. Bu sırada hiçbirimizin bilmediği binlerce can gökyüzüne doğru yola çıkmıştı.</p>

<p>Kaç gün, kaç saat, kaç dakika sürdü, annemle babam ne zaman yanıma geldi uğultu çığlıklara dönüştü? Evin ahşap pencereleri ayrıldı duvarlardan. Felaketi annemin gözünde, babamın nefesinde gördüm. Daha önce bilmediğim, anlayamadığım bir korku sardı tüm bedenimi. Dişlerimin birbirine çarpmasını engelleyemiyordum.</p>

<p>El yordamıyla bahçeye çıkabildik. Bahçedeki ceviz ağacına dayadık sırtımızı, ellerimiz kenetlenmiş, dudaklarımızda dualarla. Annem başından eşarbını çıkardı, bir çırpıda sardı bacağımı, akan kanın sıcaklığını o zaman hissedebildim. Hiç üşümediğim kadar üşüdüm o sabah, üç kuşak büyüdüğümüz o bahçede. Bacağımdaki eşarp etimi bir zımpara gibi acıtıyordu, değdikçe. Ellerimiz birlikte; aklımız yitik bir halde evimizin parçalara ayrılmasını izledik, hiçbir şey yapamadan. Annemin kalbinin atışını duydum avuçlarımda, babamın çaresizliğini gördüm göz yaşlarında.</p>

<p>Baba ocağımız hem babamın baba ocağı, hem benim baba ocağım yoktu artık. Dünya kısa süreliğine bizim evde durdu sanıyoruz ama değilmiş. O gece annem yetim, babam öksüz kalmıştı. Öldük mü yoksa; neden böyle hissediyorum, bu korkunun bir bitişi olmayacak mı?</p>

<p>Ayşe teyzemin balkonu nerede? Hacı amcamın gözü gibi baktığı beyaz arabası balkonunda. Bizim mahalle burası ise; Ayşe teyzenin inekleri neden kaçıyor buradan. Yürürken boşlukta, bizi çağıran sesleri duyuyoruz ama duymazdan gelerek. Gözlerim kapanıyor, sonra aklım kapatıyor kendini. Annemin dizinde açıyorum gözümü, dudağıma su sürüyor annem. Şişmiş gözlerine bakıyorum, bunun düş olmasını dileyerek, ama değil. Kümes kapısının üzerinde duran battaniye üzerinde oturuyor annemle babam. Başım annemin dizinde, vücudum babanın dizinde. Onlar; soğuk toprağa yine siper etmişler bedenlerini, benim için. Bir sürü anne, baba var bu boş arsada. Evlatları dizlerinde, gözleri dibe, en dibe dalmış halde. Saatime bakıyorum; çatlak camından görmeye çalışıyorum, öğleni geçmiş ne kadar uzun uyudum. Akın akın insanlar geliyor buraya, bir araba yanaşıyor. Akşama doğru su ve ekmek veriyorlar, ama yaşıyor olmanın utancından kimse yemiyor, içmiyor.</p>

<p>O sabah elimizde birbirimizden başka bir şeyimiz kalmamıştı. Babam evimize gitmiş ama girememiş, ilaç saati çoktan geçti. Bacağımdaki eşarp kan ve soğuktan kaskatı kalmış. Babam anlattı gece buraya beni kucağında getirmiş, yardıma gidiyorum dedi babam bir yerlere gidip geldiler günlerce.</p>

<p>Dumanlar yükseliyor hala gözümüzün göremediği yıkıntıların arasından. Plastik kaplarda gelen yemekleri yemenin bir yolunu bulmalı annem, eriyor günden güne. Evimize gidip o yıkıntıların arasından mavi ibriği alınca yanına değişti annem, çeyizinin ilk parçasıymış şehirden alınan. Sesler diyor annem; yardım edemedik o seslere diyor, basıp geçtik seslerin üzerinden can havliyle diyor. Süt kardeşimde ölmüş o gece, annem ondan sonra sesler duymaya devam etti. Bitmek bilmeyen acı haberlere dinmek bilmeyen soğuk ve korkular eklendi. Günler sürdü…</p>

<p>O gece; kimi evsiz kaldı, kimi evlatsız. Kalpsiz kalanlarımızda oldu o gece, kardeşsiz kalanlarımızda oldu. En acısı da mezarsız kalanlarımızdı. Kimsesiz, susuz göçüp gidenlerimiz. Altı şubatta kalbimiz Maraş’ta, Pazarcık’ta, Malatya’da, Samandağ’da, Kilis’te, Adıyaman’da kaldı. Kocaman bir yıl geçmek üzere, sahi İstanbul, Tekirdağ, Bursa, Çorlu ve sizler hazır mısınız? Hazır mıyız? Deprem çantalarımız hazır mı?</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Gülşah KEZER ENGİN</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 19 Dec 2023 17:53:09 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2023/11/gulsah-engin-1700324049.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kadın Hakları</title>
                <category>Damla Bul - Yönetici</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/kadin-haklari-16</link>
                <author>damlamette@gmail.com (Damla Bul - Yönetici)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/kadin-haklari-16</guid>
                <description><![CDATA[Kadın Hakları]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kadın hakları, kadınların toplumun her alanında özgürce ve eşitçe yer alabilmesi için mücadele edilen haklar demektir. Bu hakların güçlendirilmesi ve korunması, toplumların daha adil ve eşitlikçi olmasına yardımcı olur. Kadın haklarına saygı göstermek, eşitlik ve adalet için önemli bir adımdır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Tarihsel süreçte kadınlar, toplumda genellikle belirli rollerle sınırlandırılmışlardı ve çoğu zaman erkeklerle eşit haklara sahip değillerdi. Ancak, kadınların tarihsel rolü ve yeri, zamanla değişiklik gösterdi:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">*Antik Dönem: Antik toplumlarda kadınlar genellikle aile içinde ev işleri ve çocuk bakımı gibi görevlerle sınırlıydılar. Toplumda genellikle erkeklerin egemen olduğu bir düzen vardı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">*Orta Çağ: Orta Çağ'da, kadınlar genellikle ailelerinin statüsüne bağlı olarak belirli rollerde yer aldılar. Toplumda erkeklerin sürdü.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">*Yirminci Yüzyıl: 20. yüzyılda, kadın hakları hareketleriyle birlikte kadınlar daha fazla eşitlik talep etmeye başladılar. Seçme ve seçilme hakkı gibi temel haklar kazanıldı ve kadınlar iş hayatına katılmaya başladılar..Bu süreci Türkiye tarihinde detaylandıracak olursak, 1926&nbsp;yılında Büyük Millet Meclisi tarafından kabulle yürürlüğe giren ve Türk kadınlarının şeriat zincirinden kurtaran Medeni Kanun ile, Türk kadının bin yıl evvel kaybettiği hakların iade edilmesinin temeli oluşturulmuştur. Türk kadınına seçme ve seçilme haklarının verilmesi Medeni Kanun ile erkeklerle eşit haklara sahip olan Türk kadınına 3.TBMM tarafından 3 Nisan 1930 Günü kabul edilen bir yasa ile belediye seçimlerine katılma hakkı tanınmıştır.26 Ekim 1932 günü kabul edilen bir yasa ile Türk kadınına muhtar, köy ihtiyar kurulu üyeliğine seçme ve seçilme hakkı tanınmış; 1934’te kadın – erkek eşitliği alanında bütün haklar ‘’ Kadınlara Milletvekili Seçme ve Seçilme Hakkı’nın tanınmasıyla verilmiştir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Böylece, Türkiye,&nbsp; Fransa ve İtalya’dan 11, Romanya’dan 12, Bulgaristan’dan 13, Belçika’dan 14, İsviçre’den ise 36 yıl önce kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanımıştı.&nbsp;</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Öte yandan, Karma eğitime geçilmiş, kadınların da yüksek öğrenim alması sağlanmış, Muallim Mektepleri açılmıştır.1925’te TBMM’DE Şapka Kanunu kabulüyle kadınların çarşaf, peçe gibi kıyafetler yerine çağdaş giysiler giymeleri sağlanmış, erkeklerde fes yerine şapka giyilmesi kanuni zorunluluk haline getirilmiştir.Böylece hayatın her alanında kadın varlığını elde ettiği kazanımlarla perçinlemiş, bulunduğu her dalı tarihten, sanata, spora hayatı güzelleştirmiştir..</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Öyle ki; Fatma Aliye Hanım, Halide Edip Adıvar ,Neziha Muhiddin, Sabiha Gökçen, Muazzez İlmiye Çığ, Sezen Aksu, her akşam sevgiyle çocuklarına yemek hazırlayan Ayşe Hanım, Üniversite öğrencisi Sibel, bakkaldan 2 ekmek alıp eve dönen Halime Teyze, fabrikada vardiyalı çalışan Derya Hanım, motor ustası Fatma, bisikletle dünya turuna çıkan Feride, sokaktan geçen herkes, her birimiz..</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">‘’Dünya yüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir.’ Mustafa Kemal Atatürk…</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kadınların haklarına saygı gösterildiği, toplumda kadın cinayetlerinin olmadığı ve kadınların özgürce haklarıyla mutlu bir şekilde yaşadığı bir dünya umuduyla...</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 19 Dec 2023 17:49:14 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2023/10/damla-bul-1698309936.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sağlık Sigortası: Güvence Altında Bir Hayat</title>
                <category>R.Gamze Onay Üntürk - Sigortacı</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/saglik-sigortasi-guvence-altinda-bir-hayat-15</link>
                <author>axagamze@hotmail.com (R.Gamze Onay Üntürk - Sigortacı)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/saglik-sigortasi-guvence-altinda-bir-hayat-15</guid>
                <description><![CDATA[Sağlık Sigortası: Güvence Altında Bir Hayat]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzde sağlık, en değerli varlıklarımızdan biri haline geldi. Sağlık sorunlarıyla karşılaşmak, hem duygusal hem de finansal olarak zorlayıcı olabilir. Bu nedenle, sağlık sigortası, hayat kalitemizi yükseltmek ve beklenmedik durumlar karşısında güvende olmak için önemli bir adımdır.</p>

<p>Sağlık sigortası, bir bireyin tıbbi ihtiyaçlarına yönelik mali koruma sağlayan bir güvence sistemidir. Bu sigortalar, acil durumlar, hastalıklar ve rutin sağlık hizmetleri gibi çeşitli durumları kapsar. Peki, neden sağlık sigortası tercih etmeliyiz?</p>

<p>İlk olarak, sağlık sigortası mali yükü hafifletir. Beklenmeyen sağlık sorunlarıyla karşılaşmak, tedavi maliyetlerinin hızla yükselmesine neden olabilir. Sağlık sigortası, bu mali yükü en aza indirerek, hastaneye yatışlar, cerrahi müdahaleler ve ilaç maliyetleri gibi masrafları kapsar.</p>

<p>Ayrıca, sağlık sigortası kişiselleştirilebilir seçeneklere sahiptir. Bireyler, ihtiyaçlarına uygun planları seçerek, özel doktor ziyaretleri, diş bakımı, göz muayeneleri gibi ek hizmetleri de kapsayabilirler. Bu, bireylerin kendi sağlık hikayelerine ve gereksinimlerine uygun bir planı seçmelerini sağlar.</p>

<p>Sağlık sigortası aynı zamanda önleyici sağlık hizmetlerine erişimi artırabilir. Sigortalı bireyler, düzenli kontroller ve sağlık taramalarına daha sık katılma eğilimindedir, bu da potansiyel sağlık sorunlarını erken teşhis etme ve tedaviye daha hızlı başlama şansını artırır.</p>

<p>Sonuç olarak, sağlık sigortası sadece bir mali güvence aracı değil, aynı zamanda sağlıklı bir yaşam tarzını destekleyen bir adımdır. Toplumumuzda sağlıklı bireyler, daha güçlü bir toplumun temelini oluşturur. Sağlık sigortası, bu sağlıklı yaşam tarzını destekleyerek, bireyleri beklenmedik durumlara karşı güvende hissettirir ve sağlıkla ilgili endişeleri en aza indirir. Unutmayalım ki, sağlık sigortası sadece bir poliçe değil, daha sağlıklı ve huzurlu bir yaşamın anahtarıdır.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 19 Dec 2023 17:48:29 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2023/10/rgamze-onay-unturk-1698309481.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Aile ve Evlilik Danışmanlığı: Sağlıklı İlişkilerin Temeli</title>
                <category>Sultan Ateşoğlu - Aile Danışmanı</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/aile-ve-evlilik-danismanligi-saglikli-iliskilerin-temeli-14</link>
                <author>atesoglu.sultan59@gmail.com (Sultan Ateşoğlu - Aile Danışmanı)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/aile-ve-evlilik-danismanligi-saglikli-iliskilerin-temeli-14</guid>
                <description><![CDATA[Aile ve Evlilik Danışmanlığı: Sağlıklı İlişkilerin Temeli]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Günümüzde, aileler ve çiftler arasındaki ilişkilerde karşılaşılan zorluklar, pek çok kişi için karmaşık ve çözümsüz gibi görünebilir. Ancak, bu zorluklarla başa çıkmak için profesyonel destek almak, sağlıklı ilişkilerin oluşturulmasında önemli bir rol oynayabilir.</p>

<p style="text-align:justify">Aile ve evlilik danışmanlığı, ilişkilerdeki sorunları ele almak, çiftlerin veya ailelerin iletişim becerilerini güçlendirmek ve sağlıklı bir ilişki için gerekli araçları sunmak amacıyla uzmanlar tarafından sunulan bir hizmettir. Bu danışmanlık süreci, çiftlerin veya ailelerin yaşadıkları zorlukları anlamalarına, duygusal bağlarını güçlendirmelerine ve çözüm odaklı yaklaşımlar geliştirmelerine yardımcı olur.</p>

<p style="text-align:justify">Birçok çift veya aile, çatışmalar, iletişim problemleri, güven eksikliği veya diğer stres faktörleri nedeniyle danışmanlık hizmetine ihtiyaç duyabilir. Danışmanlar, her bir bireyin kendini ifade etmesine, duygularını anlamasına ve karşılıklı anlayışı artırmasına yardımcı olurken, aynı zamanda sağlıklı iletişim kurma ve problem çözme becerilerini geliştirmelerine destek olur.</p>

<p style="text-align:justify">Aile ve evlilik danışmanlığı, sadece mevcut sorunları çözmekle kalmaz, aynı zamanda gelecekteki zorluklarla başa çıkmak için de çiftlere veya ailelere araçlar sunar. Bu süreç, katılımcıların kendi duygusal ihtiyaçlarını, beklentilerini ve sınırlarını daha iyi anlamalarını sağlar.</p>

<p style="text-align:justify">Unutulmaması gereken bir diğer önemli nokta da, danışmanlık sürecinin herkesin kişisel ve ilişkisel gelişimine katkıda bulunduğudur. İyi bir iletişim, anlayış ve destek, sağlıklı ve mutlu ilişkilerin temel taşlarıdır.</p>

<p style="text-align:justify">Eğer siz veya sevdikleriniz ilişkilerinde zorluklar yaşıyorsanız, aile ve evlilik danışmanlığının, daha sağlıklı ve mutlu bir ilişki için önemli bir adım olabileceğini unutmayın. Profesyonel yardım almak, sağlıklı ve kalıcı çözümler bulmanıza yardımcı olabilir. Aile danışmanlığı hizmetini Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlükleri, Sosyal Hizmet Merkez Müdürlükleri, Hastanelerin ilgili bölümlerine başvurarak ücretsiz olarak alabilirsiniz.</p>

<p>Sultan ATEŞOĞLU</p>

<p>Aile Danışmanı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 19 Dec 2023 17:47:58 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2024/02/sultan-atesoglu-aile-danismani-1707228986.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yeni Yıl Yeni Karar</title>
                <category>Büşra DELİKAN SEZER - Uzm.Klinik Psikolog</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/yeni-yil-yeni-karar-13</link>
                <author>busra-delikan@hotmail.com (Büşra DELİKAN SEZER - Uzm.Klinik Psikolog)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/yeni-yil-yeni-karar-13</guid>
                <description><![CDATA[Yeni Yıl Yeni Karar]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Hemen hemen hepimizin yeni yıldan beklediği yeni hayalleri, istekleri, kararları, umutları var…Aldığımız yeni kararlar bizi yeni heyecanlara götürüyor..Heyecan hayatımıza bir anlam kattığı kadar kendimizi iyi hissetmemize sebep oluyor. Umutsuz olmak, hayalsiz olmak mümkün olabilir mi? Umutta güzeldir, hayalde…<br />
Peki takvimden bir yaprak eksildiğinde biz değişiyor muyuz? Aldığımız karar hemen ışınlanıyor mu? Ben, çevrem, bulunduğum ortam değişiyor mu? Ben de aynı, çevrem de aynı, ortamımda aynı aslında. Takvim yaprağındaki sayıların değişmesi sebebiyle belki kilo vereceğim, sigarayı bırakacağım, daha çok çalışacağım, yeni yerler göreceğim de diyebilirsiniz. Bu algı sayesinde hayattan daha zevkli bir doyum almaya başlayabiliriz. Şunu untmayalım ki hayatımızdan yeni yıl sorumlu değil. Bunun oluşumunda her şeyden kendimiz sorumluyuz. Hayat bize yeni fırsatlar tanır, görmeyi bilene… Hayallerimizin, umutlarımızın, esnekliğe ihtiyacı var ki olumsuzluklara hazır olup baş etmesine zaman &nbsp;verelim.<br />
Şunu da eklemek isterim ki, hayat bizim karar bizim, sahip olduğumuz her şeyin değerini bilelim…Güzel başlangıçlara…<br />
Hoş Gel 2024</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 19 Dec 2023 17:46:58 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2023/11/busra-delikan-sezer-1700067683.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kadına Karşı Şiddeti Durdurmak İçin Toplumsal Farkındalık</title>
                <category>Sultan Ateşoğlu - Aile Danışmanı</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/kadina-karsi-siddeti-durdurmak-icin-toplumsal-farkindalik-12</link>
                <author>atesoglu.sultan59@gmail.com (Sultan Ateşoğlu - Aile Danışmanı)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/kadina-karsi-siddeti-durdurmak-icin-toplumsal-farkindalik-12</guid>
                <description><![CDATA[Kadına Karşı Şiddeti Durdurmak İçin Toplumsal Farkındalık]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif">Toplumumuzda kadına yönelik şiddet, varlığını sürdüren acı bir gerçektir. 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü, bu önemli konuda farkındalığı artırmak ve şiddeti önlemek adına bir fırsattır. Bu gün, her birimizin üzerine düşen sorumluluğu hatırlamamızı sağlar.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif">Kadına şiddet, fiziksel, duygusal, ekonomik veya cinsel olarak birçok şekilde kendini gösterebilir. Bu şiddet türleri, kadınların günlük yaşamlarında özgürlüklerini ve haklarını kullanmalarını engelleyerek onlara zarar verir. Maalesef, bu sorun küresel bir boyutta görülüyor ve kadınlar her kesimden, her yaşta ve her coğrafyada bu tür şiddete maruz kalabiliyorlar. Şiddeti durdurmanın anahtarı, toplum olarak bir araya gelmek ve dayanışma içinde hareket etmektir. Eğitim, bilinçlendirme, dayanışma ve yasal düzenlemelerle bu acı gerçekle mücadele edebiliriz. Kadına yönelik şiddeti durdurmak, sadece bir cinsiyetin değil, bütün insanlığın sorumluluğudur.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif">Her birimiz, çevremizdeki insanlara karşı daha duyarlı olabiliriz. Kadına karşı şiddeti reddetmek, çevremizdeki insanlara da bu konuda örnek olmak anlamına gelir. Küçük bir jest, destek veya bilinçli bir söz, bir kadının hayatını değiştirebilir ve ona cesaret verebilir. Bu mücadelede dayanışma içinde olmak ve kadına karşı şiddete karşı çıkmak, gelecek nesillere daha güvenli ve adil bir dünya bırakma taahhüdümüzü simgeler. Bu mücadele, bugün bir adım atmakla başlar.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif">25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü, sadece bir günde değil, her gün kadına karşı şiddeti durdurmaya ve farkındalık oluşturmaya yönelik bir çağrıdır. Şiddetin hiçbir türü kabul edilemez ve hep birlikte bunun üstesinden gelebiliriz.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif">Ülkemizde kadına karşı şiddetle mücadele kapsamında bir dizi çalışma ve yasal düzenleme yapılmıştır. Bunlardan bazıları şunlardır:</span></p>

<ul>
	<li>
	<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif">Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadele Esasları Hakkında Kanun: Bu kanun, kadına yönelik şiddeti önlemek, kadınların şiddetten korunmasını sağlamak, şiddet mağdurlarına destek vermek ve şiddetin önlenmesi için tedbirler almak amacıyla çıkarılmıştır.</span></p>
	</li>
	<li>
	<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif">Şiddeti Önleme Merkezi(ŞÖNİM): Kadına karşı şiddet, aile içi şiddet ve benzeri durumlarla mücadele etmek amacıyla kurulan bir kurumdur. Mağdura yönelik psikolojik, hukuki, barınma vb. destekler sağlamaktadır.</span></p>
	</li>
	<li>
	<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif">Kadın Sığınma Evleri ve Danışma Merkezleri: Kadınların şiddetten korunması amacıyla Türkiye genelinde sığınma evleri ve danışma merkezleri gibi yerler bulunmaktadır. Bu merkezler, şiddet gören kadınlara barınma ve psikolojik destek sağlar.</span></p>
	</li>
	<li>
	<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif">Alo 183 Destek Hattı: Şiddet gören kadınlara yardım etmek amacıyla kurulmuş olan bir hattır. Bu hattı arayan kadınlara danışmanlık ve rehberlik hizmeti sunulmaktadır.</span></p>
	</li>
	<li>
	<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif">Toplumsal Farkındalık Projeleri: Kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve medya, kadına karşı şiddetle mücadelede toplumsal farkındalık oluşturmak için çalışmalar yapmaktadır. Eğitim ve bilinçlendirme faaliyetleri, seminerler, kampanyalar ve sosyal medya gibi platformlar bu kapsamda kullanılmaktadır.</span></p>
	</li>
	<li>
	<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif">Kadın Hakları Eğitimleri ve Seminerler: Kadınların haklarını öğrenmeleri ve bilinçlenmeleri amacıyla çeşitli eğitim ve seminerler düzenlenmektedir. Bu etkinlikler, kadınların şiddetle mücadele konusunda kendilerini güçlendirmelerine yardımcı olur.</span></p>
	</li>
</ul>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:10pt">Bu çalışmalar, kadına karşı şiddetle mücadelede atılan adımlardan sadece birkaçıdır. Türkiye'de bu alandaki çabalar, toplumda farkındalık oluşturmak ve kadınları şiddetten korumak için devam etmektedir. Şiddetsiz bir toplum için bir arada kalmaya devam edelim. Sağlıklı birey, sağlıklı aile, sağlıklı toplum…</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:10pt">Sultan ATEŞOĞLU</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:10pt">Aile Danışmanı</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 01 Dec 2023 15:43:39 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2024/02/sultan-atesoglu-aile-danismani-1707228986.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>\&quot;Güvenli Sürüşün Anahtarı: Kasko Sigortaları\&quot;</title>
                <category>R.Gamze Onay Üntürk - Sigortacı</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/guvenli-surusun-anahtari-kasko-sigortalari-11</link>
                <author>axagamze@hotmail.com (R.Gamze Onay Üntürk - Sigortacı)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/guvenli-surusun-anahtari-kasko-sigortalari-11</guid>
                <description><![CDATA[\"Güvenli Sürüşün Anahtarı: Kasko Sigortaları\"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Sevgili Okurlar,</p>

<p>Günümüzde trafikteki belirsizlikler ve kazalar her zamankinden daha fazla karşımıza çıkıyor. Bu nedenle aracınızı güvence altına almanın ve yollarda karşılaşabileceğiniz beklenmedik durumlara karşı önlemler almanın en etkili yollarından biri kasko sigortasıdır.</p>

<p>Kasko sigortası, sadece aracınızın değil, aynı zamanda sürücüsünün de güvende hissetmesini sağlar. Peki, nedir bu kasko sigortası?</p>

<p><strong>Kasko Sigortası Nedir?</strong></p>

<p>Kasko sigortası, aracınızın çeşitli risklere karşı korunmasını sağlayan bir tür sigortadır. Trafik kazaları, hırsızlık, doğal afetler, yangın gibi bir dizi olumsuz duruma karşı maddi güvence sağlar. Bu sayede aracınızın yüksek onarım maliyetleri ya da tamamen kaybolması durumunda, sigorta şirketi tarafından karşılanabilir.</p>

<p><strong>Avantajları Nelerdir?</strong></p>

<ol>
	<li>
	<p><strong>Maddi Güvence:</strong> Kasko sigortası, aracınıza gelebilecek hasarları karşılamak için maddi bir güvence sunar. Bu, ani kazalar veya beklenmedik durumlar karşısında finansal olarak hazırlıklı olmanızı sağlar.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Hırsızlık ve Yangın Güvencesi:</strong> Kasko poliçesi, aracınızın hırsızlık veya yangın gibi olaylara karşı korunmasını sağlar. Bu durumlarla karşılaşıldığında, sigorta poliçenizde belirtilen şartlara göre tazminat alabilirsiniz.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Doğal Afetlerden Koruma:</strong> Sel, deprem, fırtına gibi doğal afetler aracınıza zarar verebilir. Kasko sigortası, bu tür durumlar için de maddi güvence sağlar.</p>
	</li>
</ol>

<p><strong>Neden Kasko Sigortası Yaptırmalısınız?</strong></p>

<p>Trafikteki belirsizlikler ve beklenmedik durumlar her zaman olabilir. Kasko sigortası, sürücülere araçlarını güvence altına alma ve beklenmedik durumlar karşısında maddi sıkıntı yaşamama imkanı tanır. Ayrıca, birçok durumda zorunlu trafik sigortası kapsamında bulunmayan hasarları da karşılar.</p>

<p>Unutmayın, güvenli sürüşün yanı sıra kasko sigortası da sizi yollarda karşılaşabileceğiniz olumsuz durumlara karşı korur. Kendinizi ve aracınızı güvence altına almak için bir kasko sigortası poliçesi yaptırmayı düşünün.</p>

<p>Güvenli sürüşler dilerim.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 01 Dec 2023 15:37:53 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2023/10/rgamze-onay-unturk-1698309481.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sabah kahvaltıda Tarhana var</title>
                <category>Gülşah Engin -  Yönetici</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/sabah-kahvaltida-tarhana-var-10</link>
                <author>gulsahe_1980@hotmail.com (Gülşah Engin -  Yönetici)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/sabah-kahvaltida-tarhana-var-10</guid>
                <description><![CDATA[Sabah kahvaltıda Tarhana var]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Sabah kahvaltıda Tarhana var ,</p>

<p>Kış ve pazar sabahları bizim evde bayat köy ekmeklerinin kabuklarının doğranıp yendiği tarhana çorbası ile güne başlanırdı. Hatta dedem ve babaannem yanında patlıcan turşusu da yerdi.</p>

<p>Köyde doğup büyümüş olmanın bugün bana ayrıcalıklar yaratacağını asla tahmin edemezdim.</p>

<p>Turşular, köy ekmeği, yayık ayranı, bahçede çıkan sebze meyveler, sobada pişen yemek, peçka’da kızarmış ekmek, kümesten aldığımız yumurta ve komşuluklar.</p>

<p>Bugün özlediğimiz ne varsa bunlar bizimdi çocukluğumuzda.</p>

<p>Patlıcan turşunun içini lahana ile doldurup mısır püskülü ile bağlamak!</p>

<p>Ceviz kabukları ile koyun yününden örülmüş hırkaları boyamak!</p>

<p>Sıvı yağ istiyorsan tarlana ayçiçeği ekmelisin, un istiyorsan buğday!</p>

<p>Sadece meyve ve sebzeler mevsiminde yenilebilir.</p>

<p>Ayrıca kışın meyve suyu içmek istersen yazdan meyve kurutmalısın.</p>

<p>İçine doğduğumuz bu yaşam bize hayatta mutlu uzun kalma ve daha az çöp çıkartmayı öğretmişti.</p>

<p>Bugün dünyada birçok marka karbon ayak izi, yeşil doğa, az enerji çok iş ve sıfır atık gibi sosyal sorumluluk projelerini partnerlerine mecbur kılarken bunlar bizim yaşam şeklimizdi.</p>

<p>Kavun karpuz mevsimi ahırdaki inek ile bahçedeki tavukta kabukları ile beslenmekteydi, mutfaktaki artanlar kedi ve köpeklerimizi besler hindilere de pay kalırdı.</p>

<p>Yer sofrasında oturup yemek yerken sanırım masada olduğun az yerdik.</p>

<p>Eğer normalden çok soğan yerse ineğiniz sütün ilk sağıldığı andan pişene kadar süt soğan kokar.</p>

<p>Oda kokusu yoktu ama sobanın üzerindeki mandalina kabukları aynı işe yarardı ya da sobanın üstündeki kaynayan güğümdeki su hava nemlendiricisi görevi görürdü.</p>

<p>Kavun ve karpuzun çekirdeğini biriktir bir sonraki sezonda bahçene ek kabuklarını hayvanlara yem yap al sana sıfır atık.</p>

<p>Az enerji; soba ile ısınırken akşam yemeğini yapar aynı sobanın etrafında çamaşır kurutursun al sana az enerji çok iş.</p>

<p>Mutfak camına bir saksı koyar nane ve maydanoz ekersen yıkadığın sebzelerin suyu ile sulanırlar ve al sana karbon ayak izi.</p>

<p>Yüzlerce yıldır bildiğimiz doğruları bir yerde bıraktık yer değiştirdik.</p>

<p>Bazılarımız okulu bahane etti, bazıları işi, bazıları aşkı yeni bir yerde yeni insanlar olduk.</p>

<p>Çocukluğumuzdaki bu hayatı yaşamak için işlerinden ayrılıp köye yerleşen bir bahçe ile yeniden köy yaşamına dönen birçok videolar tıklanma rekorları kırıyor.</p>

<p>Eğlenerek odun kesmeyi öğrenen orta yaşlı insanlar var. Videoları milyonlar izleniyor.</p>

<p>Kamplarda doğal yaşama uyum sağlamaya çalışan karavancılar bir süre sonra sizi de izliyorlar, köyde bir hafta yaşamak için para ödemeye razı arkadaşlar var.</p>

<p>Eğer bir köy eviniz varsa ;bu soğuklarda minicikte olsa bir sobada varsa içinde ,gidin o eve.</p>

<p>Yakın o sobayı eğer evde yaşayan bir büyüğünüzde varsa bu dünyadaki en şanslı siz olabilirsiniz.</p>

<p>Köydekiler bekler karın yağmasını, kışın gelmesini, sobanın arkasında ısınan mandalinaları, ayırdıkları kış kavununu sizin için kesmeyi beklerler.</p>

<p>En çok da torunlarını ve çocuklarını beklerler baba ocağını ,evlerini kıştan sonra emanet etmek için.</p>

<p>Gülşah KEZER ENGİN</p>

<p><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 01 Dec 2023 15:35:06 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2023/11/gulsah-engin-1700324049.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Fenomenlik-Kara Para Aklama</title>
                <category>Büşra DELİKAN SEZER - Uzm.Klinik Psikolog</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/fenomenlik-kara-para-aklama-9</link>
                <author>busra-delikan@hotmail.com (Büşra DELİKAN SEZER - Uzm.Klinik Psikolog)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/fenomenlik-kara-para-aklama-9</guid>
                <description><![CDATA[Fenomenlik-Kara Para Aklama]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Fenomenlik-Kara Para Aklama</p>

<p>’’Zengin olmak istiyorum!” ‘’Fenomen olmak istyorum!’’ Herkes beni tanısın!’’ Son zamanlarda çok fazla duyduğumuz cümlerlerden birkaçı. Gündemi fazlasıyla dolduran bu olayların asıl sebebi ne? Sosyal medya ve para ile kurulan ilişkiler nasıl sürdürülüyor? Sosyal medyadan para kazanan insanlar, sosyal medyadan para kazandığını gösteren insanlar ve sosyal medyadan para kazanmak isteyip popülerliği her türlü kullanan insanlar vardır. Sosyal medya aracılığı ile para kazanan kişiler ve bu sebeple özel hayatlarını paylaşmak durumunda kalan kişiler gizlilik ve güvenirlilik tereddütleri yaşamaya başladı. Malum toplum önünde altın tozuyla kahve içtiğini gösterip ama asılında kara para akladıkları ortaya çıkınca ve bunun sonucunda yüksek cezalar alınca, diğer birçok yüksek takipçisi olan kişiler diken üstünde olmaya başladı. Peki kara para aklayan fenomenlerin psikolojileri nasıl? Psikolojik geçmişleri incelendiğinde çocukluklarında travmalar, zorlu hayat şartları, suç işleyen aile içerisinde büyüyen kişiler olduğunu görüyorum. Böyle bir çevrede yetişen çocuk yetişkin olduğunda yasa dışı faaliyetlere maruz kalıp bu durumu normalleştirir. Fakat her kara para aklayan kişi aynı psikolojik geçmişe bağlı olmayabilir. Geçmiş özellikler gibi kişilik özellikleri değişebilir. Maddi kazanç, güç, risk alma, kontrol gibi toplumda etkin olmaya çalışabilir. Kara aklatan, kara para aklayan, kara para aklayanları koruyan ve kara para için göz yumup önlem almayan herkes psikolojik ve sosyolojik olarak rehabilite olmalı ve ruh sağlığı tedavisi almalıdır.</p>

<p>Uzm.Klinik Psk.Büşra DELİKAN SEZER</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 01 Dec 2023 15:33:54 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2023/11/busra-delikan-sezer-1700067683.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Öğretmenler günü</title>
                <category>Damla Bul - Yönetici</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/ogretmenler-gunu-8</link>
                <author>damlamette@gmail.com (Damla Bul - Yönetici)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/ogretmenler-gunu-8</guid>
                <description><![CDATA[Öğretmenler günü]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Elleri öpülesi öğretmenlerimizin onurlandırmak için kutlanan bu gün pek çok ülkede farklı günlerde, kendi tarihi, kültürel özelliklerine farklı günlerde kutlanmaktadır.Bu kutlu gün, ülkemizde Mustafa Kemal Atatürk’ün başöğretmen olarak belirlendiği 24 Kasım’ı, 1981 yılında ‘Atatürk Yılı’ olan bu yılda Kenan Evren tarafından öğretmenler günü olarak ilan edilmiştir.</p>

<p>Ulu Önder Atatürk, ‘Öğretmenler yeni nesil sizin eserinizdir.’ Sözüyle de öğretmene verdiği değeri her defasında vurgulamış; yalnızca, bilimle, eğitimle çağdaş yarınlara ulaşmanın mümkün olacağını ifade etmemiştir. Türkiye Cumhuriyeti’ni çocuklara emanet etmiş, Cumhuriyetimizin aydın öğretmenlerine de çocuklarımızı emanet etmiştir…</p>

<p>Emanetine sahip çıkan, yurdun her bir yanında, imkansızlık, yokluk demeden bilginin ışığında koşan, çocuğu meta olarak görmeyen, çocuğun üstün yararını her şeyin üzerinde tutan, vermeye razı, yaşam boyu öğrenmeye inanan, merhametli, bazen bir anne bazen bir baba gibi, susuz çöllerde bir vaha gibi, karların arasında açan bir kardelen gibi, dağlarda mis kokulu kekik gibi, vatan sevgisini, insanlığı, çalışkanlığı öğreten; çocukların yeteneklerini keşfeden yönlendiren öğretmenlerimiz…</p>

<p>Ulu Önder’in hedeflerini aklında ve gönlünde tutarak çabalayan, onun yolunda yürüyen, vatanına milletine hayırlı-vefalı yarınlara yetiştiren herkese selam olsun!İyi ki varsınız, var olunuz!</p>

<p>Öğretmenler Günü kutlu olsun!</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 29 Nov 2023 11:48:06 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2023/10/damla-bul-1698309936.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Mustafa Kemal Atatürk\&#039;e Borcum Var</title>
                <category>Gülşah Engin -  Yönetici</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/mustafa-kemal-ataturke-borcum-var-7</link>
                <author>gulsahe_1980@hotmail.com (Gülşah Engin -  Yönetici)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/mustafa-kemal-ataturke-borcum-var-7</guid>
                <description><![CDATA[Mustafa Kemal Atatürk\'e Borcum Var]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Mustafa Kemal Atatürk'e borcum var, çünkü:</p>

<p>Cephede var gücüyle bir komutan, bir asker, bir strateji uzmanı olduğu için,</p>

<p>Kadın-erkek eşit bir ülkede yaşamamıza önderlik ettiği için,</p>

<p>Kadına seçme ve seçilme hakkı verdiği için,</p>

<p>Cumhuriyetin ilk yıllarında her iş kolunda eğitilmek üzere kadınların eğitilmesinin yolunu açtığı ve bizzat takip ettiği için,</p>

<p>Din ve devlet işlerini birbirinden ayırdığı için,</p>

<p>Doğa ve hayvan sevgisini o zor günlerde bile aşılamaya devam ettiği için,</p>

<p>Dans ettiği, yüzdüğü, durmadan kitap okuduğu ve tarımı kurtuluş gördüğü için,</p>

<p>Çocuklara "yarının büyükleri" diyerek dünya çocuklarına bayram armağan ettiği için,</p>

<p>Kara tahta başında öğretmenlik yaptığı için,</p>

<p>Kıyafet devrimi için,</p>

<p>Soyadı kanunu için,</p>

<p>Yabancı ülkelere öğrenci gönderip o dönemdeki bilim ve teknolojide ne varsa alıp ülkemize getirilmesini sağladığı için,</p>

<p>Sanayiye değer verdiği ve yerli malı kavramıyla her şeyin bu ülkede yapılabileceğini gösterdiği için,</p>

<p>Bilim ve sanatın kolkola aynı değerde olduğunu anlattığı için,</p>

<p>Önce kendini geliştir, sonra zaten toplum gelişecek değerini bizlere aşıladığı için,</p>

<p>Benim bir Türk kadını olarak Mustafa Kemal Atatürk'e borcum var.</p>

<p>Köy okulunda öğle yemeğini bile evinden getiren bize ilk harfi öğreten KÖY İLKOKUL ÖĞRETMENİ Gülay öğretmen için, pandemide tüm öğrencilerine hem öğretmenlik hem annelik yapan LİSE ÖĞRETMENİ Eylem öğretmen için, online eğitimlerde çocuklarımız eksik kalmasın diye o yaşına rağmen bilgisayarda harika işler çıkaran İLK OKUL ÖĞRETMENİ Serpil öğretmen için, yazarlık atölyelerinde yeni yeni yazarlara destek veren YAZAR-EĞİTİMCİ Esra hoca için, anneler huzurla çalışsın, çocuklar emin ellerde olsun diye kreşte annelik ve eğitmenlik yapan OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMENİ Fatma için, yabancı dil öğrenmenin önemini gönül işine dönüştüren İŞ İNSANI Hülya için, daha okul öncesi çocuklara harika derslerle İngilizce öğretmeye çalışan EĞİTİM GÖNÜLLÜSÜ Gamze için, gece okullarında okumayı öğrenmiş komşu ninelerim için, yazılarıyla kitaplarıyla kalbime dokunan YAZAR Sema için, harika bir tarih öğretmeni ve fotoğrafçı olmayı başarmış LİSE TARİH ÖĞRETMENİ Ali öğretmen için, durmadan kendini geliştiren, sınava harika öğrenciler hazırlayan anlayarak okumanın önemini her gün onlarca kişiye anlatan, gözleri yaşartacak kadar iyi tarih dersi anlatan idealist öğretmen Göçken için daha isimini sayamadığım, sadece hayatına dokunmuş binlerce eğitimci için binlerce teşekkür ederim.</p>

<p>Ben izinden giderek borcumu ödemeye çalışmanın gururunu yaşıyorum. İyi ki, bu öğretmen ve eğitimciler vardı ve iyiki Mustafa Kemal Atatürk vardı. İlk öğretmenimiz, baş öğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk, Öğretmenler Günü'nü kutlu olsun. Rahat uyu. Bizler, açtığın yolda gösterdiğin hedefe hiç durmadan yürüyeceğimize and içeriz. Kasım patları, güzel renkleriyle bize Öğretmenler Günü'nü hatırlatmaya devam edecek. Tüm öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü kutlu olsun.</p>

<p>Kasım 2023 / Çorlu</p>

<p>Gülşah Engin / Yönetici</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 18 Nov 2023 19:14:21 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2023/11/gulsah-engin-1700324049.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>20 Kasım Çocuk Hakları Günü</title>
                <category>Sultan Ateşoğlu - Aile Danışmanı</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/20-kasim-cocuk-haklari-gunu-6</link>
                <author>atesoglu.sultan59@gmail.com (Sultan Ateşoğlu - Aile Danışmanı)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/20-kasim-cocuk-haklari-gunu-6</guid>
                <description><![CDATA[20 Kasım Çocuk Hakları Günü]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:12pt">20 Kasım günü dünya genelinde Çocuk Hakları Günü olarak kutlanmaktadır. Bu konuda hem ebeveynlere hem de çocuklara yönelik farkındalık çalışmaları yapılmaktadır. Çocuk haklarının bilinmesi ve korunması sağlıklı toplumun yapısı için son derece önemlidir. Bilindiği gibi çocuklar hassas gruplar olarak tanımlanmaktadır. Yarının yetişkinleri olan çocuklarımızın haklarının korunması konusunda ebeveynlere bazı önerilerim olacak. </span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:12pt">Çocuk hakları konusunda ebeveynlerin bilinçlenmesi önemlidir. Çocukların hakları, öz saygı, özgürlük ve kişisel alanları hakkında ebeveynlerin eğitim alması ve bu konuda farkındalık kazanması gerekmektedir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:12pt"><strong>Empati ve İletişim:</strong> Çocukların düşüncelerini, duygularını ve ihtiyaçlarını anlamak için empati kurmak önemlidir. Açık iletişim kurmak, çocukların kendilerini ifade etmelerine olanak tanır ve onları anlamaya yardımcı olur.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:12pt"><strong>Saygı ve Onaylama:</strong> Çocukların fikirlerine, duygularına ve özgünlüklerine saygı duymak, onların haklarına saygı göstermek anlamına gelir. Ebeveynlerin, çocukların görüşlerine değer vermesi ve onları desteklemesi önemlidir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:12pt"><strong>Eşitlik ve Adalet:</strong> Aile içinde eşitlik ve adaletin sağlanması çocukların haklarını korumada önemlidir. Aile içinde her çocuğa eşit şartlarda davranılması ve her çocuğun adil bir şekilde muamele görmesi sağlanmalıdır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:12pt"><strong>Güvenli ve Sağlıklı Ortam:</strong> Çocukların fiziksel, duygusal ve psikolojik olarak sağlıklı bir ortamda büyümesi gereklidir. Ebeveynler, çocukları için güvenli bir ortam oluşturmalı, sağlık ve beslenme gibi temel ihtiyaçlarını karşılamalıdır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:12pt"><strong>Katılım ve Karar Verme:</strong> Çocukların aile içinde karar alma süreçlerine katılması ve görüşlerinin alınması, hakları doğrultusunda önemlidir. Onların yaşına ve gelişim düzeyine uygun olarak kararlar alınması ve onların fikirlerinin dikkate alınması, özgüvenlerinin ve bağımsızlıklarının gelişmesine yardımcı olur.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:12pt"><strong>Eğitim ve Destek:</strong> Çocuk hakları konusunda ebeveynlerin kendilerini sürekli olarak eğitmeleri ve destek almaları önemlidir. Çocuk gelişimi, iletişim ve problem çözme gibi konularda uzmanlardan destek almak faydalı olabilir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:12pt">Ebeveynlerin yukarıdaki önerilere uyması, çocukların gelişimi ve genel refahı üzerinde olumlu etkiler yaratabilir. Bu önerilere uyum sağlanması:</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:12pt"><strong>Sağlıklı İlişkilerin Oluşmasına Katkı Sağlar:</strong> Ebeveynlerin çocukların haklarına saygı göstermesi, aralarında sağlıklı bir ilişkinin gelişmesine yardımcı olur. Bu da güven duygusunun oluşmasına ve iletişimin kuvvetlenmesine yardımcı olur.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:12pt"><strong>Özgüven ve Özsaygının Gelişimine Katkıda Bulunur:</strong> Ebeveynlerin çocukların düşüncelerini ve duygularını önemsemesi, çocukların kendilerine olan güvenlerini ve kendilerini ifade etme becerilerini geliştirir. Bu da sağlıklı bir özgüvenin oluşmasına yardımcı olabilir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:12pt"><strong>Duygusal Dengenin Sağlanmasına Yardımcı Olur:</strong> Ebeveynlerin çocuklarla açık ve sağlıklı iletişim kurması, çocukların duygusal dengelerini korumalarına yardımcı olur. Duygusal destek ve anlayış, stresle baş etmelerini ve duygusal zorlukları aşmalarını kolaylaştırabilir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:12pt"><strong>Sorun Çözme Becerilerini Geliştirir:</strong> Ebeveynlerin çocuklarının fikirlerine değer vermesi, çocukların sorunları çözme yeteneklerini geliştirmelerine olanak sağlar. Bu da onların gelecekteki yaşamlarında daha etkin ve sağlıklı kararlar alabilmelerine yardımcı olur.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:12pt"><strong>Toplumsal ve Kişisel İlişkilerde Uyum Sağlar:</strong> Çocuklar haklarının korunduğunu hissettiklerinde, toplum içinde daha olumlu ve sağlıklı ilişkiler geliştirmeye daha yatkın olabilirler.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:12pt"><strong>Aile İçi Uyum ve Huzurun Sağlanmasına Yardımcı Olur:</strong> Ebeveynlerin çocuk haklarına saygı göstermesi, aile içinde huzur ve uyumun sürdürülmesine katkı sağlar.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif"><span style="font-size:12pt">Ebeveynlerin çocuk haklarına saygı göstermesi, çocukların sağlıklı bir şekilde büyümesine, gelişmesine ve kendilerini ifade etmelerine olanak tanır. Bu da genel olarak aile içi ve toplumsal ilişkilerde daha olumlu bir ortam oluşturabilir. Geleceğimiz olan çocuklarımızı yetiştirirken onların birey olduğunu unutmayalım. En önemlisi çocuklarımıza sevgimizi göstermekten kaçınmayalım. Şımarmaz, sevildiğini bilir ve başka yerlerde sevgi arayan bir yetişkin haline gelmez. Son olarak lütfen çocuk olduklarını unutmayalım! Çocuklar gözlerinizin içine bakar konuşurken daha çok küçüklüklerinden itibaren. Bunun nedeni duygunuzu anlamaya çalışmasıdır. Sizlerden öğrenir hayatta yaşayacağı her olaya nasıl tepki vermesi gerektiğini. Yetişkinler olarak sorumluluğumuz büyük. Kendi haklarımızı korumaya çalışırken çocuklarımızın haklarını es geçmeyelim. Çocuk hakları gününde çocuklarımıza haklarını öğretmeye ne dersiniz? Kim bilir belki sizlerin de gözden kaçırdıkları vardır. Çocuklarımıza ve onların bakımını sağlayan tüm yetişkinlerimize Sevgiyle… Sultan Ateşoğlu - Aile Danışmanı</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><br />
&nbsp;</p>

<p><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 16 Nov 2023 13:18:54 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2024/02/sultan-atesoglu-aile-danismani-1707228986.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>10 Kasım</title>
                <category>Damla Bul - Yönetici</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/10-kasim-5</link>
                <author>damlamette@gmail.com (Damla Bul - Yönetici)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/10-kasim-5</guid>
                <description><![CDATA[10 Kasım]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:.AppleSystemUIFont,serif"><span style="font-size:13pt"><span style="font-family:UICTFontTextStyleBody,serif"><span style="font-size:13pt">Sevgili okurlar ,</span></span><span style="font-family:UICTFontTextStyleBody,serif">&nbsp;</span></span></span></p>

<p><span style="font-family:.AppleSystemUIFont,serif"><span style="font-size:13pt"><span style="font-family:UICTFontTextStyleBody,serif"><span style="font-size:13pt">Kalemi elime aldığımda boğazımda kocaman bir yumru dudağımda bir Selanik türküsü …</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:.AppleSystemUIFont,serif"><span style="font-size:13pt"><span style="font-family:UICTFontTextStyleBody,serif"><span style="font-size:13pt">Bir fırtına tuttu bizi, deryaya kardı</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:.AppleSystemUIFont,serif"><span style="font-size:13pt"><span style="font-family:UICTFontTextStyleBody,serif"><span style="font-size:13pt">O bizim kavuşmalarımız a yarim, mahşere kaldı…</span></span><span style="font-family:UICTFontTextStyleBody,serif">&nbsp;</span></span></span></p>

<p><span style="font-family:.AppleSystemUIFont,serif"><span style="font-size:13pt"><span style="font-family:UICTFontTextStyleBody,serif"><span style="font-size:13pt">Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu yeterlidir.” diyen Mustafa Kemal Atatürk; 10 Kasım 1938, saat 09.05.. “Aleykümesselam” dedi ve deniz mavisi gözlerini hayata gözlerini yumdu.. aramızdan bedenen ayrılmış, o çok sevdiği vatan toprağına kavuşmuştur. Lakin O’nun fikirleri, hayal ve özlemleri, ilke ve devrimleri, idealleri ve düşünceleriyle yaşamakta ve yaşamaya da devam edecektir.</span></span><span style="font-family:UICTFontTextStyleBody,serif">&nbsp;</span></span></span></p>

<p><span style="font-family:.AppleSystemUIFont,serif"><span style="font-size:13pt"><span style="font-family:UICTFontTextStyleBody,serif"><span style="font-size:13pt">Bu daracık zamanda Atatürk'ü anlatmanın imkânı yoktur elbette. Şurası bir gerçektir ki hakkında binlerce kitap yazılan; sayısız araştırmalara, makalelere konu olan Atatürk'ü ve onun muazzam kişiliğini bütün yönleriyle anlatamayız.Ama biliyoruz ki ,</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:.AppleSystemUIFont,serif"><span style="font-size:13pt"><span style="font-family:UICTFontTextStyleBody,serif"><span style="font-size:13pt">Türkiye Bayrağı’nın dalgalandığı her yerde…Cumhuriyet’te, özgürlükte, mertlikte , dürüstlükte, öncülükte, devrimlerde, ilkelerde,eşitlikte, çocukların gülüşlerinde/aydınlık yarınlarda…</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:.AppleSystemUIFont,serif"><span style="font-size:13pt"><span style="font-family:UICTFontTextStyleBody,serif"><span style="font-size:13pt">Okuduğumuz her kitapta , içtiğimiz bazen bir bardak çayda, aldığımız her başarıda , bazen Ayşe Begüm Onbaşı’da , bazen Aziz Sancar’da bazen İlber Hoca’nın bir yazısında, komşu teyzenin ekmekli maaşıyla konu komşuya dağıttığı lokmada, sokakta neşeyle ip atlayan Alya ‘da, yeni doğan gamzeli bebek</span></span><span style="font-family:UICTFontTextStyleBody,serif">&nbsp; </span><span style="font-family:UICTFontTextStyleBody,serif"><span style="font-size:13pt">Doruk’ta, üniversiteyi kazanan Ali’de , Ayşe’de ,köşede limon satan Cafer abide, işini layıkıyla</span></span></span></span><span style="font-family:.AppleSystemUIFont,serif"><span style="font-size:13pt"><span style="font-family:UICTFontTextStyleBody,serif"><span style="font-size:13pt">&nbsp;yapan herkeste…her zaman…</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:.AppleSystemUIFont,serif"><span style="font-size:13pt"><span style="font-family:UICTFontTextStyleBody,serif"><span style="font-size:13pt">Yaşıyorsun Atam devrimlerinle…</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:.AppleSystemUIFont,serif"><span style="font-size:13pt"><span style="font-family:UICTFontTextStyleBody,serif"><span style="font-size:13pt">Bize bıraktığı ışık yolumuzu aydınlatmaya devam etmektedir. Bu ışık sadece yolumuzu değil, içimizi de ısıtıp aydınlatmaktadır.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:.AppleSystemUIFont,serif"><span style="font-size:13pt"><span style="font-family:UICTFontTextStyleBody,serif"><span style="font-size:13pt">Atamızın aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyor ve özlem ve minnetle anıyorum..</span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 15 Nov 2023 20:07:20 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2023/10/damla-bul-1698309936.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Trafik Sigortası: Güvenli Yoldaşınız</title>
                <category>R.Gamze Onay Üntürk - Sigortacı</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/trafik-sigortasi-guvenli-yoldasiniz-4</link>
                <author>axagamze@hotmail.com (R.Gamze Onay Üntürk - Sigortacı)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/trafik-sigortasi-guvenli-yoldasiniz-4</guid>
                <description><![CDATA[Trafik Sigortası: Güvenli Yoldaşınız]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzde trafiğin karmaşıklığı ve yoğunluğu nedeniyle, her an bir kaza riskiyle karşılaşabiliriz. Bu noktada devreye giren ve sürücülerin güvenliğini, aynı zamanda da diğer yol kullanıcılarını korumayı amaçlayan bir sistem var: Trafik Sigortası.</p>

<p><em>Trafik sigortası</em>, araç sahiplerinin sorumluluklarını yerine getirmesi adına yasal olarak zorunlu tutulan bir sigorta türüdür. Peki, neden bu kadar önemli ve zorunlu?</p>

<p>İlk olarak, trafik sigortası, bir kaza durumunda ortaya çıkabilecek maddi hasarları karşılar. Bu, aracın neden olduğu zararın, sigortalı tarafından ödenmesi yerine sigorta şirketi tarafından karşılanmasını sağlar. Bu, mağdur olan diğer sürücü veya yayaların haklarını korur.</p>

<p>Ayrıca, trafik sigortası ölüm, yaralanma, tedavi masrafları ve sakatlık gibi durumları da kapsar. Yani, trafik kazalarının getirdiği acı sonuçlara karşı maddi bir güvence sağlar.</p>

<p>Teminatlarına baktığımızda, genellikle şu alanları içerir:</p>

<ul>
	<li><strong>Maddi Hasarlar:</strong> Kaza sonucu oluşan araç hasarları.</li>
	<li><strong>Ölüm ve Yaralanma:</strong> Kazada hayatını kaybeden veya yaralanan kişilerin ailelerine veya kendilerine tazminat ödenmesi.</li>
	<li><strong>Tedavi Masrafları:</strong> Kaza sonrası tedavi süreçlerine ilişkin masrafların karşılanması.</li>
	<li><strong>Sakatlık:</strong> Kalıcı sakatlık durumunda tazminat ödenmesi.</li>
</ul>

<p>Trafik sigortası, sürücülerin sadece kendi güvenliklerini değil, aynı zamanda diğer insanların haklarını da koruma altına alır. Bu nedenle, araç kullanıcıları için bir güvenlik kalkanıdır ve trafikte daha güvenli bir ortam oluşturmak adına önemli bir rol oynar.</p>

<p>Unutmayalım ki, trafik sigortası sadece yasal bir zorunluluk değil, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluktur. Güvenli sürüşler dilerim.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 15 Nov 2023 20:04:45 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2023/10/rgamze-onay-unturk-1698309481.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>OKB-ÇAĞIMIZIN HASTALIĞI</title>
                <category>Büşra DELİKAN SEZER - Uzm.Klinik Psikolog</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/okb-cagimizin-hastaligi-3</link>
                <author>busra-delikan@hotmail.com (Büşra DELİKAN SEZER - Uzm.Klinik Psikolog)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/okb-cagimizin-hastaligi-3</guid>
                <description><![CDATA[OKB-ÇAĞIMIZIN HASTALIĞI]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">‘’Takıntı Hastalığı’’ olarak bilinen Obsesif Kompulsif Bozukluğu günümüzde oldukça yaygın olan bir bozukluktur. Obsesif Kompulsif Bozukluk temizlik, kuşku, simetri-düzen, bulaşma, sayma, saklama, biriktirme, dini ve cinsel gibi birçok çeşitli türlere sahiptir. Bu bozukluğun sebebi ise birçok farklı faktörlere bağlı olmaktadır. Örnek vermek gerekirse bunlar travmatik durum, stres, çevresel faktörler veya kişilik gelişimi olmaktadır. Günümüzde oldukça rahatsız edici olan ve kişinin günlük işlevselliğini bozduğu yönünde görülmektedir. Bu hastalık yüzeysel olarak yakın çevre ile düzelme sağlamaz ve birçok hatalara sebep verir. Klinik çalışmalarıma baktığımda yaklaşık 3 sene önce pandemi dönemiyle birlikte kişiler hayatlarında temizliğin önemini arttırdığını fakat bunun sonucunda günlük hayatlarını artık olumsuz derecede etkilediğini, sosyal çevrelerinin azaldığını ve yaşam doyumlarının eskisi gibi olmadığını gözlemledim.&nbsp; Bu sebeple profesyonel desteği ısrarla önermekteyim. Psikoterapi sayesinde kişinin hayat kalitesi artmakta ve hayattan daha sağlıklı zevk almaya başlamaktadır. Psikoterapi, özellikler Bilişsel Davranışçı Terapi yaklaşımı genellikle daha çok tedavi açısından tercih edilmekte ve başarılı bir sonuç vermektedir. Herkesin farkındalık kazanacağı sağlıklı günler dilerim.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Uzm.Klinik Psikolog Büşra DELİKAN SEZER</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 15 Nov 2023 20:01:48 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2023/11/busra-delikan-sezer-1700067683.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Cumhuriyetin 100. Yılı</title>
                <category>Damla Bul - Yönetici</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/cumhuriyetin-100-yili-2</link>
                <author>damlamette@gmail.com (Damla Bul - Yönetici)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/cumhuriyetin-100-yili-2</guid>
                <description><![CDATA[Cumhuriyetin 100. Yılı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#1f1f1f"><span style="font-family:Google Sans,Helvetica Neue,sans-serif"><span style="font-size:12pt">Türkiye'de "Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir." kuralını devlet yönetimine yerleştiren ve demokrasiyi taçlandıran cumhuriyetin ilanının üzerinden 100 yıl geçti!</span></span></span></p>

<p><span style="color:#1f1f1f"><span style="font-family:Google Sans,Helvetica Neue,sans-serif"><span style="font-size:12pt">Tarihi her daim şekillendiren bir milletin bireyi olarak bize bu günleri bırakan büyük lider Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına, kurtuluş mücadelesinde yer almış herkese minnet ve şükranlarımızı sunarken onları saygı ile selamlıyorum.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#1f1f1f"><span style="font-family:Google Sans,Helvetica Neue,sans-serif"><span style="font-size:12pt">Cumhuriyet, demokrasiye geçişin ilk adımı olarak ilan edilirken Mustafa Kemal Atatürk, gençlik yıllarından beri bunu hedeflemiş, Kurtuluş Savaşı kazanıldığında da bu hedefini gerçekleştirmiştir.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#1f1f1f"><span style="font-family:Google Sans,Helvetica Neue,sans-serif"><span style="font-size:12pt">Atatürk cumhuriyetin ilanını nutukta şu şekilde anlatır:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#1f1f1f"><span style="font-family:Google Sans,Helvetica Neue,sans-serif"><span style="font-size:12pt">28 Ekim akşamı Çankaya Köşkü'nde yakın arkadaşlarına verdiği akşam yemeğinde, seçim çalışmaları, seçim dedikoduları, seçilenler seçilemeyenler konuşulup dururken...</span></span></span></p>

<p><span style="color:#1f1f1f"><span style="font-family:Google Sans,Helvetica Neue,sans-serif"><span style="font-size:12pt">Atatürk, eline bıçağını alarak hafifçe tabağına vurur ve şu tarihi sözü söyler:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#1f1f1f"><span style="font-family:Google Sans,Helvetica Neue,sans-serif"><span style="font-size:12pt">"Efendiler, yarın cumhuriyeti ilan edeceğiz!"</span></span></span></p>

<p><span style="color:#1f1f1f"><span style="font-family:Google Sans,Helvetica Neue,sans-serif"><span style="font-size:12pt">Ertesi gün mecliste bütün hazırlıklar tamamlanarak anayasaya "Türkiye devletinin hükümet şekli cumhuriyet'tir." maddesi koydurarak cumhuriyet ilan edilmiştir.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#1f1f1f"><span style="font-family:Google Sans,Helvetica Neue,sans-serif"><span style="font-size:12pt">Türk Milleti'nin geleceği olan çocuklarımız, cumhuriyetin bizlere verdiği hürriyet, insan hakları, eğitim hakkı, birey olma hakkı gibi haklarımızı kullanarak, bilimin ışığında güzel ülkemiz Türkiye'mizi en gelişmiş milletlerin içine sokmak için elimizden geleni yapalım.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#1f1f1f"><span style="font-family:Google Sans,Helvetica Neue,sans-serif"><span style="font-size:12pt">Şunu unutmayalım: Biz ki her zaman dünyada çağlar üstü bir lider önderliğinde küllerinden yeniden doğmuş, muhasır medeniyetlerin çok altında imkanlarla gerçekleştirilen pek çok devrimin lideri Atatürk'ün çocuklarıyız.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#1f1f1f"><span style="font-family:Google Sans,Helvetica Neue,sans-serif"><span style="font-size:12pt">Biz ki, verdiğimiz yokluklar içerisindeki kurtuluş mücadelesinde, Asya'dan Afrika'ya kadar dünyaya örnek olmuşuz.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#1f1f1f"><span style="font-family:Google Sans,Helvetica Neue,sans-serif"><span style="font-size:12pt">Sizlere Atatürk'ün bir kez daha güzel sözünü hatırlatmak istiyorum: "Ey yükselen yeni nesil! İstikbal sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk, onu devam ettirecek sizlersiniz."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#1f1f1f"><span style="font-family:Google Sans,Helvetica Neue,sans-serif"><span style="font-size:12pt">Yeni yüzyılda da Atamızın izinde... </span></span></span></p>

<p><span style="color:#1f1f1f"><span style="font-family:Google Sans,Helvetica Neue,sans-serif"><span style="font-size:12pt">Minnetle ve gururla! 100. Yaşın kutlu olsun, CUMHURİYET!</span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="color:#1f1f1f"><span style="font-family:Google Sans,Helvetica Neue,sans-serif"><span style="font-size:12pt">Damla Bul</span></span></span></p>

<p><span style="color:#1f1f1f"><span style="font-family:Google Sans,Helvetica Neue,sans-serif"><span style="font-size:12pt">damlamette@gmail.com&nbsp;</span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 26 Oct 2023 11:52:20 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2023/10/damla-bul-1698309936.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Merhaba Sevgili Okurlar ;</title>
                <category>R.Gamze Onay Üntürk - Sigortacı</category>
                <link>https://www.gazeteas.com.tr/makale/merhaba-sevgili-okurlar-1</link>
                <author>axagamze@hotmail.com (R.Gamze Onay Üntürk - Sigortacı)</author>
                <guid>https://www.gazeteas.com.tr/makale/merhaba-sevgili-okurlar-1</guid>
                <description><![CDATA[Merhaba Sevgili Okurlar ;]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:TR Times New Roman,serif">Up uzun bir aradan sonra tekrar Merhaba. Cumhuriyetin 100.Yılını görebilmek bu coşkuyu yaşayabilmek 100 Yıl Önce verilen mücadeleyi bugün de aynı gururla hissedebilmek ve sizlerle Atatürk’ün Türk Kadınına verdiği tüm hakları kullanmış okumuş, oy kullanabilmiş, hukuken hakkı olanı almış bir Cumhuriyet Kadını olarak bu ilk sayı da buluşuyoruz sizlerle. Ben sizlerle bu köşe de sigortacılık hakkında yazılar paylaşacağım. İstanbul Üniversitesi Sigortacılık mezunuyum. 23 yıldır sektörün içindeyim ve 2012 yılından bu güne Onay Sigorta acentem ile sektöre hizmet vermeye devam ediyorum. Sektör de deneyimlediğim bilgileri sizlerle paylaşmak için heyecanlıyım.</span></p>

<p><span style="font-family:TR Times New Roman,serif">Hepimizin hayatında mutlaka en az bir kere sigorta poliçesi satın aldığını yada çevresinde satın alan tanıdıkları olduğunu ve mutlaka bir çok hikayeye tanıklık ettiklerini biliyorum. Sektör her sektör gibi değişime açık bir sektör olduğu için duyduğunuz yada yaşadığınız olaylar da farklı sonuçlarla karşılaşmış olabileceğinizi düşünüyorum .Bunların sebepleri,nasıl yollar izlenmesi gerektiği, teminatlar, zorunlu poliçeler gibi bir çok konumuz var sohbet edecek. Ama gelin en baştan başlayalım, Sigortacılık nedir ? Ülkemize ne zaman ve nasıl girmiştir.</span></p>

<p><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:TR Times New Roman,serif">Sigorta:</span><span style="color:#202124"><span style="font-family:TR Times New Roman,serif"> </span></span><span style="color:#202124"><span style="font-family:TR Times New Roman,serif">Önceden ödenen prim karşılığında, bir kimsenin,Şirketin ya da bir şeyin herhangi bir yönden ilerde karşılaşabileceği zararı gidermek için, bu işle uğraşan bir kuruluşla yapılan bağlantı sözleşmesidir. </span></span><span style="font-family:TR Times New Roman,serif">Sigortacılık ülkemizde 1870 yılında İstanbul’un Beyoğlu semtinin büyük bir kısmını tahrip eden yangınla başladı. M.Ö. 600 lü yıllara dayanan Sigortacılık tarihinin günümüze kadar ki yolculuğunda çok önemli yollar katedilmiştir. Poliçelerin teminatlarından çeşitliliğine sürekli gelişime açık bir sektör olan Sigorta Sektörü her geçen gün daha da büyüyen ve gelişen bir iş olmaya devam edecektir. Üniversitesi yıllarımda en şanlı olduğumu düşündüğüm konu da branş derslerimizi o dönemin önemli şirketlerinin yetkililerinin vermesiydi. Mezun olan arkadaşlarımdan Eksper olanlar, benim gibi acente açanlar, şirketler de önemli yerlere gelenler, brokerlarda, acenteler de çalışanlar var. Okuduğu bölümün hakkını vermek bu işin en güzel tarafı olsa gerek. Sektörle ve meslekle ilgili her sayıda farklı farklı konulara yer vericem, elimden geldiğince deneyimlerimi, bildiklerimi aktarmaya paylaşmaya çalışacağım sizlerle. Sizler de bilgi almak isterseniz bana mail atabilirsiniz. Tekrar bu köşe de buluşmak beni çok heyecanlandırdı hele de böyle anlamlı bir günde sizlerle buluşmak da gurur benim için. İlk yazımız için şimdilik veda vakti diğer yazılarda ve konularda görüşmek ümidi ile...</span></span></p>

<p><span style="font-family:TR Times New Roman,serif">Sağlıcakla kalın, Hoşça kalın.</span></p>

<p><span style="font-family:TR Times New Roman,serif">R.Gamze ONAY ÜNTÜRK </span></p>

<p><span style="font-family:TR Times New Roman,serif">axagamze@hotmail.com</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 26 Oct 2023 11:45:55 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.gazeteas.com.tr/images/kullanicilar/2023/10/rgamze-onay-unturk-1698309481.webp"/>
            </item>
            </channel>
</rss>
