Kut'ül Amare Zaferi’nin 110. Yılı Kutlandı
ÇORLUÇanakkale Zaferi’nden sonra en büyük zafer olarak adlandırılan Kut'ül Amare Zaferi’nin 110. Yıl dönümünde kutlama töreni düzenlendi.
Çanakkale Zaferi’nden sonra en büyük zafer olarak adlandırılan Kut'ül Amare Zaferi’nin 110. Yıl dönümünde kutlama töreni düzenlendi.
Çorlu Halk Eğitim Merkezi’nde düzenlenen kutlama töreni saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Programa Çorlu İlçe Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Erdoğan, AK Parti Çorlu İlçe Başkanı Ali İhsan Şahpaz, okul müdürleri, STK temsilcileri, öğretmenler, veliler ve öğrenciler katıldı. 29 Nisan 1916 yılında kazanılan Kut’ül Amare Zaferi’nin 110. yıl dönümü nedeniyle Çorlu Mimar Sinan Lisesi’nin hazırladığı gösteriler büyük beğeni topladı.
ÇORLU MİMAR SİNAN LİSESİ’NİN HAZIRLADIĞI GÖSTERİLER BÜYÜK BEĞENİ ALDI
Kut’ül Amare Zaferinin 110. Yıl dönümü sebebiyle Çorlu Mimar Sinan Lisesi öğretmen ve öğrencilerinin hazırladığı program büyük beğeni aldı. Programda “Çöle Yazılan Zafer: Kut’ül Amare” tiyatral gösteri izleyicilerden büyük beğeni topladı. Öğrenciler tarafından hazırlanan gösteride tiyatrodan, müzikal gösterilere kadar birçok unsur yer aldı.
KUT’ÜL AMARE ÇANAKKALE DESTANININ ARDINDAN TARİHİMİZDE KAZANDIĞIMIZ EN BÜYÜK ZAFERLERDEN BİRİDİR
Günün anlam ve önemini belirten konuşmayı Çorlu Mimar Sinan Lisesi Tarih Öğretmeni Aylil Bilican, “Bugün 29 Nisan, bu tarih aynı zamanda geçmişimizde önemli bir tarihin de 110. Yıl dönümü, Kut’ül Amare Zaferi 29 Nisan 1916’da yaşanmış olan ve Osmanlı Devletinin son 200 yıl içerisinde kazanmış olduğu Çanakkale destanının ardından tarihimizde kazandığımız en büyük zaferlerden biridir. Tarih bu olayı yazmak için kelime bulmakta müşkülata uğrayacak diyen Halil Kut Paşa’nın bu sözleri zaferin büyüklüğünü bize anlatmaktadır. Kut’ül Amare sadece bir askeri başarı değil, aynı zamanda inanç, fedakarlık ve vatan sevgisinin İngiliz teknolojine ve ordusuna karşı da zaferidir. Yer Irak’ın güneyinde Dicle Nehri kıyısında bir kasaba Kut, O gün Osmanlı ordusu İngilizlere karşı öyle bir destan yazdı ki İngiliz tarihçileri bile bunu İngiltere için en büyük utanç olarak kaydetmiştir. 1. Dünya Savaşanda mücadele verdiğimiz cephelerden biri olan Irak cephesinde Irak petrollerini ele geçirmeyi amaçlayan İngilizler 6 Kasım 1914 tarihinde Basra Körfezinde Şattül Arap ağzındaki Fav mevkiine asker çıkararak saldırıya geçmişlerdir. Daha sonra bu saldırılarını kuzeye doğru genişletmişlerdir. İngilizler 3 Haziran 1915 tarihinde Kut’ul Amareyi Temmuz Ayı sonlarına doğru da Nasiriye'yi işgal etmişlerdir. Fakat Halil Paşa ve askerleri "Buraya kadar demişler "ve 4 ay 23 gün süren bir kuşatmayı başlatmışlardır” dedi.
KUT’ÜL AMARE, SADECE BİR SAVAŞ ALANI DEĞİL; AYNI ZAMANDA BİR İRADENİN, RUHUN VE BİR DURUŞUN SİMGESİDİR
Konuşmasını sürdüren Aylil Bilican, “Açlık, susuzluk, hastalık tüm bunlara rağmen, 23 Kasım 1915'de ileri harekâta geçen Türk Birlikleri, Halil Kut Paşa önderliğinde, General Towshned komutasındaki İngiliz ordusunu geri püskürterek, Kut'ül Amarede, çember içerisine almayı başarmışlardır. Kut'ül Amareyi, bir kale gibi savunan İngiliz Genarali Towshend, 29 Nisan 1916'da teslim olmak zorunda kalmıştır. Türk Ordumuz, Kut'ül Amare'de İngilizlerden; başta, Tümen Komutanı, General Towshend olmak üzere, 5 general, 481 subay ve 13 bin 300'den fazla İngiliz askerini esir almışlardır. Irak Ordusu Komutanı Halil Paşa; Kut'ül Amare zaferi sonrasında, 6. Orduya yayımladığı mesajında şunları ifade etmiştir. "Arslanlar! Bütün Osmanlılara şeref ve şan, İngilizlere kara meydan olan şu kızgın toprağın güneşli semasında, şehitlerimizin ruhları sevinçle gülerek uçarken, ben de hepinizin pak alınlarından öperek, cümlenizi tebrik ediyorum. Ordum, gerek Kut karşısında ve gerekse Kut'u kurtarmaya gelen ordular karşısında, 350 subay ve 10 bin erini şehit vermiştir. Fakat; buna karşılık bu gün Kut'ta 5 general, 481 subay ve 13 bin 300 er teslim alıyorum. Bu teslim aldığımız orduyu kurtarmaya gelen İngiliz kuvvetleri de, 30 bin zayiat vererek geri dönmüşlerdir. Şu iki farka bakılınca; cihanı hayretlere düşürecek kadar, büyük bir fark görülür. Tarih bu olayı yazmak için kelime bulmakta müşkülata uğrayacaktır. İşte; Osmanlı sebatının, İngiliz inadını kırdığı Birinci zaferi Çanakkale'de, ikinci zaferi burada görüyoruz. Kut’ül Amare zaferini müteakiben, diğer bir direnişin önemli bir basamağını da, Hicaz- Yemen cephesinde Medine müdafaası ile destanlaşan Fahrettin Türkkan Paşanın liderliğinde, İngiliz destekli Arap isyancılara karşı yürütülen mücadele olmuştur. Fahrettin Paşa, tüm imkânsızlıklara rağmen Medine'yi 2 yıl 7 ay boyunca savunarak, büyük bir askeri başarıya imza atmıştır. Kutsal topraklarımız olan, Mekke ve Medine'yi, tüm zorlulara rağmen savunmuş, teslim emri gelmesine rağmen kutsal topraklara sadakatle direnmiştir. Kutsal emanetlerimizin yağmalanmasını önlemek amacıyla, bu emanetlerimizi 2.000 bin asker korumasında, İstanbul'a göndermiştir. Ruhları şad olsun. Bu toprakları bize vatan kılan; Çanakkale'de, Kut'ta ve nice cephelerde, canını feda eden aziz şehitlerimizi, Süleyman Askeri Beyi, Nurettin Paşayı ve Halil Kut Paşa'yı minnet ve rahmetle anıyoruz. Ve diyoruz ki ; İnanç varsa, birlik varsa, vatan sevgisi varsa, imkansız diye bir şey yoktur. Kut’ül Amare, sadece bir savaş alanı değil; aynı zamanda bir iradenin, ruhun ve bir duruşun simgesidir” dedi.
İlginizi Çekebilir